Custom Search
| | Üretsiz Blog oluştur

HASAN SANCAK NOTER ONAYLI RÜYA

Samsun, AKP Yönetimini ve Yılmaz Gibi Belediye Başkanını Hak Etmiyor!..

Samsun, AKP Yönetimini ve Yılmaz Gibi Belediye Başkanını Hak Etmiyor!..



DETAYLI HABER VE RESİM  ALAÇAM HABER MERKEZİ’NDEDİR.
www.alacamhabermerkezi.blogcu.com/


‘Sayın Başbakan! Başkan Yılmaz’ın, Samsunlulara Yaptığı Eziyetleri Engelle.’


03.10.2009 Cumartesi günü, yukarıdaki başlıkla Başbakana seslendiğim bir haberimi ajans, gazete, televizyon ve bütün medyaya gönderdim. Ne yazık ki hiçbir basın tarafından haber değeri olarak görülmedi. Neler yazmışsam hepsi de gerçekleşti. Olaydan üç gün önce bir gazeteci bazı olayların meydana geleceğinin biliyorsa, Samsun’u idare eden yetkililer, bundan bihaberse, o masalarında oturmamaları gerekir. Bir hiç uğruna polis, şoförler ve vatandaşlar karşı karşıya getirilmiştir. Bunun sorumlusu AKP Samsun İl Yönetimi ve Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Ziya Yılmaz’dır. Aşağıdaki 03.10.2009’da yazdığım yan başlıkların önemlilerini tekrar bu bölüme aldım. Okuyunuz, Ne yazdığıma bakınız.




‘5 EKİM 2009 PAZARTESİ GÜNÜ SAMSUN GİRİŞİ ÜÇ KOLDAN FELÇ OLABİLİR!..

BÜTÜN SAMSUN HALKI,
ZORLA OTOGARA GİTMEYE ZORLANMAKTADIR!..

5 EKİM SAMSUN İÇİN BİR KÂBUSTUR!..

SAMSUN MİLLETVEKİLLERİ NE YAPIYOR?!..’






AKS TV SAMSUN’UN GURURU!..

5 EKİM 2009 PAZARTESİ GÜNÜ
Sabahtan akşama kadar AKS TV’yi seyrettim. Bütün televizyonları teker teker dolaştım. Onlardan bu haber konusunda tek bir satır bile yoktu. Hepsi de akşamleyin uykularından uyandılar. Burası Diyarbakır olsaydı, televizyonların hepsi yediden yetmişe canlı yayına geçip, bizlere bölücü sözleri dinletirlerdi. Bu da basının içine düştüğü kötü durumu göstermektedir.




5 EKİM 2009 PAZARTESİ GÜNÜ
Samsun gerçekten felç oldu. Hastalar helikopterlerle hastanelere yetiştirildi. Ölüm olayı yoktur. Bu çok sevindiricidir. Belediye Evlerinde beş vatandaş kalp krizi geçirdi. AKS TV GENEL YÖNETMENİ ŞAKİR GÜREL, DENGE GAZETESİ GENEL YAYIN YÖNETMENİ ADNAN BAHADIR ile özel bir röportaj yaptı. ADNAN BAHADIR’ ın anlattıklarından önemli kısımları bu bölüme alıyorum. ‘Samsun Büyükşehir Belediyesi Ulaştırma Koordinasyon Merkezi (UKOME), önceden Valinin başkanlığında toplanıyordu. Sonradan Samsun Büyükşehir Belediye Başkanlığına dönüşmüştür. Burada Başkan Yusuf Ziya Yılmaz, ne derse o gerçekleşir. Yaşanan sorunların kaynağında, kentin iyi yönetilememesi vardır. Ekonomik durumu iyi olmayan vatandaşa şimdi sunulan çözüm, çözüm olmaktan öte eziyettir, zulümdür. Olayın ardında ticari getirim vardır.
Terminal satın alınırken bütün ilçelerin dolmuş ve minibüslerinin varış ve kalkış noktasının burası olacağı taahhüdünde bulunuldu. UKOME bu yönde karar aldı. Buna karşın bu karar terminal açıldığından bu yana uygulanamamaktadır. Metro bir ve iki liraya Bafra ve Çarşamba’ya yolcu taşıyacaktı. Gazetelere çarşaf çarşaf ilan verildi. Bunun üzerine Yılmaz, ben 29 Mart seçimlerine gireceğim. Beni o zamana kadar idare et. Seçimden sonra kararı muhakkak uygulayacağım’ demiştir.


Benimde 3 Ekim tarihinde yazdığım bölümde ADNAN BAHADIR, Necmi Hatipoğlu ile aynı sözleri konuşmaktadır.


İşte o bölümde söylenenler:’Koordinatör Yardımcısı da olan Büyük İstanbul Otobüs İşletmeleri AŞ(BİOİAŞ) Yönetim Kurulu Üyesi Necmi Hatipoğlu,
bakın ne demektedir.
BİZE VERİLEN TAAHHÜT
‘Terminali, Büyükşehir Belediyesi´ne 27 milyon YTL ödeyerek satın aldıklarını hatırlatan Necmi Hatipoğlu, "Üstelik, halen görevde bulunan sayın Yusuf Ziya Yılmaz´ın adını da terminale verdik. Satın alınırken bize, bütün ilçelerin dolmuş ve minibüslerinin varış ve kalkış noktasının burası olacağı taahhüdünde bulunuldu. UKOME bu yönde karar aldı. Buna karşın bu karar terminal açıldığından bu yana uygulanmıyor’ dedi.’




SAMSUN KÂBUS YAŞIYOR!..

SAYGIDEĞER SAMSUNLULAR,
Eylemden sonra Samsun’da olanları kısaca bilginize sunuyorum. Bu olaylardan sonra Valinin başkanlığında çeşitli toplantılar yapılmıştır. Samsun Büyükşehir Belediyesi, ilçelerden gelen dolmuşların şehir içine alınmaması kararında geri adım atmamıştır. Metroya verdiği sözü yerine getirmiştir. Belediye başkanı halkı aldatmıştır. Oy aldığı insanları hiçe saymıştır. Dolmuşçular ve vatandaşlar Büyükşehir Belediyesi önünde toplanarak kararı protesto etmişlerdir. Alınan karara tepki göstererek, Belediye Başkanı Yusuf Ziya Yılmaz'ın aleyhine tezahüratta bulunarak istifasını istemişlerdir. Herhangi bir olay çıkarmadan dağılmışlardır. Samsun Esnaf Odaları Birliği (ESOB) Başkanı Metin Genççakır, "Bir adım bile geri atılmadı. Akşam verilen sözler maalesef yerine getirilmedi. Ketum davranıldı. İlçelerden gelen dolmuşların şehre girişi yasaklandı. Çeşitli alternatifler gösterildi ama esnafın ve halkın istediği oldu diyemeyiz. Güzergâhlar çizildi, bu güzergâhlar hep şehrin dışında. Batıdan gelen Atakum'u geçemeyecek, doğudan gelen Belediyeevleri' ni geçemeyecek demiştir.




AK Parti İl Başkanı Adem Güney halkın yanında olmadığını göstermiştir. Yılmaz’a destek vermiştir. Mangalda kül bırakmayan AKP milletvekilleri ortalarda yoktur. Seçim zamanı yine o hor gördüğünüz insanların yanına gidip oy isteyeceksiniz. O zaman ne diyeceğinizi merak ediyorum. Nerede diğer siyasi parti başkanları? Odalar, sendikalar nerededir? Binlerin sesini duymayanlar naçar kalacaktır?İşin ilginç tarafı daha önce şoför esnafının yanında olduğu söylenen AKP İl Başkanı Adem Güney için iddialar ortalarda dolaşmaktadır.
Özel Hastanesi için Yılmaz’a ihtiyacı olduğu iddiası vardır. Yılmaz’la birlikte basın toplantısına katılmıştır.‘Bu uygulamada taşımacı arkadaşlarımızın   hayatına herhangi bir zorluk veren bir durum söz konusu değildir diyen Yılmaz doğru söylememektedir. Söylediği sözlere kendisi inanıyorsa, şoförlerin yolcu indirdiği yerde bunları söylesin. Buna asla cesaret edemez. Samsun esnafı siftah yapmamaktadır. Gücü tükenenler yavaş yavaş işyerlerini kapatmaktadırlar. Samsun milletvekilleri ortalarda yoktur. Hepsi toz duman olmuşlardır. Bakalım seçim zamanı olduğu zaman bu insanlara ne diyeceksiniz?
Bu konularda yüzlerce sayfa yazı yazılabilir. AKP yapılacak milletvekilliği ve belediye başkanlığı seçimlerinde Samsun’da büyük hezimete uğrayacaktır. Garip gurabanın temsilcisiyiz diyenler, onları mahvetmiştir. Atalarımızın şu sözüyle yazıma son veriyorum.’Rüzgâr eken fırtına biçer.’


BURADAN AŞAĞISI ÖNCEKİ HABERLE İLGİLİDİR…

Şair Hasan Sancak Samsun Büyükşehir  Belediye Başkanı Yusuf Ziya Yılmaz’ı Başbakana Şikayet Etti!..

Sayın Başbakan! Başkan Yılmaz’ın, Samsunlulara Yaptığı Eziyetleri Engelle.

KONU İLE İLGİLİ YAZI VE RESİM ALAÇAM HABER MERKEZİ’NDEDİR.
www.alacamhabermerkezi.blogcu.com/

GOOGLE’YE KOYARAK HABER VE RESİME ULAŞABİLİRSİNİZ.

GOOGLE’YE AŞAĞIDAKİ YAZIYI KOYARAK HAYAT HİKÂYEMİ ÖĞRENEBİLİRSİNİZ.

Alaçamlı=Köprübaşılı Halk Şairi Reklâm Yazarı Eğitimci Gazeteci Hasan Sancak Kimdir?

FACEBOOK’A HASAN SANCAK YAZARAK ARKADAŞ OLARAK EKLEYEBİLİRSİNİZ.



Şair Hasan Sancak Samsun Büyükşehir  Belediye Başkanı Yusuf Ziya Yılmaz’ı Başbakana Şikayet Etti!..

SAYIN BAŞBAKAN! BAŞKAN YILMAZ’IN, SAMSUNLULARA YAPTIĞI EZİYETLERİ ENGELLE.


SAMSUNLUYUM DİYORSANIZ, LÜTFEN OKUYUNUZ!..


5 EKİM 2009 PAZARTESİ GÜNÜ SAMSUN GİRİŞİ ÜÇ KOLDAN FELÇ OLABİLİR!..


Alaçamlı Halk Şairi, Reklam Yazarı, Eğitimci, Gazeteci Hasan Sancak; Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Ziya Yılmaz’ın bütün il ve ilçedeki vatandaşlara yaşattığı zulmü ve halka uyguladıklarını Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’a şikâyet ederek,
Samsun ve Samsunlulara sahip çıkmasını istedi.

Konu ile ilgili görüşlerini dile getiren Sancak:’Şimdiye kadar böyle bir haberin yazılmadı. İlk defa çok farklı ve değişik bir haberimi kamuoyunun bilgisine sunuyorum. Çünkü bu haber içinde çeşitli yazı ve haberler bulunmaktadır. Samsun’da 5 Ekim Pazartesi gününden itibaren çok kötü şeyler olabilir. Aldığım duyumlara göre Samsun’a yolcu taşıyan araçlara ceza kesildiği ve önceki yerlere gidişleri engellendiği zaman, ,araçlar bulundukları yerde bırakılacaktır. Bu da işi olan binlerce vatandaşımızın mağdur edilmesi demektir. Haberimi okuyan en yetkili kişilerin buna derhal çözüm bulması gerekir. Pazartesi sabahı olduğu zaman bu iş halledilmiş olması gerekir. Kötü durumların olmasını hiçbir Samsunlu istemez. Vatandaşlara yapılanlara insanım diyen tepkisini göstermesi gerekir. Çünkü burada Samsun söz konusudur. İlimizde şu anda büyük bir yangın çıkmıştır. Kimse bu yangını söndürememektedir. Bu yangını Başbakan’dan başkası söndüremez. Yangını çıkartan bellidir. Vatandaşlar galeyana gelmiştir. Halkın oyu ile belediye başkanlığı görevine gelenler, en büyük acıyı vatandaşlara yaşatmaktadırlar. Samsun adeta bir şatoya döndürülmek istenmektedir. İl ve ilçelerdeki vatandaşların seyahat etmeleri engellenmekte, hürriyetleri yok edilmektedir. Kapalı kapılar ardında yapılan pazarlıklar dolayısıyla Samsun kan kaybetmektedir. Böyle bir uygulama dünyanın hiçbir yerinde görülmemiştir. Kendi halkına acı çektiren bir yönetim olur mu? Bunu Samsun milletvekilleri, parti başkanları, oda ve sendikalar görmüyorlar mı?
Samsun bu kadar sahipsiz mi? Geçim sıkıntısı ile çile çeken bütün Samsunlulara öl ve yok ol denmektedir.
Merkezde oturanlar ilçe ve beldelere gidecekleri zaman 12 KM uzaklıktaki terminalden araçlara bineceklerdir. İlçelerden gelenlere gelme denmektedir. Samsun’a gelmek isteyenler gelmesinler mi? Böyle bir anlayış olur mu? İle gelmek isteyenler 2-3 araçla Samsun’a geleceklerdir. Bu hareketi 29 Mart seçimlerinden önce yapsaydınız? Ne yazık ki halkın ümitlerini çok çabuk
söndürdünüz. Şimdi tekrar seçim yapmak isterseniz, bir deneyin bakalım! Ne kadar oy alacaksınız? Samsun’a insanlar ne için gelirler? En kısa tabiriyle bir işi olduğu için gelir. Yolcu taşıyan araçlar günlük olarak 5-10 bin insan taşımaktadırlar. Bunların Samsun ekonomisine ne kazandırdığını biliyor musunuz?


’YUSUF ZİYA YILMAZ-GENEL SEKRETERİ KENAN ŞARA YI MEZARDA DA AFFETMEM!..’


Asıl yazıma başlamadan önce sanalda onlarca forum sayfasına koyduğum iki tane yazımdan sizlere bahsetmek istiyorum. Birinci konu şudur. Samsun Fuar içinde, şu andaki Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu’ ya derdimi anlatacağım sırada, Samsun AKP Belediye Başkanı Yusuf Ziya Yılmaz; Bakan, milletvekilleri, yetkililer ve basının huzurunda, Hocam ben senin derdini biliyorum. Yarın gel seni iki saat dinleyeceğim demiştir. Söz verip,  Alaçamlı Samsun Büyükşehir Belediye Genel Sekreteri Kenan Şara’ya hakaret ettirerek, onun makamından beni kovdurtmuştur. Bakan Nimet Çubukçu’ nun huzurunda söz veren Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Ziya Yılmaz yalan konuşmuştur. Sözünde durmamıştır. Buna Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu, Samsun Milletvekilleri, ulusal ve yerel basınımız da şahittir. Elimde konu ile ilgili olarak onlarca gazete haberi bulunmaktadır.
Büyükşehir belediye Başkanı olan bir kişi böyle olmamalıdır. Bunun öbür dünyası vardır. Nimet Çubukçu’ nun yanında nasıl söz verdiyse, O’nun yanında tekrar özür dileyecektir. İkisi de benden önce vefat ederseler, bütün basına hakkımı helal etmiyorum diye haber göndereceğim. Bu olayın peşini bırakmam mümkün değildir. Hem bu dünyada, hem öbür dünyada hakkımı sonuna kadar arayacağım. Google’ye
’Yusuf Ziya Yılmaz-Genel Sekreteri Kenan Şara yı Mezarda da Affetmem!..’ Yazarsanız, onlarca bu konu ile ilgili forum sayfasına ulaşabilirsiniz.




ALAÇAM BELEDİYESİ HALK OTOBÜSLERİ SAMSUN TIP FAKÜLTESİ’NE NİÇİN ÇIKAMIYOR?

İkinci konu ise bu haberimle ilgilidir.
İldeki en yetkili kişilerin aldığı bir kararla Alaçam Belediyesi Halk Otobüslerinin Samsun Tıp Fakültesi’ne çıkmama olayıdır. Bu olayı haber haline getirerek, on iki dörtlükle protesto ettim. Anlattığım bu iki olay, beni Samsun olaylarına daha çok dikkat etmemi sağladı. Halkın sıkıntı çektiği her olaya tepkimi sanalda koyacağım. ‘Alaçam Belediyesi Halk  Otobüsleri Samsun Tıp Fakültesine Niçin Çıkamıyor?!..’Diye Google’ye yazarsanız,bu haberimi ve yazdığım şiirimi de okursunuz.







Kıymetli Hemşerilerim,

BÜTÜN SAMSUN HALKI,
ZORLA OTOGARA GİTMEYE ZORLANMAKTADIR!..




Burada Samsun’da dönen dolaplar hakkında sizlere bilgi vermek istiyorum.
Sizlerden kapı kapı dolaşarak ve yalvararak oy isteyen kişiler tarafından aldatıldınız, kandırıldınız, yanıltıldınız.
Bunların dedikleri gerçekleşirse, 5 Ekim 2009’dan sonra Bafra, Çarşamba, Havza, Vezirköprü, Alaçam… Buralara gittiğiniz zaman şehir içindeki minibüs ve taksilere binerek 11-12 Km uzaklıktaki Yusuf Ziya Yılmaz Otobüs Terminali’ne gideceksiniz. İstediğiniz yere terminalden ulaşacaksınız. Bu gidiş dönüş 24 Km eder. Bunu da oy vererek
başa getirdiğiniz en yetkili kişiler yapmaktadırlar. Bunlara en büyük tepkiniz yakında yapılacak olan milletvekili seçimleri olmalıdır. Size, hayatı zehir edenlere, siz de sandıkta cevap veriniz. Bu dünyanın güçlüler dünyası olmadığını onlara gösteriniz. Sizin ve çoluk çocuğunuzun cebinize göz dikenleri affetmeyiniz.

BAFRALILAR,
VEZİRKÖPRÜLÜLER,
HAVZALILAR,
ÇARŞAMBALILAR, ALAÇAMLILAR…

YÜRÜYEREK GİTTİĞİNİZ YERELERE, PARA VEREREK, 12 KM UZAKLIĞA,2–3 ARAÇ DEĞİŞTİREREK GİDECEKSİNİZ. BUNUN FARKINDA MISINIZ?

Sizi biraz gerilere getirip bazı şeyleri hatırlatmak istiyorum. Önceden BAFRA, ÇARŞAMBA,HAVZA, ALAÇAM… Bu yerlere nasıl gittiğinizi bir hatırlayınız. Evden hazırlanarak çıkıyordunuz.
Sadece yürüyordunuz. Büyük Caminin yanından yoldan geçen Çarşamba arabalarına biniyordunuz. Çarşamba’dan dönüşte
araçlar sizi bir uçtan bir uca kadar taşıyorlardı. Şimdi ne olacağını biliyor musunuz? Çarşamba yönünden yolcu taşıyan araçlar Belediye Evlerinde yolcularını boşaltacaklardır. Terminale kadar sadece şoför araçla hareket edecektir. Belediye Evlerinde inen vatandaşlar 2-3 araçla gidecekleri yere gideceklerdir. Bu iş inanın sizi aşar. Bunun altından kalkamazsınız. Havza, Vezirköprü yönünden gelen araçlar Terminalde yolcularını indireceklerdir. Buradan da en az üç araç değiştirerek gidecekleri yere gideceklerdir. Bunu Müslüman’ı bırakınız. İmansız olan biri insanlara yapmaz. Bafra ve Alaçam diğer yerlere gitmek istediğiniz zaman yine yolun karşısına geçip, istediğiniz yere varıyordunuz. Bafra ve Alaçam’dan dönüşte ise araçlar sizi Cumhuriyet Meydanı’nda bırakıyordu. Şimdi hepsi hayal oldu. Sizlere oy verenleri düşünüyorum. İnsanın kendisine yaptığını başkası yapamazmış.

5 EKİM SAMSUN İÇİN BİR KÂBUSTUR!..


‘Yusuf Ziya Yılmaz Otobüs Terminali’ İsminden de anlaşılacağı gibi şehirlerarası bir otobüs terminalidir. Büyük otobüslerin yolcu taşıdığı bir yerdir. Minibüs, taksi, kamyon, tır, traktör, taksi… Bu araçların bulunduğu yer değildir. O zaman ismini saydığım ya da saymadığım diğer araçları buradan kaldırsanız ne olur? Kaldıramazsınız. Her şey birbirine karışır. Böyle yapacaksınız diye bir mecburiyet yoktur. Birileri para kazanacak, bazıları vatandaşları inim inim inletecek! Buna kimsenin hakkı yoktur. Rey verecekler, bunların hesabını sizlerden muhakkak soracaktır. Bugün olmazsa bile, yarın o insanların yanına yine oy istemeye gideceksiniz. Gerçek bir belediyecilik yapacak olanlar insanlarını üzüntüye sokmaz. Bulunduğu yerlere insanları çekerek, siftah yapmayan esnafların can çekişmesini önler. Gidilen bu yol, yol değildir. İnsanların gittikleri yere gidiş dönüş 24 Km daha eklemesi ne demektir? Bunun farkında mısınız? Sizlerin özel araçları olabilir. Aileler, ekmekleri çöpten toplamaktadırlar. Yaptığınız uygulamalarla oy aldıklarınıza Çin İşkencesi uyguladığınızı görmüyor musunuz? Halka, bu kadar eziyet vermeye değer mi?



DEĞERLİ SAMSUNLULAR!..

LÜTFEN SESSİZ KALMAYINIZ. SAMSUN YALNIZLAŞTIRILMAKTADIR.



Önceleri,  istediğiniz yerlere özgürce yolculuk yaptığınızı ve 5 Ekim’den sonra olacakları sizlere anlattım.
Bu yolculuklar hem merkezde oturan vatandaşlarımızın, hem de ilçe, belde ve köylerde oturanların zararına olacaktır. Hem vakitleri, hem de fazladan paraları gidecektir. Birileri, birilerinin değirmenine su taşımaktadır. Olanlar da çile çeken insanlarımıza olmaktadır.


SAMSUN MİLLETVEKİLLERİ NE YAPIYOR?!..

Şimdi Samsun’un milletvekillerine bir çağrıda bulunmak istiyorum. Yine milletvekilliği seçimi yaklaştı. Tekrar siz aday olacaksınız. Oy verecek olanlar bunun hesabını sizden muhakkak soracaktır. Bir yönetim düşünün. Oy aldığı insanları geliş gidiş 24 Km daha yolculuk yaptırarak, 5-6 lira daha fazla para verdirtsin. Sıkıntıya soksun. Milletvekilleri bu yazılanlara dikkat etmek zorundadır. Bu trajediyi derhal sona erdirmelidirler. Burası bir demir perde ülkesi değildir. İnsanlar istediği yere hür bir şekilde gitmelidirler. Gidiyorlar mı? Hayır gidemiyorlar! Niçin gidemiyorlar? Samsun’u yönetenler, merkezdeki insanlarla birlikte aynı acıyı, il dışındakilere de yaşatıyorlar. Samsun Bağ- Kur yanından kalkan minibüsler Azerbaycan’ı işgal eden Ermenilerin Azeri vatandaşlara yaşattığı eziyet gibidir. Kaçkınlara benziyorlar. Bütün yağan yağmurlar üzerlerinden geçti.
Sandalye atıp oturacakları bir yerleri bile yoktur.Yetkililer bunu biliyorlar mı? Biliyorlar da, bilmezlikten mi geliyorlar? Çünkü kapalı kapılar ardında bazılarına söz verilmiştir. Vatandaşlarımız, yapılanları yakından bilmektedir.Al gülümler ya da ver gülümler artık sona ermelidir.Samsun’u yönetenler,halkın feryadına dikkat etmeleri gerekir.Etmedikleri ortadadır.İstenseydi bu terminal Samsun’un tam orta yerine yapılırdı.Vatandaşların diğer yerlere gideceği duraklar belli edilirdi.Binlerce kişi Samsun’dan uzaklaştırılmazdı. Esnafların can çekişmesinin önüne geçilirdi. Daha önce nasıl olayların ateşlendiğini görmemezlikten gelemezsiniz. Belediyecilik halkı canından bezdirmek değildir.


AŞAĞIDA
HABER GAZETESİ’NİN
İKİ TANE,
ARENA GAZETESİ’NİN
BİR TANE KONU İLE İLGİLİ OLARAK HABERLERİNİ BİLGİNİZE SUNUYORUM. LÜTFEN DİKKATLİCE OKUYUNUZ.

TARAFLAR ANLAŞTI. SORUN ÇÖZÜLDÜ.
www.habergazetesi.com.tr/

29.09.2009


MİNİBÜSLER OTOGARA
Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Ziya Yılmaz Başkanlığı´nda toplanan UKOME, ilçelerden gelen toplu taşıma araçlarına 5 Ekim tarihinden itibaren yeni otogara giriş yapma mecburiyeti getirdi
Ulaşım Koordinasyon Merkezi(UKOME), Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Ziya Yılmaz Başkanlığı´nda yaptığı toplantıda, ilçelerden gelen toplu taşıma araçlarının 5 Ekim tarihinden itibaren Yusuf Ziya Yılmaz Şehirlerarası Otobüs Terminali´ne giriş yapmaları mecburiyeti yönünde karar aldı. Büyükşehir Belediyesi´nde yapılan toplantıda 13 madde görüşülerek karara bağlandı. UKOME üyeleri toplantıda özellikle ilçelerden gelen toplu taşıma araçlarının, şehir içinde izleyeceği güzergâhlar ve toplanma yerlerini görüştü. Toplantıda, Ordu istikametindeki ilçelerden gelen toplu taşıma araçları, şehir içine girmeden çevre yolu üzerinden, Sinop istikametindeki araçlar Ankara yolu üzerinden ve Ankara yönünden gelen araçlar ise şehir içine girmeden Yusuf Ziya Yılmaz Şehirlerarası Otobüs Terminali´ne giriş yapacaklar.
UKOME´nin aldığı karar 5 Ekim tarihi itibariyle uygulanmaya konulacak.

Başkan Yılmaz ile görüştüler

Öte yandan Samsun ve ilçelerine bağlı köylerin muhtarları, muhtarlar derneği başkanları, ilçe minibüs dernek başkanları konuyla ilgili bilgi almak için Büyükşehir Belediyesi´ne geldi. Muhtarlar,  Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Ziya Yılmaz´la görüşerek sıkıntılarını dile getirdi. Basına kapalı toplantı sonunda açıklamada bulunan Kavak Atayurt Köyü Muhtarı ve Kavak Şoförler Odası Başkan Yardımcısı Şerif Ayranca, "Başkanımızın açıklamaları bizi tatmin etti. Ama yine de alınan kararla ilgili endişelerimiz var. Görüşmeler devam edecek. İnşallah sıkıntılarımız giderilir" dedi.

BİOİAŞ İŞTİRAKI

Yusuf Ziya Yılmaz Otobüs Terminali´nin işletmesini, yapılan ihalede KDV´siyle birlikte yaklaşık 28 milyon liraya en iyi teklifi veren Büyük İstanbul İşletmeleri A.Ş.(BİOİAŞ) almıştı. Terminal, 24 Temmuz 2006 tarihinde BİOİAŞ´ın iştirakine katılmıştı.





MİNİBÜSÇÜLER DİRENİYOR!..

www.habergazetesi.com.tr/
01.10.2009




Samsun´a bağlı 13 ilçenin minibüs dernek başkanları yaptıkları ortak açıklamada, UKOME´nin ilçe minibüslerinin yeni otogarda toplanmaları yönünde aldıkları kararı kabul etmeyeceklerini belirttiler. Samsun´da faaliyet gösteren 13 ilçenin minibüs dernek başkanları, Ulaşım Koordinasyon Merkezi (UKOME)´nin  ilçelerden gelen toplu taşıma araçlarının 5 Ekim´den itibaren şehir içine girmeden Yusuf Ziya Yılmaz Şehirlerarası Otobüs Terminali´ne girmeleri yönünde aldığı karara tepki gösterdi.

Kararı kabul etmiyoruz
Samsun´a bağlı 13 ilçenin minibüsçülerin Dernek Başkanları yaptıkları ortak açıklamada, UKOME´nin kararını kabul etmeyeceklerini belirttiler. Bafra Minibüsçüler Dernek Başkanı Savaş Özcan, bu konuda Valiliğe dilekçe verdiklerini de hatırlatarak, "Vali yardımcımız, dilekçeyi Büyükşehir Belediye Başkanlığı´na ileteceğini ifade etti. Daha sonra ise Büyükşehir Belediye Başkanımızla görüşüldü. Muhtarlarımız, Büyükşehir Belediye Başkanımızdan kararın durdurulmasını istedi. Başkanımız Yusuf Ziya Yılmaz da, "Biz bu kararı aldık. İsterlerse giderler, isterlerse gitmezler. Ben, onlara otogardan fazla para aldırtmayacağım. Bu konuda sizlere yardımcı olacağım" demiştir" dedi.

Toplantı yapılacak
Muhtarların ise, konu hakkında ilçe belediye başkanları, siyasi partilerin başkanları ve kooperatif ve dernek başkanlarıyla görüşülmeden uygulama yapılmamasını talep ettiklerini dile getiren Savaş Özcan, "Bunun üzerine Yusuf Ziya Yılmaz ise uygulamanın başlayacağı tarihe kadar toplantı yapılmasını kabul etmiştir" dedi.

Halkımız adına karşıyız
Çarşamba Minibüsçüler Dernek Başkanı Nevzat Şahin ise, otogara gitme niyetinde olmadıklarını söyledi. Her zaman halkın yanında olduklarını, bundan sonra da yanında olacaklarını ifade eden Şahin, "Bu karara, halkımız adına karşıyız. Samsun´un evlatları olarak bu kararı uygulatmaya hiçbir kimsenin gücü yetmeyecek. Böyle bir anlaşma olmayacaktır. Böylesi önemli bir konuda her kesimin de desteğini bekliyoruz" diye konuştu.



"OTOGARA GİTMİYORUZ"
www.gazetearena.com
01.10.2009  16:14


Samsun İlçe Minibüs Dernek Başkanları, Ulaşım Koordinasyon Merkezi (UKOME)'nin aldığı karara karşı çıkarak "Biz anlaşmadık. Onlar bu yönde karar aldı. Otogara gitmiyoruz" dediler.

"Basın Taraflı Davranmıştır"
Ulaşım Koordinasyon Merkezi (UKOME)'nin geçtiğimiz gün Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Ziya Yılmaz Başkanlığı´nda yaptığı toplantıda, ilçelerden gelen toplu taşıma araçlarının 5 Ekim tarihinden itibaren Yusuf Ziya Yılmaz Şehirlerarası Otobüs Terminali´ne giriş yapmaları mecburiyeti yönünde karar aldı. 13 maddenin karara bağlandığı toplantıda UKOME üyeleri özellikle ilçelerden gelen toplu taşıma araçlarının, şehir içinde izleyeceği güzergahlar ve toplanma yerlerini görüştü. Sinop istikametindeki ilçelerden gelen araçların Ankara yolu üzerinden ve Ordu istikametindeki ilçelerden gelen toplu taşıma araçlarının çevre yolu üzerinden, şehir içine girmeden Yusuf Ziya Yılmaz Şehirlerarası Otobüs Terminali´ne giriş yapacakları konusunda karar alındı. Bu kararı hiçbir şekilde benimsemediklerini ve hiçbir konuda anlaşmadıklarını belirten İlçe Minibüs Dernek Başkanları "UKOME' de görüşülen kararlar bunlardır. Biz hiçbir konuda anlaşmaya varmadık. Bazı yerel gazetelerin Anlaşıldı şeklinde başlık atmasını yöneticiler olarak kınıyoruz. Basın her zaman halktan yana olması gerekirken bu konuda taraflı davranmıştır. İlçe Minibüs Dernek Başkanları olarak yasal hakkımızı hukuki yollardan arayacağız" şeklinde konuştular.

"Vatandaş Mağdur Olacak"

Bafra Minibüsçüler Derneği Başkan'ı Savaş Özcan "Bizler otogara gitmek niyetinde asla değiliz. Biz her zaman halkımızın yanında olduk, bundan sonrada olacağız. Böyle bir karara halkımızın mağduriyeti sebebiyle karşıyız" dedi. Günde ortalama 10.000 kişinin ilçelerden Samsun'a geldiklerini dile getiren Özcan "Burada 10.000 insanın mağduriyeti var. Biz Samsun'un evlatlarıyız ve bu kararı hiçbir kimsenin uygulatmaya gücü yetmeyecektir. Bunu üstüne basa basa söylüyoruz. Bu konuyu siz Samsun halkımız, esnaflarımız ve Sivil Toplum Örgütleri'nin bir bütün olarak vereceği tepkiyle çözeceğiz" şeklinde konutu. Ben yaparım zihniyetinin kaldırılması gerektiğini savunan Başkanlar, destek istedi.
Özgür Halepoğlu



HABER GAZETESİ’NE BU HABER YAKIŞMADI!..

Yukarıda Samsun’daki HABER GAZETESİ’ nin iki gün arayla yayınladığı farklı iki haberi ve ARENA GAZETESİ’ nin objektif haberini sizlerin de bilgisine sunuyorum.
HABER GAZETESİ
Birinci haberinde TARAFLAR ANLAŞTI. SORUN ÇÖZÜLDÜ diye manşetten haber yazmaktadır. İkinci haber ise MİNİBÜSÇÜLER DİRENİYOR. Başlığını atmış. Bu bir çelişkidir.
Bunu gazetemizin en yetkilisine duyurmuş oluyorum. Adeta sıkıntıyı hep birlikte çekecek olan Samsunlu bütün vatandaşlarımıza ve şoförlere buraya gitmek için direnmeyin denmektedir.
Gazete halkın hakkını arar.
Önce haberi yaptığı zaman karşısında olan vatandaşların da aynı gün haberini manşetten atar. Taraflar dendiği zaman birbirinin zıddı olan insanlar akla gelir. İki gün sonra tarafların biri böyle bir anlaşma olmadığını söylemiştir. Ben, buradaki çelişkiyi vatandaşlarımızın da bilgisine sunuyorum. Basın, haberi yazarken birilerini memnun etmemelidir. Olayı olduğu gibi haber yapmalıdır. Bu köşe yazısı ise farklı düşünceler olabilir…



BELEDİYE BAŞKANININ KONUŞMALARI ÇELİŞKİLİDİR.


Haber Gazetesi’nin
01.10.2009’daki haberinde Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Ziya Yılmaz’ın söyledikleri ile, birinci haberde Onun başkanlığında alınan kararlar tamamen çelişkilidir. (Biz bu kararı aldık. İsterlerse giderler, isterlerse gitmezler.)Hâlbuki yapılan toplantının Onun başkanlığında yapıldığı haber olarak yazılmıştır.
Metro Turizm Yatırımlar Grubu Genel Koordinatör Yardımcısı da olan Büyük İstanbul Otobüs İşletmeleri AŞ(BİOİAŞ) Yönetim Kurulu Üyesi Necmi Hatipoğlu,
bakın ne demektedir.
BİZE VERİLEN TAAHHÜT
‘Terminali, Büyükşehir Belediyesi´ne 27 milyon YTL ödeyerek satın aldıklarını hatırlatan Necmi Hatipoğlu, "Üstelik, halen görevde bulunan sayın Yusuf Ziya Yılmaz´ın adını da terminale verdik. Satın alınırken bize, bütün ilçelerin dolmuş ve minibüslerinin varış ve kalkış noktasının burası olacağı taahhüdünde bulunuldu. UKOME bu yönde karar aldı. Buna karşın bu karar terminal açıldığından bu yana uygulanmıyor" dedi.’




AKS TV HALKIN YANINDA!..
ELEKTİRİĞİ KESENLERİ PROTESTO EDİYORUM!..


02.10.2009 Cuma akşamı Samsun’umuzun güçlü sesi AKS TV’NİN saat 19.00’da başlayan ve üç saat süren özel programın kalbim sızlayarak seyrettim. Düşünün bir belediye halka haber vermekten başka bir derdi olmayan ulusal bir kanalımızın canlı yayının elektriğini keserek engellesin.29M art yerel seçimlerinde senin haberlerini yapıp kamuoyuna duyuran bir kanalın yayınını nasıl engellersiniz?Vah benim Samsun basınım!Şu anda yer yerinden oynaması gerekirdi.Siz,ne yapıyorsunuz?Susmayı tercih ediyorsunuz?Kızarlar mı diyorsunuz?Eğer böyle düşünüyorsanız,asla basın mensubu olamazsınız.Peki,AKS TV’yi susturabildiniz mi?Vatandaşlar yine canlı yayınına devam etti.Elektriği nereden mi buldular?Oraya toplanan bin kişinin enerjisi elektrik oldu.Bu şekilde yayına devam ettiler.Şöyle düşündüm.En az oraya toplanan insanların yüzde otuz beşi size oy verdi.Yani sizleri makam sahibi yaptı.Sizi makam sahibi yapanlara ne yaptığınızı görmüyor musunuz?
Söylenen sözleri duydunuz mu? Samsunlu bir vatandaş olarak bir belediye başkanının bu şekilde yerilmesinden üzüntü duydum. Ben, söylenen bazı sözlerin küçük bir bölümünü kaleme aldım. Duymak istemeyenler belki okurlar!

‘Doğudaki vatandaşlara her türlü kolaylık gösteriliyor. Bizde mi isyan edelim?(Ankara bu seslenişi duymalıdır.)Bizler nerenin ilçeleriyiz? Bu halkın meselesidir. Bunun dinlenmesi gerekir. Benim sekiz çocuğum vardır. Hayatımızla oynayanların hayatlarıyla oynarız…’
Burada toplananlar, kimsenin zoru ile buraya getirilmediler. Başbakan ve milletvekilleri bu feryatları duymalıdırlar’ dedi.


HASAN SANCAK
ALAÇAMLI HALK ŞAİRİ
REKLÂM YAZARI
(EĞİTİMCİ-GAZETECİ)
TEL: 0362–621 27 79
0506–2730465 (Öğretmen Hattı)

E-mail: noteronayliruya55@yahoo.com.tr

Yeni Cami Mah. Bafra Cad.4.Sok No 11
55800-ALAÇAM-SAMSUN

Alaçamlı Reklâm Yazarı Hasan Sancak’ın Dünyadaki İlk Gıda Işınlama Gerçek Rüya Reklâm Senaryosu !..

Alaçamlı Reklâm Yazarı Hasan Sancak’ın Dünyadaki İlk Gıda Işınlama Gerçek Rüya Reklâm Senaryosu !..
Âlemde İlk Ve Tek Dünyada Eşi Ve Benzeri Yok!
ALAÇAM HABER MERKEZİ’NDEKİ RESİMLERİ KULLANABİLİR DİĞER HABERLERİMİ OKUYABİLİRSİNİZ!..
www.alacamhabermerkezi.blogcu.com/

GOOGLE’YE HASAN SANCAK YAZARAK, DİĞER SAYFALARIMA ULAŞABİLİRSİNİZ.

Saygıdeğer Okuyucu,
Sanalda 650 den fazla foruma üye oldum. Aşağıda okuyacağınız Rüya Reklam Senaryosu
1 ARALIK 2000’de notere onaylatılmıştır. On bir lira ödenmiştir.Bunun dünyada eşi ve benzeri yoktur.O tarihte bütün ulusal kanallar ve gazeteler beni dünyaya flaş haber olarak duyurmuşlardır.Bu bir yazılı metin halinde notere onaylatılmıştır.Konu iyice okunursa,bunun bir reklam senaryosu olduğu görülecektir. Önemli Not kısmında yazdığım şu cümleye dikkat ediniz.(Reklâm hâline getirilerek seslendirilemez, oynanamaz, oynatılamaz ve yayınlanamaz.) Konunun iyi anlaşılması için o tarihte çıkan onlarca haberim içinden, sadece Milliyet Gazetesi’nde çıkan bir haberimi bilginize sunuyorum.
Bu rüya reklam senaryom ile birlikte düşümde onlarca kabus ve rüya reklam senaryosu gördüm.Reklam senaryoları yazmaya başladım.Çıkan üç tane şiir kitabımla birlikte 50 tane şiir kitabım ve 5000 tane şiirim bulunmaktadır. http://www.antoloji.com/hasan_sancak tıklarsanız




2500’e yakın şiirimin burada bulunduğunu göreceksiniz. Notere onaylatılan 50 tane reklam senaryomla birlikte 400 tane de alternatif reklam senaryom vardır.Üç tane kabus ve rüya reklam senaryom bazı büyük şirketler tarafından 4-5 sene sonra kullanılmıştır.Şu anda G3 lü cep telefonlarının reklam senaryoları ulusal kanalların reklam kuşaklarında gösterilmeye başlamıştır.Bir ışınlama söz konusu olursa, dokuz sene önce notere onaylattığım bu gerçek rüya reklam senaryom aklınıza gelsin.Ulusal kanallar büyük şirketlerden korkusuna beni haber yapamıyorlar. Google’ye Hasan Sancak,Noter Onaylı Rüya,Rüyalarımı Çaldılar.Diye yazarsanız,yüzlerce sayfamla karşılaşırsınız.

GIDA IŞINLAMA YÖNETMELİĞİ ile ilgili olarak internette onlarca sayfayla karşılaştım.1999
yılında yürürlüğe girmiş.Ben,bir sene sonra rüya reklam senaryomu notere onaylatmışım.Şirketlerin,yıllar sonra akılları başlarına gelmiştir.
Bundan sonra ulusal televizyonlarda gıda ışınlaması yapacak olan şirketler,beni aramak zorundadırlar.Ben,fazla uzaklıkta değilim.Bir telefon kadar reklam yapanlara yakınım.Gıda ışınlama ile ilgili yönetmeliği öğrenmek isteyenler,başlığı Google’ye koyarsalar,konu ile ilgili yazıları okuyabilirler.Benden izinsiz reklam senaryomu kullananlarla mücadelemi sürdüreceğim.Benden önce vefat ederseler,hakkımı helal etmiyorum diye bütün basını bilgilendireceğim.


GIDA IŞINLAMA YÖNETMELİĞİ

Tarım ve Köy İşleri Bakanlığından

Yayımlandığı Resmi Gazete Tarihi: 06/11/1999

Yayımlandığı Resmi Gazete No: 23868




Okuma zahmetine girdiğiniz için teşekkür eder,saygı ve sevgilerimi sunarım.


YARGITAY COCA COLA LEHİNE VERİLEN MAHKEME KARARINI BOZDU! ..



’RÜYA SENARYO DAVASI’ SAMSUN’DA YAKINDA YENİDEN BAŞLIYOR.

GIDA IŞINLAMA GERÇEK RÜYA REKLÂM SENARYOSU!

ÂLEMDE İLK VE TEK
DÜNYADA EŞİ VE BENZERİ YOK
NOTER ONAYLI RÜYA
BU YAZININ TAMAMI ALAÇAMLI HALK ŞAİRİ REKLÂM YAZARI EĞITİMCİ-GAZETECİ HASAN SANCAK'A AİTTİR. DÜZENLEME ŞEKLİNDE İFADE TESBİT TUTANAĞI


ÖNEMLİ NOT:
Aşağıda anlatılan rüya yazısı hiçbir bilgisayar-İnternet-buzdolabı-süper market vb. şirketi tarafından tamamı ya da bir bölümü sahibinden izin alınmadan televizyon, radyoda... Reklâm hâline getirilerek seslendirilemez, oynanamaz, oynatılamaz ve yayınlanamaz.

İki bin yılı Aralık ayının birinci günüdür. 1.12.2000 Aşağıda mühür ve imzası bulunan, ben Bafra 2. Noterliği NİLGÜN KURT Çakırmahmut İş hanı Kat:1 Bafra adresindeki dairemde görev yaparken, yanıma gelen ve gösterdiği Alaçam nüfusundan YENİLEME nedeni ile verilen 22.08.1989 gün ve V01-985727 numaralı fotoğraflı nüfus cüzdanı kimliğine göre Samsun ili Alaçam ilçesi Yeni cami Mah. Nüfusunda 008,5 cilt 16 sayfa 290-7 kütükte kayıtlı olup, baba isminin Yakup, anne isminin Emine olduğu ve 1956 tarihinde doğduğu anlaşılan ve hâlen Yeni cami Mah Alaçam adresinde oturduğunu ve okuryazar olduğunu söyleyen HASAN SANCAK Düzenleme şeklinde bir ifade TESBİT TUTANAĞI tanzimini istedi. Kendisini yukarıda yazılı hüviyet ile tanıdığım gibi, bu işi yapma yeteneğinin bulunduğunu ve okuryazar olduğunu gördüm. Bunun üzerine şu suretle söze başladı.

RÜYAMDA GÖRDÜĞÜM DÜŞ

Konu: Rüyamda karnımın zil çaldığını fark ederek uyandım. Saat gece 03.00'dı. Yataktan kalkarak mutfağa gittim. Buzdolabının kapağını açtım. İçerisinde yiyecek aradım. Ne yazık ki buzdolabında ve evde yiyecek namına hiçbir şeyin olmadığını gördüm. Açlıktan ayakta duracak dermanım kalmamıştı. Su ile karın doyurulmaz diyordum, birden aklıma misafir odasındaki bilgisayarım geldi. Hemen misafir odasına koştum. Bilgisayarımı açtım, bilgisayar faresini elime alarak, İnternet'e geçtim. Büyük bir market aramaya başladım. Uzun uğraşlardan sonra karşıma İnternet'te büyük bir süper market çıktı. Reyonlarda ne yoktu ki, tavuk, peynir, zeytin, sucuk, pastırma... Canımın çektiği hangi yiyecekler varsa, farenin imlecini o yiyeceklerin üzerine teker teker getirerek bir bir tıkladım. Her tıkladığım yiyecek benim buzdolabına üstten dolmaya başladı. Buzdolabını süper marketten ağzına kadar doldurdum. Sevincimden havalara zıplıyordum. Kendi kendime bolluk ne güzel şey diyordum. Birden aklıma bu yiyeceklerin parasını vermediğim geldi. Doldurduğum o yiyeceklerin hesabını yapmaya başladım. Ortaya çıkan toplam rakamın maaşımı kat kat aştığını gördüm Hanımın seslenmesiyle tatlı düşten uyandığım zaman durmadan elimin ağzıma gittiğini, sanki o yiyecekleri yiyor gibi bir hâl aldığını gördüm... Yazılan bu tutanak okunması için kendisine verildi. Okudu. Yazılanların hakiki arzuları olduğunun bildirilmesi üzerine altı tarafımızdan imzalandı ve mühürlendi.

1 ARALIK 2000
İki bin yılı Aralık ayının birinci günü
T.C.
BAFRA İKİNCİ NOTERİ
NİLGÜN KURT
RESMİ MÜHÜR VE İMZA
ASLININ AYNIDIR
NO:1 6 8 6 2
1 ARALIK 2000



ÖĞRETMEN, REKLÂMCILARA ÖNLEM ALDI

OKAN ARALAN Samsun DHA MİLLİYET

06 Aralık 2000 Çarşamba


Samsun Alaçam Karşıyaka İlköğretim Okulu Türkçe öğretmeni Hasan Sancak, 1 yıl önce gördüğü rüyasını izinsiz reklam filmi çevrilmemesi için notere onaylattı.
Amacının, rüyasına izinsiz reklam filmi çekilmesini engellemek olduğunu dile getiren Sancak, 'Bir yıl önce gördüğüm bu rüyayı herkese anlattım. Bazı uyanıklar bunu öğrenip reklam filmi çekmesin diye de notere onaylattım. Bundan sonra bu rüyayı reklamda kullanmak isteyenler benimle görüşmek zorunda' diye konuştu.


SANCAK’IN RESMİ RÜYASI
'Rüyamda buzdolabının kapısını açtım. İçinde yiyecek aradım ama hiç bir şey yoktu. İnternete girip, bir marketten aklıma esen ne varsa aldım. Sucuk, kavurma, peynir, etle buzdolabını bir güzel doldurdum ve bir bölümünü afiyetle yedim. Eşimin seslenmesiyle tatlı düşten uyandığım zaman hala o yiyecekleri yer gibi, elim ağzıma gidiyordu.'


FACEBOOK’TAN ARKADAŞ OLARAK EKLEYEBİLİRSİNİZ.

Alaçamlı=Köprübaşılı Halk Şairi Reklâm Yazarı Eğitimci Gazeteci Hasan Sancak Kimdir?

Orta Karadeniz Bölgesi’nin en büyük ili olan Samsun’umuzun güzel, şirin, turistik, yeşille mavinin kucaklaştığı… Alaçam ilçesinden en derin saygı ve sevgilerimi sunarım.
Adım soyadım Hasan Sancak’tır. Alaçamlı=Köprübaşılı Halk Şairi, Reklâm Yazarı, Eğitimci, Gazeteciyim.24 senedir basının içindeyim.53 yaşındayım. Nagehan isminde bir kızım, Alp Cihan ve Boğaç Han isminde de iki tane erkek çocuk sahibiyim. Alaçam ilçesinde 01.01.1956 yılında doğdum. Aslen Trabzon'un Köprübaşı İlçesindenim. Bize burada Hacı Dedeoğlu Sülalesi (SANCAK) derler. (Hacı Seyit Dedeoğlu’ nun-Merhum) en büyük oğlu Yakup Sancak’ın oğluyum. Dokuz kardeşiz. Annemin ismi Emine, (Merhume) babamın Yakup’tur.



Alaçam’da sırasıyla Fatih İlkokulu'nu, Alaçam Lisesi’nin orta ve lise kısmını tamamladım.06.11.1980'de Samsun Eğitim Enstitüsü Türkçe Bölümü'nü bitirdim. Aynı sene Ankara'da kurayı çekerek, 15.12. 1980 ’de Hatay ili Antakya Atatürk Ortaokulu’nda depo öğretmeni oldum.14. 01,1981’de ilişkimi kestim. 19.01.1981'de Antakya Şenköy Ortaokulu’na Stajyer Türkçe Öğretmeni olarak tayin edildim. 19.01.1982 de stajyerliğim kalktı.21.06.1981- 02.01.1982 yılları arasında müdür vekilliği üstlendim. Bu okulda 17.01.1983 tarihinde görevim sona erdi.15.12.1983 tarihinde Antakya Hassa Salmanuşağı Ortaokulu'na gönderildim. 15.01.1984'te Isparta 40'ıncı Piyade Alayı'nda, dört ay süreyle, askerlik görevimi er olarak gerçekleştirdim. 15.12.1985’te bu okuldan ayrıldım. Eş durumu dolayısıyla Samsun'un Alaçam İlçesi İmam Hatip Lisesi'ne tayinim çıktı. Burada 15.09.1999 yılına kadar vazife yaptıktan sonra aynı tarihte Alaçam Cumhuriyet İlköğretim Okulu'nda Türkçe Öğretmenliğine geçtim. Birinci dönem çalıştıktan sonra Kaymakamlık oluruyla ikinci dönem Fatih İlköğretim Okulu'na atandım. Millî Eğitim Bakanlığı'nın çıkarmış olduğu 'Norm Kadro' dolayısıyla 06.07.2000 yılında Alpaslan İlköğretim Okulu'na Türkçe Öğretmenliği görevine yollandım. 15 saat Alpaslan İlköğretim Okulu, 15 saat Karşıyaka İlköğretim Okulu'nda Türkçe dersine girdim.31.07.2001 tarihinde görevim sonlandı.2001 yılının ilk 6 ayında Karşıyaka İlköğretim Okulu ve Atatürk İlköğretim Okulu'nda Türkçe dersine girdim.31.07.2001’de Cumhuriyet İlköğretim Okulu'nda tekrar asil öğretmenliğe döndüm. Toplam 25 sene dört ay görev yaptım. 2005–2006 yılının Temmuz ayında emeklilik hakkını kazandım.



Ben; 1 Aralık 2000 senesinde, 44 yaşında, gördüğü gerçek rüya reklâm senaryosunu notere onaylatan ve bu tarihten sonra da rüyalarında reklâm senaryoları gören dünyadaki ilk ve tek kişiyim. O tarihten itibaren de düşümde reklâm senaryoları görerek, notere onaylattım. Reklâm senaryoları yazmayı sürdürdüm. 5 Aralıkla, 12 Aralık 2000 tarihleri arasında ulusal televizyon ve gazeteler beni dünya ve Türkiye’ye flaş haber olarak duyurdular. Coca Cola ve bazı büyük şirketler, benden dört beş sene sonra noter onaylı gerçek rüya reklâm senaryolarımın aynısını dünya ve Türkiye’deki ulusal kanalların reklâm kuşaklarında oynatmışlardır. Coca Cola’yı gerçek rüya reklâm senaryomun aynısını kopyaladığı için mahkemeye verdim. Samsun yerel mahkemeyi kaybetmiştim. Yargıtay’a itiraz ettik. Samsun Yerel Mahkemesinin verdiği kararı Yargıtay bozdu. Dava yakında Samsun’da tekrar başlayacaktır.

Şimdiye kadar şiir kitaplarım, NOTER ONAYLI RÜYA REKLÂM SENARYOLARIM, Notere onaylattığım 'Televizyonlar İçin 300 e yakın İlginç Yarışmalarım ile kamuoyunun gündemine geldim. Çıkan üç tane şiir kitabım vardır. Bu kitaplarla birlikte basıma hazır 50 tane şiir kitabım ve 5000 tane şiirim bulunmaktadır. 50 tanesi notere onaylatılan 400 taneden fazla reklâm senaryomu RÜYALARIMI ÇALDILAR! ..İsmiyle kitap haline dönüştüreceğim.Google’ye Rüyalarımı Çaldılar, Blogcu Hasan Sancak, Noter Onaylı Rüya diye yazarsanız, yüzlerce sayfamla karşılaşırsınız. Şiir kitaplarıma desteklerinizi bekliyorum. Faturası kesilerek, kitaplarımın iç karton kapaklarında renkli olarak, şirket tanıtımlarınızı sergileyebilirsiniz.


Belirli yıllarda Alaçam'da (T.R.T-A.A.-İ.H.A.-D.H.A -HÜRRİYET-GÜNEŞ-ORTADOĞU-FOTOSPOR-HALK-SANCAK-ALTINOVA Gazetesi' nin muhabirliğini ve temsilciliğini yaptım.
ÇIKAN ŞİİR KİTAPLARIM:
(O' DUR) ÖĞRETMENİN EN GÜZEL ATATÜRK ŞİİRLERİ (2000)
ONLAR ANALARIMIZ -ÖĞRETMENİN EN GÜZEL ANNE ŞİİRLERİ. (2003)
BENİM ANNEM MELEKTİ ('2005)

HASAN SANCAK
ALAÇAMLI HALK ŞAİRİ
REKLÂM YAZARI
(EĞİTİMCİ-GAZETECİ)
TEL: 0362–621 27 79
0506–2730465 (Öğretmen Hattı)

E-mail: noteronayliruya55@yahoo.com.tr

Yeni Cami Mah. Bafra Cad.4.Sok No 11
55800-ALAÇAM-SAMSUN



Alaçamlı Reklâm Yazarı Hasan Sancak’ın Acun Ilıcalı Gerçek Kâbus Soba Zehirlenmesi Çok Konuşuluyor!..

Alaçamlı Reklâm Yazarı Hasan Sancak’ın Acun Ilıcalı Gerçek Kâbus Soba Zehirlenmesi Çok Konuşuluyor!..

ALAÇAM HABER MERKEZİ’NDEKİ RESİMLERİ KULLANABİLİR DİĞER HABERLERİMİ OKUYABİLİRSİNİZ!..
www.alacamhabermerkezi.blogcu.com/


GOOGLE’YE HASAN SANCAK YAZARAK, DİĞER SAYFALARIMA ULAŞABİLİRSİNİZ.



YOU TUBE
DÜNYADAKİ İLK GERÇEK RÜYA GIDA IŞINLAMA REKLAM SENARYOSU

<object width="425" height="344"><param name="movie" value="http://www.youtube.com/v/EpkDzSi0xAY&hl=en&fs=1&"></param><param name="allowFullScreen" value="true"></param><param name="allowscriptaccess" value="always"></param><embed src="http://www.youtube.com/v/EpkDzSi0xAY&hl=en&fs=1&" type="application/x-shockwave-flash" allowscriptaccess="always" allowfullscreen="true" width="425" height="344"></embed></object>


YOU TUBE

<object width="425" height="344"><param name="movie" value="http://www.youtube.com/v/t3XyzV2h16U&hl=en&fs=1&"></param><param name="allowFullScreen" value="true"></param><param name="allowscriptaccess" value="always"></param><embed src="http://www.youtube.com/v/t3XyzV2h16U&hl=en&fs=1&" type="application/x-shockwave-flash" allowscriptaccess="always" allowfullscreen="true" width="425" height="344"></embed></object>


VİDİVİDO

<div style="background-color:#090909;width:425px;"><embed src="http://www.vidivodo.com/VideoPlayerShare.swf?u=BFRBQVdDXhI=" type="application/x-shockwave-flash"wmode="window" bgcolor="#090909" width="425" height="343" allowScriptAccess="always" allowfullscreen="true" ></embed><div style="background-color:#090909;padding:5px;color:#CCCCCC; font: 11px Verdana;">Video: <a href="http://www.vidivodo.com/153857/sessiz-olum" style="color:#FFFFFF;" target="_blank" title=" Sessiz Ölüm"> Sessiz Ölüm</a>&nbsp;&nbsp;&nbsp;Benzer: <a href="http://www.vidivodo.com/video-etiketler/reklam" style="color:#FFFFFF;" target="_blank" title="reklam">reklam</a>, <a href="http://www.vidivodo.com/video-etiketler/senaryosu" style="color:#FFFFFF;" target="_blank" title="senaryosu">senaryosu</a>, <a href="http://www.vidivodo.com/video-etiketler/korku" style="color:#FFFFFF;" target="_blank" title="korku">korku</a>, <a href="http://www.vidivodo.com/video-etiketler/dram" style="color:#FFFFFF;" target="_blank" title="dram">dram</a>, <a href="http://www.vidivodo.com/video-etiketler/k%FDsa" style="color:#FFFFFF;" target="_blank" title="kısa">kısa</a></div><div>


AKILLI TV

<object width="450" height="370"classid="clsid:d27cdb6e-ae6d-11cf-96b8-444553540000"><param name="movie" value="http://services.akilli.tv/player3.swf?TYPE=2&URLX=http://services.akilli.tv/xmlProviderv4/query.aspx?ACTION=video&VDX=59e71e1b-245c-46c8-9ada-3199e5ab5bb6"/><param name="bgcolor" value="#FFFFFF"/><param name="allowfullscreen" value="true"/><embedsrc="http://services.akilli.tv/player3.swf?TYPE=2&URLX=http://services.akilli.tv/xmlProviderv4/query.aspx?ACTION=video&VDX=59e71e1b-245c-46c8-9ada-3199e5ab5bb6" type="application/x-shockwave-flash" bgcolor="#FFFFFF" width="450" height="370" allowfullscreen="true"/></object>


MYNET

<embed src='http://video.eksenim.mynet.com/noteronayliruya/ACUN-ILICALI-SESSIZ-OLUM/143683.swf'    type='application/x-shockwave-flash' wmode='transparent' allowfullscreen='true'width='400' height='334'></embed>


AŞAĞIDAKİ LİNKLERDEN HASAN SANCAK'IN SOBA ZEHİRLENMESİ KISA FİLMİNİ
SEYREDEBİLİRSİNİZ!...
TÜRKİYE'DE YİNE KÖMÜRDEN SIZAN GAZLARLA ONLARCA AİLEMİZ HAYATINI
KAYBETMİŞTİR.
İKAZ EDELİM! İNSANLARIMIZI UYARALIM!
SOBA ZEHİRLENMESİ KISA FİLMİNİ VİDİVİDO'DA SEYREDİNİZ.
http://www.vidivodo.com/153857/sessiz-olum
SOBA ZEHİRLENMESİ KISA FİLMİNİ AKILLI TV'DE SEYREDİNİZ.
http://www.akilli.tv/video/183532/Acun-Ilicali---Sessiz-Olum.aspx
SOBA ZEHİRLENMESİ KISA FİLMİNİ MYNET'TE SEYREDİNİZ.
http://video.eksenim.mynet.com/noteronayliruya/ACUN_ILICALI_SESSIZ_OL...
ACUN ILICALI-SOBA ZEHİRLENMESİNİ PİKNİKTUBE'DE SEYREDİNİZ?
http://www.pikniktube.com/video.asp?...51748fea4af31d
Görüntü oluşmuyorsa lütfen, seyretmek için internet tarayıcınızın
adres çubuğuna kopyalayınız.



Alaçamlı=Köprübaşılı Halk Şairi, Reklâm Yazarı, Eğitimci ve Gazeteci Hasan Sancak ilk gerçek kâbus kısa filminin çekimini tamamladı. Senaryoda kendisi rol alarak, yazdığı soba zehirlenmesini beş video sitesine koyarak, kamuoyu ile paylaştı.


Konu ile ilgili görüşlerini dile getiren Hasan Sancak:’İlk defa çekmiş olduğum gerçek kâbus kısa filmimi çıkarmanın mutluluğunu yaşamaktayım.
Şu anda beş tane video sitesine bu görüntümü koydum. Bir seneye yakın bir zaman oldu. Binlerce kişi tarafından seyredildi. Sanal dünyada insanlar artık seslerini özgürce duyurabilmekte ve bulundukları yerleri hem yazılı hem de görüntülü olarak tanıtabilmektedir. Ben, bu senaryomda Alaçam’ı dünya ve Türkiye’ye tanıtırken, bir taraftan da topluma mesaj vermekteyim. Görüntüyü seyredenler, Orta Karadeniz Bölgesi’nin en güzel ve şirin ilçelerinden biri olan yeşille mavinin kucaklaştığı turistik Samsun’un Alaçam ilçesine hayran kalmaktadırlar. Alaçam, Samsun’a 78,Bafra’ya 27 ve Sinop’a da 90 km uzaklıktadır. Deniz bize 2 km uzaklıktadır. Cumartesi ve Pazar günleri Geyikkoşan Mesire Yeri insanlarımız ile dolup taşmaktadır. Herkesi Alaçam’a bekliyoruz!..
Yazılan ve oynatılan senaryolar insanları güzele ve doğruluğa ulaştırmaları gerekir. Günümüzdeki çoğu senaryolar bu durumdan uzaktırlar. Plan, ürünü satma üzerine kurulmaktadır. Toplumun dertlerini, sıkıntılarını anlatan senaryolara ihtiyacımız vardır. Firma ve şirketlerden destek alınarak, ulusal kanallarda halkın ıstıraplarını dile getiren senaryolar devamlı gösterilebilir. Çekimini yaptığımız kâbus senaryosu gerçektir. Konusu soba zehirlenmesi üzerine kurulmuştur.Görülen kâbusta yardım Acun Ilıcalı’ dan istenmektedir.
Her sene dünyada ve Türkiye’de’’SESSİZ ÖLÜM’’ olarak kabul edilen karbon monoksit gazı zehirlenmeleri insanların ölümlerine yol açmaktadır. Araştırmalara göre Türkiye’de ölüm vakaları sıralamasında trafikten sonra soba zehirlenmesi geliyor. Zehirlenmelerin %63 soba’dan kaynaklanıyor. Şofben ve tüpte bu sıralamayı takip ediyor. Her sene soba zehirlenmelerinden dolayı yüzlerce ailenin hayatı sona ermektedir. Hiçbir şey insanların hayatından daha önemli değildir. Lütfen, yatmadan önce sobaların söndürülmüş olmasına dikkat ediniz. Gerçek kâbus soba zehirlenmesi senaryosunu yazarak, kendim rol aldım. Konu gerçekten çok ilginçtir. Senaryomda soba zehirlenmelerine dikkat çekmek, yetkilileri harekete geçirmek, toplumu uyarmak ve duyarlı duruma getirmek için yazdım ve oynadım. Yönetmeni de Alaçamlı bir genç Kürşat Tosun’dur. Hem çekti hem de montajını yaparak, internetteki video sitelerine ulaştırdı. O olmasaydı, tek başıma bunu başaramazdım. Kendisine teşekkür eder, saygı ve sevgilerimi sunarım.


Senaryolarımı çekmeye ve Alaçam’ı dünya ve Türkiye’ye tanıtmaya devam edeceğim. Şu anda 3–4 tane daha senaryomu çekerek, kamuoyu ile paylaşacağım. Şirketlerden ilgi ve destek bekliyorum. Alaçam’da çekimin yapacağımız senaryolar herkesin dilinde olacaktır ve dikkatini çekecektir. Sanal dünyada sesimizi duyuracağımız onlarca video sitesi vardır. Senaryolar, gösterilmeye başlandığı zaman binlerce insan tarafından seyredilecektir. Ulusal basında haber olarak kullanacaktır. Şimdiye kadar olan senaryolarından çok farklı bir senaryolar olacaktır. Duyarlı vatandaşlarımızdan, belediye başkanlarımızdan ve iş adamlarımızdan ilgi ve destek bekliyorum’ dedi.



Alaçamlı=Köprübaşılı Halk Şairi Reklâm Yazarı Eğitimci Gazeteci Hasan Sancak Kimdir?

Orta Karadeniz Bölgesi’nin en büyük ili olan Samsun’umuzun güzel, şirin, turistik, yeşille mavinin kucaklaştığı… Alaçam ilçesinden en derin saygı ve sevgilerimi sunarım.
Adım soyadım Hasan Sancak’tır. Alaçamlı=Köprübaşılı Halk Şairi, Reklâm Yazarı, Eğitimci, Gazeteciyim.24 senedir basının içindeyim.53 yaşındayım. Nagehan isminde bir kızım, Alp Cihan ve Boğaç Han isminde de iki tane erkek çocuk sahibiyim. Alaçam ilçesinde 01.01.1956 yılında doğdum. Aslen Trabzon'un Köprübaşı İlçesindenim. Bize burada Hacı Dedeoğlu Sülalesi (SANCAK) derler. (Hacı Seyit Dedeoğlu’ nun-Merhum) en büyük oğlu Yakup Sancak’ın oğluyum. Dokuz kardeşiz. Annemin ismi Emine, (Merhume) babamın Yakup’tur.



Alaçam’da sırasıyla Fatih İlkokulu'nu, Alaçam Lisesi’nin orta ve lise kısmını tamamladım.06.11.1980'de Samsun Eğitim Enstitüsü Türkçe Bölümü'nü bitirdim. Aynı sene Ankara'da kurayı çekerek, 15.12. 1980 ’de Hatay ili Antakya Atatürk Ortaokulu’nda depo öğretmeni oldum.14. 01,1981’de ilişkimi kestim. 19.01.1981'de Antakya Şenköy Ortaokulu’na Stajyer Türkçe Öğretmeni olarak tayin edildim. 19.01.1982 de stajyerliğim kalktı.21.06.1981- 02.01.1982 yılları arasında müdür vekilliği üstlendim. Bu okulda 17.01.1983 tarihinde görevim sona erdi.15.12.1983 tarihinde Antakya Hassa Salmanuşağı Ortaokulu'na gönderildim. 15.01.1984'te Isparta 40'ıncı Piyade Alayı'nda, dört ay süreyle, askerlik görevimi er olarak gerçekleştirdim. 15.12.1985’te bu okuldan ayrıldım. Eş durumu dolayısıyla Samsun'un Alaçam İlçesi İmam Hatip Lisesi'ne tayinim çıktı. Burada 15.09.1999 yılına kadar vazife yaptıktan sonra aynı tarihte Alaçam Cumhuriyet İlköğretim Okulu'nda Türkçe Öğretmenliğine geçtim. Birinci dönem çalıştıktan sonra Kaymakamlık oluruyla ikinci dönem Fatih İlköğretim Okulu'na atandım. Millî Eğitim Bakanlığı'nın çıkarmış olduğu 'Norm Kadro' dolayısıyla 06.07.2000 yılında Alpaslan İlköğretim Okulu'na Türkçe Öğretmenliği görevine yollandım. 15 saat Alpaslan İlköğretim Okulu, 15 saat Karşıyaka İlköğretim Okulu'nda Türkçe dersine girdim.
31.07.2001 tarihinde görevim sonlandı.2001 yılının ilk 6 ayında Karşıyaka İlköğretim Okulu ve Atatürk İlköğretim Okulu'nda Türkçe dersine girdim.31.07.2001’de Cumhuriyet İlköğretim Okulu'nda tekrar asil öğretmenliğe döndüm. Toplam 25 sene dört ay görev yaptım. 2005–2006 yılının Temmuz ayında emeklilik hakkını kazandım.



Ben;1 Aralık 2000 senesinde, 44 yaşında, gördüğü gerçek rüya reklâm senaryosunu notere onaylatan ve bu tarihten sonra da rüyalarında reklâm senaryoları gören dünyadaki ilk ve tek kişiyim. O tarihten itibaren de düşümde reklâm senaryoları görerek, notere onaylattım. Reklâm senaryoları yazmayı sürdürdüm. 5 Aralıkla, 12 Aralık 2000 tarihleri arasında ulusal televizyon ve gazeteler beni dünya ve Türkiye’ye flaş haber olarak duyurdular. Coca Cola ve bazı büyük şirketler, benden dört beş sene sonra noter onaylı gerçek rüya reklâm senaryolarımın aynısını dünya ve Türkiye’deki ulusal kanalların reklâm kuşaklarında oynatmışlardır. Coca Cola’yı gerçek rüya reklâm senaryomun aynısını kopyaladığı için mahkemeye verdim. Samsun yerel mahkemeyi kaybetmiştim. Yargıtay’a itiraz ettik. Samsun Yerel Mahkemesinin verdiği kararı Yargıtay bozdu. Dava yakında Samsun’da tekrar başlayacaktır.

Şimdiye kadar şiir kitaplarım, NOTER ONAYLI RÜYA REKLÂM SENARYOLARIM, Notere onaylattığım "Televizyonlar İçin 300 e yakın İlginç Yarışmalarım ile kamuoyunun gündemine geldim. Çıkan üç tane şiir kitabım vardır. Bu kitaplarla birlikte basıma hazır 50 tane şiir kitabım ve 5000 tane şiirim bulunmaktadır. 50 tanesi notere onaylatılan 400 taneden fazla reklâm senaryomu RÜYALARIMI ÇALDILAR!..İsmiyle  kitap haline dönüştüreceğim.Google’ye  Rüyalarımı Çaldılar, Blogcu Hasan Sancak, Noter Onaylı Rüya diye yazarsanız, yüzlerce sayfamla karşılaşırsınız. Şiir kitaplarıma desteklerinizi bekliyorum. Faturası kesilerek,  kitaplarımın iç karton kapaklarında renkli olarak, şirket tanıtımlarınızı sergileyebilirsiniz.


Belirli yıllarda Alaçam'da (T.R.T-A.A.-İ.H.A.-D.H.A -HÜRRİYET-GÜNEŞ-ORTADOĞU-FOTOSPOR-HALK-SANCAK-ALTINOVA Gazetesi' nin muhabirliğini ve temsilciliğini yaptım.
ÇIKAN ŞİİR KİTAPLARIM:
(O' DUR) ÖĞRETMENİN EN GÜZEL ATATÜRK ŞİİRLERİ (2000)
ONLAR ANALARIMIZ -ÖĞRETMENİN EN GÜZEL ANNE ŞİİRLERİ. (2003)
BENİM ANNEM MELEKTİ ('2005)



FACEBOOK’TAN ARKADAŞ OLARAK EKLEYEBİLİRSİNİZ.

HASAN SANCAK
ALAÇAMLI HALK ŞAİRİ
REKLÂM YAZARI
(EĞİTİMCİ-GAZETECİ)
TEL: 0362–621 27 79
0506–2730465 (Öğretmen Hattı)

E-mail: noteronayliruya55@yahoo.com.tr

Yeni Cami Mah. Bafra Cad.4.Sok No 11
55800-ALAÇAM-SAMSUN



Alaçamlı Reklâm Yazarı Hasan Sancak Sigara Karşıtı Senaryonu Çizgi Film Yaptırmak istiyor!..

Alaçamlı Reklâm Yazarı Hasan Sancak Sigara Karşıtı Senaryonu Çizgi Film Yaptırmak istiyor!..


ALAÇAM HABER MERKEZİ’NDEKİ RESİMLERİ KULLANABİLİR DİĞER HABERLERİMİ OKUYABİLİRSİNİZ!..
www.alacamhabermerkezi.blogcu.com/

GOOGLE’YE HASAN SANCAK YAZARAK, DİĞER SAYFALARIMA ULAŞABİLİRSİNİZ.

Sigara Karşıtı  Senaryomu Çizgi Film Yapacaklar Arıyorum!..

Saygıdeğer Okuyucu,
Aşağıda gerçek bir kâbus senaryosu okuyacaksınız. Bu sigara karşıtı bir senaryodur. Hasan Sancak’a aittir. İsmi geçen programla bunu ben çizgi filme dönüştürürüm diyen arkadaşlara ihtiyacım vardır. İnternette onlarca video sitesine isim ve adresi ile birlikte koyacağız. Çizgi filme reklâm alma durumu olursa, bu işi yapan arkadaşın emeği de karşılanmış olacaktır. Google’ye Hasan Sancak, Noter Onaylı Rüya yazarak, blogcu sitemdeki mail ve adresten ya da Facebook’tan arkadaş olarak ekleyebilir ve bana ulaşabilirsiniz.

Kendi çizgi filmini kendin yarat**moho win32_5.2.1


Sigara Karşıtı  Senaryomu Çizgi Film Yapmama Destek Olur musunuz?..

Sigara Karşıtı  Senaryomu Çizgi Film Yapacaklar Arıyorum!..


EŞEK, BU KÂBUS SENARYOSUYLA SİGARA İÇMEYİ BIRAKTI!

Konu : Köy evinin bahçesi görülür. Yerler yemyeşildir. Evin önünde tavuk, ördek, köpek, inek, eşek… Bulunmaktadır. Havada çok sıcaktır. Evin önünde vagonlarda tütün ipleri boydan boya asılmıştır. Eşek, bir yere ip ile bağlanmıştır. Boynundaki ipten kurtulmak, onun için çocuk oyuncağıdır. İpi kopartır ya da dişleriyle parçalar. Vagonda asılı duran ipteki yeşil tütünlerin bulunduğu yere doğru yaklaşır. Baştan itibaren ipteki tütünleri kopartarak yemeye başlar. Eşeğin sadece tütünleri yediği gösterilmektedir. Hepsinden birer parça almaktadır. Tütünlere büyük oranda zarar vermektedir. Son vagondaki iplere sıra gelmiştir. Oradaki tütünleri yemeyi sürdürür. Ansızın arkadan bir gürültü duyulur. Eşek, geriye döndüğü zaman yediği tütünlerin dışkı olarak simsiyah çıktığını fark eder. Tersinden okuyamaz. Yazının bulunduğu başa döner. Yerdeki yazıları heceleyerek okumaya başlar.
“—Sigara sağlığa zararlıdır.” Yazısının oluştuğunu anlar.
Eşek, anırarak bulunduğu yerden kaçmaya başlar. Bunu gören eşeğin sahibi peşinden koşarken bağırmaktadır… Aslında eşek bir kâbus görmüştür. O anda tütünün karşısına çömelmiş durmaktadır. Birden bire silkinerek ayağa kalkar. Anırarak, tütün iplerinin bulunduğu yerden kaçar.
—Sigara sağlığa zararlıdır yazısı ekranda gösterilir.

FACEBOOK’TAN ARKADAŞ OLARAK EKLEYEBİLİRSİNİZ.

HASAN SANCAK
ALAÇAMLI HALK ŞAİRİ
REKLÂM YAZARI
(EĞİTİMCİ-GAZETECİ)
TEL: 0362–621 27 79
0506–2730465 (Öğretmen Hattı)

E-mail: noteronayliruya55@yahoo.com.tr

Yeni Cami Mah. Bafra Cad.4.Sok No 11
55800-ALAÇAM-SAMSUN


Alaçamlı Halk Şairi Hasan Sancak:Ermeni İhaneti Şiir Kitabına Destekçi Arıyor!..’

Alaçamlı Halk Şairi Hasan Sancak:Ermeni İhaneti Şiir Kitabına Destekçi Arıyor!..’

ALAÇAM HABER MERKEZİ’NDEKİ RESİMLERİ KULLANABİLİR DİĞER HABERLERİMİ OKUYABİLİRSİNİZ!..
www.alacamhabermerkezi.blogcu.com/

GOOGLE’YE HASAN SANCAK YAZARAK, DİĞER SAYFALARIMA ULAŞABİLİRSİNİZ.


Ermeni İhanetini 3000 Mısra İle Okumak İster misiniz?
www.edebiyatdefteri.com/siir/177852/millet-i-sâdika’nin-vatana-ihaneti..html - 185k -


Eğer yukarıdaki ilişim çalışmıyorsa, internet tarayıcınızın adres çubuğuna kopyalayınız.


MİLLET-İ SÂDIKA’NIN VATANA İHANETİ…
VE
HOCALI KATLİAMI !..

Alçaklık... Ayaklanma… Bölücülük... Canilik...
Casusluk… Cinayet… Çanağa Pisleme... Dehşet… Döneklik... Düşmanla İşbirliği… Hainlik...  Hıyanet... Irza Geçme... İstismar… İsyan… İşkence… Kahpelik... Katliam… Kışkırtma… Kıyım…  Öldürme... Pusu… Sabotaj… Saldırganlık… Soykırım... Şerefsizlik... Tahribat… Tahrik… Vahşet... Vefasızlık… Zulüm…



Alaçamlı=Köprübaşılı Halk Şairi, Reklâm Yazarı, Eğitimci, Gazeteci Hasan Sancak "Millet-i Sadıka'nın Vatana İhaneti ve Hocalı Katliamı" isimli şiir kitabına destek olacak belediye başkanları ve işadamlarından ilgi ve destek bekliyor.


Konu ile ilgili görüşlerini dile getiren Sancak:’ Ermeni İhanetini 3000 mısra ile anlattım.1015 yılından 21.yüzyıla kadar Türklerle münasebetlerini 7+7=14’ lü hece ölçüsüyle şiirleştirdim. Bu şiir kitabım çok farklı bir şiir kitabıdır. İlk defa böyle bir şiir kitabı yazılmıştır. Bunun çocuklar ve gençler tarafından özellikle okunmasını ve Türkiye’deki bütün kütüphanelerde okuyucuların bilgisine sunulmasını istiyorum. Böylelikle okuyanların şiire karşı bir ilgileri artacaktır. Geçmişlerini de öğrenmiş olacaklardır. Bütün olayları en ince ayrıntısına kadar tarih sırasına göre anlattım.


Ermeniler, tarih boyunca başka devletlerin yönetimi altında kalmışlar ve bağlı oldukları devletlerin himayesinde bulunmuşlardır. Onlarla ilk tanışmamız 1015–1020 yılları arasında olmuştur. Hepsini Bizans'ın zulüm idaresinden kurtaran ve onlara insanca yaşama hakkını veren, Selçuklu Türkleri olmuştur. Ermeni’nin yerine-yüzyıllar "Hayk" sözcüğü kullanılmıştır. Köle bir toplumdular. Osmanlı Devletinde 600 sene özgürce yaşamışlardır. Kendi kiliseleri vardı. Hepsi Hıristiyan’dılar. Dilleri, dinlerine hiçbir zaman müdahale olmadı. Osmanlı ile uyum içerisinde yaşadıkları için “Millet-i Sadıka” ismi verilmiştir. Yönetim kadrosunda tercümanlık, danışmanlık ve bakanlık bile verilmiştir. İçlerinden müzisyen, edebiyatçı, bürokrat, tıp adamları çıktı. Kuyumculuk, doktorluk, yapı ustalığında uzman kişi olmuşlardır.


Fatih döneminde ise, din ve vicdan hürriyeti en üst düzeyde verilmiş, cemaatleri için dini ve sosyal faaliyetlerini yönetmek üzere Ermeni Patrikliği kurulmuştur. Osmanlı idaresinde Ermeniler dini görevlerini tam bir hürriyet içinde yerine getirirlerken, kendi din adamlarını da yine kendilerinin tayin etmelerine izin verilmiştir. Aynı şekilde Anadolu’nun Türk idaresine girmesinden sonra burada yaşayan Ermeniler, kendi dillerini de tam bir serbestlikle konuşmaya devam ettiler. Osmanlı yönetimi, diğer cemaatlere uyguladığı politikayı onlara da uygulayarak, Ermenice’ yi ve Ermeni adlarının kullanılmasını serbest bıraktı. Türk matbaasının kurulmasından 160 yıl kadar önce Venedik’te matbaacılık eğitimi görmüş olan Sivaslı Apkar adındaki bir papaza 1567de İstanbul’da bir Ermeni matbaası açması için izin verildi. İstanbul’dan başka İzmir (1759), Van (1859), Muş (1869), Sivas (1871) gibi taşra şehirlerinde de yeni Ermeni matbaaları faaliyete geçmiştir. 1908de bütün ülkede Ermeni matbaası sayısı 38e ulaşmıştır. Nitekim 1910 yılında İstanbulda Ermenice 5 gazete ve 7 dergi çıkarılmaktaydı. Osmanlı idaresinde Ermeniler, Türk insanının hoşgörüsünden de yararlanarak, adeta altın çağlarını yaşamışlardır. Askerlikten ve kısmen de vergiden muaf tutulan Ermeniler, ticaret, zanaat ve tarım ile idari mekanizmalarda önemli görevlere yükselme fırsatını elde etmişlerdir. 19. yüzyılın son çeyreğine kadar Osmanlıların bir Ermeni sorunu olmadığı gibi, Ermeni halkının da Türk yöneticileriyle halledemedikleri bir mesele mevcut değildir.


Osmanlı Devleti zayıflamaya başlayıp, misyoner okulları kurulup, hemen her konuda Avrupa'nın müdahalesine maruz kalınca, Türk-Ermeni ilişkilerinde de bir bozulma devri başlamıştır. İngilizler, Fransızlar ve Ruslar Osmanlı Devletini bölerek, bölgesel çıkarlarına ulaşabilmek için, Ermenileri Türk toplumundan koparmayı hedeflemişlerdir. Özellikle "ıslahat" adı altında bir yandan Osmanlı Devletinin iç işlerine karışırken, bir yandan da Ermenileri Osmanlı yönetimine karşı teşkilatlandırmışlardır. Böylece ülke içinde ve dışında teşkilatlanan ve silahlanan Ermeni komiteleri ile Ermeni kiliselerinin kışkırtıcı faaliyetleri sonucunda, Ermeni toplumu yavaş yavaş Türklerden uzaklaşmaya başlamıştır. Türklerin iyi tutumuna karşın, yabancı devletlerle işbirliğine girmek suretiyle Türklerle mücadeleye başlayan Ermeniler, Batının desteğini alabilmek için kendilerini "ezilen bir toplum" olarak göstermeye ve "Anadolu üzerindeki egemenlik haklarını Türklerin gasp ettiği" iddiasını dile getirmeye başlamışlardır.

Islahat Fermanı ile Müslümanlar ve Gayr-i Müslimler hukuk önünde eşit statüye getirilince ayrıcalıklarını kaybeden Ermeniler, 1877–1878 Osmanlı-Rus Savaşı sonunda Rusya'dan, "işgal ettiği Doğu Anadolu topraklarından çekilmemesini, bölgeye özerklik verilmesini veya Ermeniler lehine ıslahat yapılmasını" istemişlerdir. Ermenilerin bu talebi, Rusya tarafından kısmen kabullenilmiştir, Osmanlı-Rus Savaşının ardından imzalanan Yeşilköy, eski adıyla Ayastefanos Anlaşması ve daha sonraki Berlin Anlaşmasıyla Ermeni sorunu uluslar arası bir boyuta taşınmıştır. Böylece, Türkiye’yi bölmek isteyen yabancı güçler, Türk-Ermeni ilişkilerine müdahale etmeye başlamışlardır. İngiltere ve Rusya tarafından tarih sahnesine sunulan Ermeni meselesi, aslında emperyalizmin Osmanlı Devletini yıkma ve paylaşma politikasının bir uzantısıdır. Sözde Ermeni soykırımı iddiaları ve yalanları da işte bu politikanın propaganda ürünüdür.



Hocalı Katliamı Karabağ Savaşı sırasında 25 Şubat 1992 ve tarihinde Azerbaycan'ın Dağlık Karabağ bölgesindeki Hocalı kentinde Azeri sivillerin, Ermeniler tarafından katliamı olayıdır. Azeri kaynaklarının ve Memorial, İnsan Hakları İzleme Örgütü gibi bazı uluslararası insan hakları kuruluşlarının bildirdiklerine göre katliam, Rus 366. Motorize Piyade Alayı'nın desteğindeki Ermeni silahlı kuvvetleri tarafından gerçekleştirilmiştir. İnsan Hakları İzleme Örgütü, Hocalı Katliamını Dağlık Karabağ'ın işgalinden bu yana cereyan eden en kapsamlı sivil kırımı olarak nitelendirmiştir. Saldırıda ölenler hakkında Azerbaycan resmî kaynaklarının bildirdiği rakam 106'sı kadın, 83'ü çocuk olmak üzere toplam 613 kişi olmakla birlikte katledilen toplam Azeri sayısının bin 300 kişi olduğu tahmin edilmektedir.

Katliamın ardından Azerbaycan, Hankendi'ndeki 366. Motorize Piyade Alayı'nın saldırıya katıldığını açıkladı. Çünkü saldırıda gelişmiş konvansiyonel silahlar kullanılmıştı. Bunlar değil bölgedeki yerel gruplarda, yeni oluşmaya başlayan Azerbaycan ve Ermenistan ordularında bile yoktu. Rus tarafının tersini söylemesine karşın alaydan firar eden üç Rus askeri 3 Mart 1992'de düzenledikleri basın toplantısında, Hıristiyan Ermeniler yanında Müslüman Azerbaycanlılara karşı savaşmalarının istendiğini itiraf etmiştir. Hocalı’ da yaptıkları vahşeti, insanım diyenler yapmaz. İhanetin büyüklüğü hiçbir zaman bağışlanmaz… Ermenilerin bu kadar yaygara kopartmaları, kendi ihanetlerinin duyulmaması içindir. Onlar bu vatanın ekmeğini yediler, suyunu içtiler, havasını teneffüs etmişlerdir. Bunun yanı sıra yaptıkları en büyük olay, Türk Milletini arkadan hançerleyerek, ihanet etmeleridir. Şerefsizlikleri ve ölüm kusmaları kolay kolay bağışlanmaz ve unutulmaz.


’Bir şiir kitabını kalemle deftere yazmak, bilgisayara geçmek, sayfa düzenini yapmak, yanlışları düzeltmek, kelimeleri yerli yerine yerleştirmek… Büyük bir sabır ve çaba gerektirmektedir. Bunlar yapıldıktan sonra şiir kitabının okuyucuya ulaşması için paraya ihtiyaç vardır. Benim gibi maddi gücün yerinde değilse, beklemek mecburiyetindesin. Benim durumumda olan binlerce kişi bulunmaktadır. Eğer gücünüz yerindeyse, şiiri seviyorsanız, reklâmınızı yaptırmak istiyorsanız bize ulaşınız. Destek olacakların şiir kitaplarımın iç karton kapaklarında, renkli olarak tanıtımı olacaktır. Faturası kesilerek, kendinizi, şirketlerinizin tanıtımını ve yaptığınız çalışmaları kamuoyuna istediğiniz şekilde duyurabilirsiniz. Milli kültüre destek olacak iş adamlarımız ve belediye başkanlarımızdan destek bekliyorum’ dedi.


FACEBOOK’TAN ARKADAŞ OLARAK EKLEYEBİLİRSİNİZ.
Alaçamlı=Köprübaşılı Halk Şairi Reklâm Yazarı Eğitimci Gazeteci Hasan Sancak Kimdir?

Orta Karadeniz Bölgesi’nin en büyük ili olan Samsun’umuzun güzel, şirin, turistik, yeşille mavinin kucaklaştığı… Alaçam ilçesinden en derin saygı ve sevgilerimi sunarım.
Adım soyadım Hasan Sancak’tır. Alaçamlı=Köprübaşılı Halk Şairi, Reklâm Yazarı, Eğitimci, Gazeteciyim.24 senedir basının içindeyim.53 yaşındayım. Nagehan isminde bir kızım, Alp Cihan ve Boğaç Han isminde de iki tane erkek çocuk sahibiyim. Alaçam ilçesinde 01.01.1956 yılında doğdum. Aslen Trabzon'un Köprübaşı İlçesindenim. Bize burada Hacı Dedeoğlu Sülalesi (SANCAK) derler. (Hacı Seyit Dedeoğlu’ nun-Merhum) en büyük oğlu Yakup Sancak’ın oğluyum. Dokuz kardeşiz. Annemin ismi Emine, (Merhume) babamın Yakup’tur.



Alaçam’da sırasıyla Fatih İlkokulu'nu, Alaçam Lisesi’nin orta ve lise kısmını tamamladım.06.11.1980'de Samsun Eğitim Enstitüsü Türkçe Bölümü'nü bitirdim. Aynı sene Ankara'da kurayı çekerek, 15.12. 1980 ’de Hatay ili Antakya Atatürk Ortaokulu’nda depo öğretmeni oldum.14. 01,1981’de ilişkimi kestim. 19.01.1981'de Antakya Şenköy Ortaokulu’na Stajyer Türkçe Öğretmeni olarak tayin edildim. 19.01.1982 de stajyerliğim kalktı.21.06.1981- 02.01.1982 yılları arasında müdür vekilliği üstlendim. Bu okulda 17.01.1983 tarihinde görevim sona erdi.15.12.1983 tarihinde Antakya Hassa Salmanuşağı Ortaokulu'na gönderildim. 15.01.1984'te Isparta 40'ıncı Piyade Alayı'nda, dört ay süreyle, askerlik görevimi er olarak gerçekleştirdim. 15.12.1985’te bu okuldan ayrıldım. Eş durumu dolayısıyla Samsun'un Alaçam İlçesi İmam Hatip Lisesi'ne tayinim çıktı. Burada 15.09.1999 yılına kadar vazife yaptıktan sonra aynı tarihte Alaçam Cumhuriyet İlköğretim Okulu'nda Türkçe Öğretmenliğine geçtim. Birinci dönem çalıştıktan sonra Kaymakamlık oluruyla ikinci dönem Fatih İlköğretim Okulu'na atandım. Millî Eğitim Bakanlığı'nın çıkarmış olduğu 'Norm Kadro' dolayısıyla 06.07.2000 yılında Alpaslan İlköğretim Okulu'na Türkçe Öğretmenliği görevine yollandım. 15 saat Alpaslan İlköğretim Okulu, 15 saat Karşıyaka İlköğretim Okulu'nda Türkçe dersine girdim.
31.07.2001 tarihinde görevim sonlandı.2001 yılının ilk 6 ayında Karşıyaka İlköğretim Okulu ve Atatürk İlköğretim Okulu'nda Türkçe dersine girdim.31.07.2001’de Cumhuriyet İlköğretim Okulu'nda tekrar asil öğretmenliğe döndüm. Toplam 25 sene dört ay görev yaptım. 2005–2006 yılının Temmuz ayında emeklilik hakkını kazandım.



Ben;1 Aralık 2000 senesinde, 44 yaşında, gördüğü gerçek rüya reklâm senaryosunu notere onaylatan ve bu tarihten sonra da rüyalarında reklâm senaryoları gören dünyadaki ilk ve tek kişiyim. O tarihten itibaren de düşümde reklâm senaryoları görerek, notere onaylattım. Reklâm senaryoları yazmayı sürdürdüm. 5 Aralıkla, 12 Aralık 2000 tarihleri arasında ulusal televizyon ve gazeteler beni dünya ve Türkiye’ye flaş haber olarak duyurdular. Coca Cola ve bazı büyük şirketler, benden dört beş sene sonra noter onaylı gerçek rüya reklâm senaryolarımın aynısını dünya ve Türkiye’deki ulusal kanalların reklâm kuşaklarında oynatmışlardır. Coca Cola’yı gerçek rüya reklâm senaryomun aynısını kopyaladığı için mahkemeye verdim. Samsun yerel mahkemeyi kaybetmiştim. Yargıtay’a itiraz ettik. Samsun Yerel Mahkemesinin verdiği kararı Yargıtay bozdu. Dava yakında Samsun’da tekrar başlayacaktır.

Şimdiye kadar şiir kitaplarım, NOTER ONAYLI RÜYA REKLÂM SENARYOLARIM, Notere onaylattığım "Televizyonlar İçin 300 e yakın İlginç Yarışmalarım ile kamuoyunun gündemine geldim. Çıkan üç tane şiir kitabım vardır. Bu kitaplarla birlikte basıma hazır 50 tane şiir kitabım ve 5000 tane şiirim bulunmaktadır. 50 tanesi notere onaylatılan 400 taneden fazla reklâm senaryomu RÜYALARIMI ÇALDILAR!..İsmiyle  kitap haline dönüştüreceğim.Google’ye  Rüyalarımı Çaldılar, Blogcu Hasan Sancak, Noter Onaylı Rüya diye yazarsanız, yüzlerce sayfamla karşılaşırsınız. Şiir kitaplarıma desteklerinizi bekliyorum. Faturası kesilerek,  kitaplarımın iç karton kapaklarında renkli olarak, şirket tanıtımlarınızı sergileyebilirsiniz.


Belirli yıllarda Alaçam'da (T.R.T-A.A.-İ.H.A.-D.H.A -HÜRRİYET-GÜNEŞ-ORTADOĞU-FOTOSPOR-HALK-SANCAK-ALTINOVA Gazetesi' nin muhabirliğini ve temsilciliğini yaptım.
ÇIKAN ŞİİR KİTAPLARIM:
(O' DUR) ÖĞRETMENİN EN GÜZEL ATATÜRK ŞİİRLERİ (2000)
ONLAR ANALARIMIZ -ÖĞRETMENİN EN GÜZEL ANNE ŞİİRLERİ. (2003)
BENİM ANNEM MELEKTİ ('2005)


HASAN SANCAK
ALAÇAMLI HALK ŞAİRİ
REKLÂM YAZARI
(EĞİTİMCİ-GAZETECİ)
TEL: 0362–621 27 79
0506–2730465 (Öğretmen Hattı)

E-mail: noteronayliruya55@yahoo.com.tr

Yeni Cami Mah. Bafra Cad.4.Sok No 11
55800-ALAÇAM-SAMSUN

Alaçamlı Halk Şairi Hasan Sancak:’tan On Mehmetçiğin Katledilmesine Şiirli Tepki!..

Alaçamlı Halk Şairi Hasan Sancak:’tan On Mehmetçiğin Katledilmesine Şiirli Tepki!..


ALAÇAM HABER MERKEZİ’NDEKİ RESİMLERİ KULLANABİLİR DİĞER HABERLERİMİ OKUYABİLİRSİNİZ!..
www.alacamhabermerkezi.blogcu.com/

GOOGLE’YE HASAN SANCAK YAZARAK, DİĞER SAYFALARIMA ULAŞABİLİRSİNİZ.


Alaçamlı=Köprübaşılı Halk Şairi, Reklâm Yazarı, Eğitimci, Gazeteci Hasan Sancak PKK lı teröristler tarafından Diyarbakır ve Hakkari’de alçakça ve kahpece öldürülen Mehmetçikler için yazmış olduğu on sekiz dörtlüklü ve nakaratlı  ‘ON TANE ASKER ŞEHİT-DİYARBAKIR HAKKARİ GENÇ YAŞTAKİ BEDENLER-KAVRULDU DİRİ DİRİ’ şiiriyle askerlerimizin öldürme olayını protesto etti.

Konu ile ilgili görüşlerini dile getiren  Sancak:’  Bütün şehitlerimize Yüce Allah’tan rahmet, ailelerine de sabırlar  diliyorum. Bu vatan ne çektiyse kendisine ihanet eden soysuzlardan çekmiştir. ABD, AB ve İsrail’in kucağına oturan ve bunların taşeronluğunu yapan piç bir örgüt annelerin yüreğine kor düşürmektedir. Gelinler dul, çocuklarımız da yetim kalmaktadır. Meclisteki hain sesi muhakkak susturulmalıdır. Bizim vergilerimizle beslenenler, bölücülük ve yıkıcılık yapmaktadırlar. PKK lı teröristlere kardeşim diyerek, onlara sahip çıkılmakta ve methiyeler dizilmektedir. Bu vatanın birlik ve beraberliğini sağlayacak yetkililer niçin susmaktadırlar? Türk Milleti’nin sabrı zorlanmasın. Terörü yapanlar bunun sonucuna katlanmak mecburiyetindedirler. Büyük şehirlerde araçlar yakılmaktadır. Okullardan anne ve babaları tarafından zorla çıkartılan öğrenciler asker ve polislerimize taş yağdırmaktadırlar. Hangi devlet buna izin verir?Terörün önlenmesi için kanunları düzenlemeyenler yapılanlardan sorumludurlar.Hem vatanın ekmeğini yiyeceksin.Suyunu içeceksin.Havasını teneffüs edeceksin.Sonunda da ihanet ederek,kinini kusacaksın.Buna asla müsamaha gösterilemez.Terörü yapanlar ya da yandaşlar en ağır cezalara çarptırılmalıdırlar.Zarar verdikleri her şeyin parası onlardan alınmalıdır.Çok ağır cezalar uygulanmalıdır.Durmadan af çıkartarak, şehit ailelerinin üzülmesine gönlümüz razı olmaz.
Onlarca af çıkartılmıştır. Hapislerden çıkanlar soluğu terör örgütüne katılmakta bulmuştur. Çıkan mahlukların yaptığı bombalama ve silahlı saldırılarda onlarca vatan evladı şehit edilmiştir. Irak terör üssü olmaktan derhal çıkartılmalıdır. Kapalı kapılar ardında konuşulanlar milletimizi rencide etmektedir. ABD denen emperyalist devler kilometrelerce uzaklıktan gelip, bir milyondan fazla Müslüman kardeşimizin ölmesine sebep olmuştur. Onlar oradadır. Biz sınırdan dalıp, askerlerimizi şehit edenleri terörist itlerini takip edemiyoruz. Sözde bağımsızlık istemiyorum. Bağımsızlık özde olması gerekir. Devletimiz hiçbir zaman bu kadar aciz bir duruma düşürülmemiştir. Dışardan verilen emirle yönetilmekten ne zaman vazgeçeceğiz?’dedi.




ON TANE ASKER ŞEHİT-DİYARBAKIR HAKKARİ
GENÇ YAŞTAKİ BEDENLER-KAVRULDU DİRİ DİRİ

Diyarbakır Lice’de-yüreklere kor düştü
Dağlar işgal altında-durum gerçekten kötü
Lice’de dokuz Mehmet-Şemdinli’de bir Mehmet
Çocuklar yetim kaldı-mahvoluyor cemiyet

On tane asker şehit-Diyarbakır Hakkari
Genç yaştaki bedenler-kavruldu diri diri

Yola döşedikleri-o mayını uzaktan
Şerefsizler patlattı-kurtulmadık tuzaktan
Türkiye’nin dört yanı-görün ateş altında
Acı ile sıkıntı-eksik olmuyor canda

On tane asker şehit-Diyarbakır Hakkari
Genç yaştaki bedenler-kavruldu diri diri

Piyonlar iş başında-aldıkları emirle
Pusuları kurarlar-oluştururlar çile
Ormanlarda hainler-sokaklarda yandaşlar
Müsemaha gösterme-kopartılmalı başlar

On tane asker şehit-Diyarbakır Hakkari
Genç yaştaki bedenler-kavruldu diri diri

Piyade Tugayı'nın-geçişi sırasında
Mayını patlattılar-bilinmeli o anda
İki uzman çavuşum-yedi tane askerim
Canlarından oldular-yok oldu yiğit erim

On tane asker şehit-Diyarbakır Hakkari
Genç yaştaki bedenler-kavruldu diri diri

Yaralananlar da var-acımadan vururlar
Dağlarda peydahlanan-alçaklar kudururlar
Gözetle oraları-yola döşetme mayın
Sesimi duyar mısın-ya bayan ya da sayın

On tane asker şehit-Diyarbakır Hakkari
Genç yaştaki bedenler-kavruldu diri diri

Yozgatlı Uzman Çavuş- başta Salih Akyürek
Bedeni yere düştü-parçalandı o yürek
Karslılar Emrah Polat-o canım Erdal Oral
Onlar ölümü tattı-koptu gitti yeşil dal

On tane asker şehit-Diyarbakır Hakkari
Genç yaştaki bedenler-kavruldu diri diri

Antep Zeynel Direkçi- Aydınlı Onur Görmez
Mosmor  olmuştur surat-n ‘olur teröristi ez
İlhami Hardal Kilis-Trabzon Murat Çavdar
Mehmet  Karaduman’ım-erim Manisalım var

On tane asker şehit-Diyarbakır Hakkari
Genç yaştaki bedenler-kavruldu diri diri

Şehittir Miktat Beder-bak Hakkari Şemdinli
Bir er toprağa düştü-bizi yapacak deli
Birlikte mücadele-şu  elleri birleştir
Kardeşlik duygusunu içimize yerleştir

On tane asker şehit-Diyarbakır Hakkari
Genç yaştaki bedenler-kavruldu diri diri

En yetkili duy beni-Mecliste hain sesi
Bir an önce susturun-artık harca nefesi
Kanunları işletin-bir kere verin ceza
Ruhları ve vücudu-hemen görmeli eza

On tane asker şehit-Diyarbakır Hakkari
Genç yaştaki bedenler-kavruldu diri diri

Vatanın sınırları-söyleyin Kürdistan mı
Yerlere yıkılanlar-acep sizce insan mı
Horlayarak uyuma-acıma yıkıcıya
Mehmet ile birlikte-kıyılıyor bacıya

On tane asker şehit-Diyarbakır Hakkari
Genç yaştaki bedenler-kavruldu diri diri

Kararlılık gerekir-asla vermeyin taviz
Azim ve kararlılık-önlenmelidir kriz
Bütünlük bozulamaz-küçük lokma olanı
Kucağa oturturlar-tanı korku salanı

On tane asker şehit-Diyarbakır Hakkari
Genç yaştaki bedenler-kavruldu diri diri

Sakın pazarlık yapma-kalıcı köklü tedbir
Vakit geçmeden alın-süpürülmeli bu kir
Af çıkarmaya kalkma-kimlikleri kaşıma
Felaketi getirme-gözlerime başıma

On tane asker şehit-Diyarbakır Hakkari
Genç yaştaki bedenler-kavruldu diri diri

Irak var ya şu Irak-ora bize çok ırak
Amerika orada-mevsimler geçer kurak
Dolaylı müzakere-Talabani Barzani
Peşlerine takıldık-söyle kuvvetin hani

On tane asker şehit-Diyarbakır Hakkari
Genç yaştaki bedenler-kavruldu diri diri

Yanlış adımdan dönün-yıldırma ve yıpratma
Sonra da çaresizlik-davran uykuya yatma
Kanun isterim kanun-kaldırın şu elleri
İçinize sokmayın-bizi bölen elleri

On tane asker şehit-Diyarbakır Hakkari
Genç yaştaki bedenler-kavruldu diri diri

Terörün hamisi var-timsahın göz yaşları
Şifre ile emirler-zora sokuyor darı
İmralıda Yarasa-bir onu kınasana
Altına kaçırırsın-sana diyorum sana

On tane asker şehit-Diyarbakır Hakkari
Genç yaştaki bedenler-kavruldu diri diri

Demokratik siyaset-bırak safsataları
Hainlik yaparsınız-ağlarız zarı zarı
Hangi derin üzüntü-şehit cenazesine
Bir gitsene göreyim-ne yaparlar sesine

On tane asker şehit-Diyarbakır Hakkari
Genç yaştaki bedenler-kavruldu diri diri

Kardeşim diyemezsin-kardeşlerin PKK
Uzaktan hissedilir-leş kokulu o  ..ka
Rabbi ağzına alma-dinsiz imansızsınız
Ne namaz var ne abdest-kalplerimiz eder cız

On tane asker şehit-Diyarbakır Hakkari
Genç yaştaki bedenler-kavruldu diri diri

Bahane üretmeyin-terör burada çıkar
Yandaşlar sorumludur-bedeni onlar yakar
Malzemeler illerden-ilçelerden köylerden
Şair Hasan yazıyor-hesap sorun beylerden

On tane asker şehit-Diyarbakır Hakkari
Genç yaştaki bedenler-kavruldu diri diri
FACEBOOK’TAN ARKADAŞ OLARAK EKLEYEBİLİRSİNİZ.

Alaçamlı=Köprübaşılı Halk Şairi Reklâm Yazarı Eğitimci Gazeteci Hasan Sancak Kimdir?

Orta Karadeniz Bölgesi’nin en büyük ili olan Samsun’umuzun güzel, şirin, turistik, yeşille mavinin kucaklaştığı… Alaçam ilçesinden en derin saygı ve sevgilerimi sunarım.
Adım soyadım Hasan Sancak’tır. Alaçamlı=Köprübaşılı Halk Şairi, Reklâm Yazarı, Eğitimci, Gazeteciyim.24 senedir basının içindeyim.53 yaşındayım. Nagehan isminde bir kızım, Alp Cihan ve Boğaç Han isminde de iki tane erkek çocuk sahibiyim. Alaçam ilçesinde 01.01.1956 yılında doğdum. Aslen Trabzon'un Köprübaşı İlçesindenim. Bize burada Hacı Dedeoğlu Sülalesi (SANCAK) derler. (Hacı Seyit Dedeoğlu’ nun-Merhum) en büyük oğlu Yakup Sancak’ın oğluyum. Dokuz kardeşiz. Annemin ismi Emine, (Merhume) babamın Yakup’tur.



Alaçam’da sırasıyla Fatih İlkokulu'nu, Alaçam Lisesi’nin orta ve lise kısmını tamamladım.06.11.1980'de Samsun Eğitim Enstitüsü Türkçe Bölümü'nü bitirdim. Aynı sene Ankara'da kurayı çekerek, 15.12. 1980 ’de Hatay ili Antakya Atatürk Ortaokulu’nda depo öğretmeni oldum.14. 01,1981’de ilişkimi kestim. 19.01.1981'de Antakya Şenköy Ortaokulu’na Stajyer Türkçe Öğretmeni olarak tayin edildim. 19.01.1982 de stajyerliğim kalktı.21.06.1981- 02.01.1982 yılları arasında müdür vekilliği üstlendim. Bu okulda 17.01.1983 tarihinde görevim sona erdi.15.12.1983 tarihinde Antakya Hassa Salmanuşağı Ortaokulu'na gönderildim. 15.01.1984'te Isparta 40'ıncı Piyade Alayı'nda, dört ay süreyle, askerlik görevimi er olarak gerçekleştirdim. 15.12.1985’te bu okuldan ayrıldım. Eş durumu dolayısıyla Samsun'un Alaçam İlçesi İmam Hatip Lisesi'ne tayinim çıktı. Burada 15.09.1999 yılına kadar vazife yaptıktan sonra aynı tarihte Alaçam Cumhuriyet İlköğretim Okulu'nda Türkçe Öğretmenliğine geçtim. Birinci dönem çalıştıktan sonra Kaymakamlık oluruyla ikinci dönem Fatih İlköğretim Okulu'na atandım. Millî Eğitim Bakanlığı'nın çıkarmış olduğu 'Norm Kadro' dolayısıyla 06.07.2000 yılında Alpaslan İlköğretim Okulu'na Türkçe Öğretmenliği görevine yollandım. 15 saat Alpaslan İlköğretim Okulu, 15 saat Karşıyaka İlköğretim Okulu'nda Türkçe dersine girdim.
31.07.2001 tarihinde görevim sonlandı.2001 yılının ilk 6 ayında Karşıyaka İlköğretim Okulu ve Atatürk İlköğretim Okulu'nda Türkçe dersine girdim.31.07.2001’de Cumhuriyet İlköğretim Okulu'nda tekrar asil öğretmenliğe döndüm. Toplam 25 sene dört ay görev yaptım. 2005–2006 yılının Temmuz ayında emeklilik hakkını kazandım.



Ben;1 Aralık 2000 senesinde, 44 yaşında, gördüğü gerçek rüya reklâm senaryosunu notere onaylatan ve bu tarihten sonra da rüyalarında reklâm senaryoları gören dünyadaki ilk ve tek kişiyim. O tarihten itibaren de düşümde reklâm senaryoları görerek, notere onaylattım. Reklâm senaryoları yazmayı sürdürdüm. 5 Aralıkla, 12 Aralık 2000 tarihleri arasında ulusal televizyon ve gazeteler beni dünya ve Türkiye’ye flaş haber olarak duyurdular. Coca Cola ve bazı büyük şirketler, benden dört beş sene sonra noter onaylı gerçek rüya reklâm senaryolarımın aynısını dünya ve Türkiye’deki ulusal kanalların reklâm kuşaklarında oynatmışlardır. Coca Cola’yı gerçek rüya reklâm senaryomun aynısını kopyaladığı için mahkemeye verdim. Samsun yerel mahkemeyi kaybetmiştim. Yargıtay’a itiraz ettik. Samsun Yerel Mahkemesinin verdiği kararı Yargıtay bozdu. Dava yakında Samsun’da tekrar başlayacaktır.

Şimdiye kadar şiir kitaplarım, NOTER ONAYLI RÜYA REKLÂM SENARYOLARIM, Notere onaylattığım "Televizyonlar İçin 300 e yakın İlginç Yarışmalarım ile kamuoyunun gündemine geldim. Çıkan üç tane şiir kitabım vardır. Bu kitaplarla birlikte basıma hazır 50 tane şiir kitabım ve 5000 tane şiirim bulunmaktadır. 50 tanesi notere onaylatılan 400 taneden fazla reklâm senaryomu RÜYALARIMI ÇALDILAR!..İsmiyle  kitap haline dönüştüreceğim.Google’ye  Rüyalarımı Çaldılar, Blogcu Hasan Sancak, Noter Onaylı Rüya diye yazarsanız, yüzlerce sayfamla karşılaşırsınız. Şiir kitaplarıma desteklerinizi bekliyorum. Faturası kesilerek,  kitaplarımın iç karton kapaklarında renkli olarak, şirket tanıtımlarınızı sergileyebilirsiniz.


Belirli yıllarda Alaçam'da (T.R.T-A.A.-İ.H.A.-D.H.A -HÜRRİYET-GÜNEŞ-ORTADOĞU-FOTOSPOR-HALK-SANCAK-ALTINOVA Gazetesi' nin muhabirliğini ve temsilciliğini yaptım.
ÇIKAN ŞİİR KİTAPLARIM:
(O' DUR) ÖĞRETMENİN EN GÜZEL ATATÜRK ŞİİRLERİ (2000)
ONLAR ANALARIMIZ -ÖĞRETMENİN EN GÜZEL ANNE ŞİİRLERİ. (2003)
BENİM ANNEM MELEKTİ ('2005)


HASAN SANCAK
ALAÇAMLI HALK ŞAİRİ
REKLÂM YAZARI
(EĞİTİMCİ-GAZETECİ)
TEL: 0362–621 27 79

Alaçamlı Halk Şairi Hasan Sancak’tan Kaymakam Mustafa Masatlı ya Şiirler!..


Alaçamlı Halk Şairi Hasan Sancak’tan Kaymakam Mustafa Masatlı ya Şiirler!..

 

 

ALAÇAM HABER MERKEZİ’NDEKİ RESİMLERİ KULLANABİLİR DİĞER HABERLERİMİ OKUYABİLİRSİNİZ!..

www.alacamhabermerkezi.blogcu.com/

 

GOOGLE’YE HASAN SANCAK YAZARAK, DİĞER SAYFALARIMA ULAŞABİLİRSİNİZ.

 

 

MUSTAFA MASATLI KİMDİR?

 

1969 ÇORUM SUNGURLU DOĞUMLU

 

SAMSUN’UN-ALAÇAM İLÇESİ ESKİ KAYMAKAMI

 

EN SON BOLU’NUN-GEREDE İLÇESİ KAYMAKAMI

 

1969 Çorum Sungurlu doğumlu olan Mustafa MASATLI, ilk ve ortaöğretimini Çorum'da tamamladıktan sonra Ankara Üniversitesi Siyasi Bilimler Fakültesi'nden mezun oldu. MASATLI, Van'ın Bahçesaray, Antalya'nın Kale ilçelerinde kaymakamlık yaptı. Samsun Alaçam ilçesinde kaymakamlık görevini yürütüyordu. En son Bolu’nun Gerede ilçesine kaymakam olarak atandı.

 

 

 

Alaçamlı=Köprübaşılı Halk Şairi, Reklâm Yazarı, Eğitimci, Gazeteci Hasan Sancak Alaçam ilçesinde kaymakamlık yaparak ilçe halkının gönlünde taht kuran şu andaki Bolu Gerede kaymakamı olan Mustafa Masatlı’ yı tanıtmak, yaptıklarını duyurmak için altı adet şiir yazarak, ona karşı şükran duygularını belirtti.

 

Konu ile ilgili görüşlerini dile getiren Hasan Sancak:’Alaçam tarihinde böyle bir kaymakam görmedik. Alaçam’da devlet ile halkımızı barıştırdı. Ayırım gözetmeden bütün vatandaşlarımıza hizmet sundu. Alaçam’ın gönül elçisi oldu. Siyasetçilerden fazla Alaçamlı oldu. Ne yazık ki kör siyasetin kurbanı oldu. İlçemiz onların kim olduğunu çok iyi bilmektedir. Biz, geç bulduk, tez kaybettik. GEREDELİLER KAYMAKAMLARINA SAHİP ÇIKSINLAR. İLÇELERİNDE ÇOK ŞEYİN DEĞİŞTİĞİNİ GÖRECEKLERDİR.

Bu şiirlerim HER ŞEY ALAÇAM İÇİN! Şiir kitabında yayınlanacaktır.Şiir kitabıma destek olacak iş adamları ve belediye başkanlarından ilgi bekliyorum.Bu şiir kitabımda Alaçam için taş üstüne taş koyanların yaptıklarını şiirleştirdim.Mustafa Masatlı’ya şükranlarımı sunar,yaptığı hayırlı çalışmalarda başarılar dilerim’ dedi.

 

 

 

 

FAHRİ HEMŞERİMİZDİ

MASATLI ERİMİZDİ

 

Belediye Meclisi

Aldı yükseltti sesi

Bedenlere ruhlara

Mustafa oldu besi

 

Fahri Hemşerimizdi

Masatlı Erimizdi

 

Hemşerilik Beratı

Mutlu etti suratı

Harekete geçirdi

Evde alt ve üst katı

 

Fahri Hemşerimizdi

Masatlı Erimizdi

 

AL-KA-DER’ de bir tören

Düzenlendi var bilen

Bütün herkes ordaydı

Esenlik duydu her ten

 

Fahri Hemşerimizdi

Masatlı Erimizdi

 

Oy birliğiyle karar

İlçeme çoktur yarar

Alaçamlının hepsi

Duy Masatlı’ yı arar

 

Fahri Hemşerimizdi

Masatlı Erimizdi

 

On iki tane üye

Sordu nasıl ve niye

Halkımız çok sevindi

Bilsin bunu Türkiye

 

Fahri Hemşerimizdi

Masatlı Erimizdi

 

Halkla ve Kurumlarla

İlişkisi var hâlâ

Onlarla birlik oldu

Dolaşırdı kol kola

 

Fahri Hemşerimizdi

Masatlı Erimizdi

 

Sevgi  saygı kişilik

Hepsi gerçekleşti ilk

Esenlikler oluştu

Bozulamaz bu dirlik

 

Fahri Hemşerimizdi

Masatlı Erimizdi

 

Dostluğu sempatisi

Güçlü çıkmıştır sesi

Kaldırdı ortalardan

Kapkara olan isi

 

Fahri Hemşerimizdi

Masatlı Erimizdi

 

Halkımızla el ele

Sevgisi geldi dile

Çalışkanlık dürüstlük

Yayıldı ilçe ile

 

Fahri Hemşerimizdi

Masatlı Erimizdi

 

Mertliği yatırımı

Yok etti çoğu gamı

Kendisine getirdi

Çalışanları hamı

Fahri Hemşerimizdi

Masatlı Erimizdi

 

Hele hele hizmetler

Yapıldı oldu haber

Huzur ve mutluluğu

Yaşanmıştır beraber

 

Fahri Hemşerimizdi

Masatlı Erimizdi

 

Birçok  projeleri

Taşımıştır ileri

Şair Hasan anlatır

Şiir yazıyor seri

 

Fahri Hemşerimizdi

Masatlı Erimizdi

 

 

MUSTAFA MASATLI’DAN

ÇOK HOŞNUTTUK YARADAN

 

Gerçekten sevdik Onu

Halledildi her konu

Köprüler ile yollar

Suyu ya şunu bunu

 

Mustafa Masatlı’ dan

Çok hoşnuttuk Yaradan

 

Sevgi ile yaklaştı

Bütün zorluğu aştı

Gönüller ile ruhlar

Esenlikle sıklaştı

 

Mustafa Masatlı’ dan

Çok hoşnuttuk Yaradan

 

Dinledi derdimizi

Hep sevdik merdimizi

Geçirdi harekete

Topluca ferdimizi

 

Mustafa Masatlı’ dan

Çok hoşnuttuk Yaradan

 

Çocuk anne ve baba

Daima verdi çaba

Taşlı tozlu yollarda

Hiç durmadı araba

 

Mustafa Masatlı’ dan

Çok hoşnuttuk Yaradan

 

Halka gösterdi şefkat

Gerçekleşti her murat

Yaşayan yüreklerde

Güzelleşti hep surat

 

Mustafa Masatlı’ dan

Çok hoşnuttuk Yaradan

 

Bütünleşti kalplerle

Ortadan kalktı çile

Saygı ile sevgisi

Yayıldı ilçe ile

 

Mustafa Masatlı’ dan

Çok hoşnuttuk Yaradan

 

İçimizde taht kurdu

Verdiği sözde durdu

Halka hakça yaklaştı

Akıl fikrini  yordu

 

Mustafa Masatlı’ dan

Çok hoşnuttuk Yaradan

 

Tanıyın bu insanı

Seveceksiniz canı

Harekete geçirdi

İlçemizde her yanı

 

Mustafa Masatlı’ dan

Çok hoşnuttuk Yaradan

 

Alt etmiştir siyaset

Ortaya çıktı illet

Ne olduğunu bilir

Toplu halde cemiyet

 

Mustafa Masatlı’ dan

Çok hoşnuttuk Yaradan

 

Alaçam sevdalısı

İçlerden sildi pası

İçirdi soğuk suyu

Öne uzattı tası

 

Mustafa Masatlı’ dan

Çok hoşnuttuk Yaradan

 

Bilgili sevecendi

Evet öyleydi kendi

Kim geldiyse yanına

Hallediyordu derdi

 

Mustafa Masatlı’ dan

Çok hoşnuttuk Yaradan

 

Şair Hasan anlatır

Sesi ile çınlatır

Alt alta sıralayıp

Dörtlükleri yanlatır

 

Mustafa Masatlı’ dan

Çok hoşnuttuk Yaradan

 

 

 

MUSTAFA MASATLI’YA

SAYGI SİZ GİBİ BAYA

 

Adam gibi bir adam

Ortalardan kalktı gam

Onunla birlik oldu

Hem çalışan hem de ham

 

Mustafa Masatlı’ ya

Saygı siz gibi baya

 

Ne değerli şahsiyet

Sevdi candan  cemiyet

Bize verdin esenlik

Ortadan kalktı illet

 

Mustafa Masatlı’ ya

Saygı siz gibi baya

 

Hizmeti sundun  bize

Teşekkürler az size

İlçemizde son verdin

Sıkıntıya krize

 

Mustafa Masatlı’ ya

Saygı siz gibi baya

 

Doğdun bir güneş gibi

Bizler olduk galibi

Gerçekten sevdi hepten

Anne baba ve abi

 

Mustafa Masatlı’ ya

Saygı siz gibi baya

 

Seni selamlıyorum

Yazılacaktır yorum

Gezdin ilçe ve köyü

Senle düzeldi durum

 

Mustafa Masatlı’ ya

Saygı siz gibi baya

 

Mutluluklar hep sana

Senin gibi insana

Alaçam unutmuyor

Selam siz gibi cana

 

Mustafa Masatlı’ ya

Saygı siz gibi baya

 

İçimizdeki derdi

Bildi burada merdi

Harekete geçirdin

Yaşayan bütün ferdi

 

Mustafa Masatlı’ ya

Saygı siz gibi baya

 

Hep içten sevdik seni

Ortaya koydun teni

Kalpleri birleştirdin

Sevdin sardın bedeni

 

Mustafa Masatlı’ ya

Saygı siz gibi baya

 

Yanı başımızdaydın

Çağırınca ordaydın

Sönmüş kalp ve ruhlara

Yükselen bir sedaydın

 

Mustafa Masatlı’ ya

Saygı siz gibi baya

 

Gitmen üzmüştür halkı

Çeviremedik çarkı

Yaptığın işlerinde

Daim gözettin hakkı

 

Mustafa Masatlı’ ya

Saygı siz gibi baya

 

İlçemin her şeyiydin

Efendi bir beyiydin

Taht  kurdun gönüllerde

Sanki udu neyiydin

 

Mustafa Masatlı’ ya

Saygı siz gibi baya

 

Tümüyle minnettarız

Şu anda da ararız

Yazıyor Şair Hasan

Yoksunuz bundan darız

 

Mustafa Masatlı’ ya

Saygı siz gibi baya

 

MUSTAFA MASATLI’YI

ÇOK SEVDİK YİĞİT BAYI

 

Yerin doldurulamaz

Alaçamlım duydu haz

Bana şair diyorlar

Dörtlükleri iyi yaz

 

Mustafa Masatlı’ yı

Çok sevdik yiğit bayı

 

Siyasilerden fazla

Geldin çalıştın hızla

Gönderenler utansın

Hatırlıyoruz hâlâ

 

Mustafa Masatlı’ yı

Çok sevdik yiğit bayı

 

Diyoruz Alaçamlı

Yeşerttin solan dalı

Ayağa batıyordu

Önlerden kalktı çalı

 

Mustafa Masatlı’ yı

Çok sevdik yiğit bayı

 

Kalbimizde yerin var

Hep kazandın itibar

Öyle işler yaptın ki

Alaçam’a kaldı kâr

 

Mustafa Masatlı’ yı

Çok sevdik yiğit bayı

 

Halkla oldun içi içe

Huzur verdiniz aça

Golleri sıraladın

Asla atmadın taca

 

Mustafa Masatlı’ yı

Çok sevdik yiğit bayı

 

Kazandın kalbimizi

Ruhlarda kaldı izi

Hiç unutmayacağız

Kaymakamımız sizi

 

Mustafa Masatlı’ yı

Çok sevdik yiğit bayı

 

Kaybettik bir evladı

Unutulamaz adı

Geçmişten geleceğe

Akılda kaldı tadı

 

Mustafa Masatlı’ yı

Çok sevdik yiğit bayı

 

Saygılar ve selamlar

Coştu sevindi hamlar

Sayende açık durdu

Hem kapılar hem camlar

 

Mustafa Masatlı’ yı

Çok sevdik yiğit bayı

 

Bizce çoktur değeri

Burda coşturdu eri

Hepten geri kalmıştık

Sen gönderdin ileri

 

Mustafa Masatlı’ yı

Çok sevdik yiğit bayı

 

Anlatılmaz yaşanır

Buna herkes inanır

Ben insanım demeyen

Kendisini ne sanır

 

Mustafa Masatlı’ yı

Çok sevdik yiğit bayı

 

Halk ve devlet barıştı

Esenlikle yarıştı

İlçeye geldi huzur

Sarmaş olup karıştı

 

Mustafa Masatlı’ yı

Çok sevdik yiğit bayı

 

Sosyal faaliyetler

Yurtta duyuldu haber

Yazıyor  Şair Hasan

Okuyalım beraber

 

Mustafa Masatlı’ yı

Çok sevdik yiğit bayı

 

 

 

MUSTAFA MASATLI’ YDI

YAŞAYACAKTIR ADI

 

Bizlere verdin onur

Oluşturdun kalpte sur

Alaçam’a yağdırdın

Daim dolu dolu nur

 

Mustafa Masatlı’ ydı

Yaşayacaktır adı

 

Yüreğimiz sızlıyor

Bizi üzüntüye kor

Tayinini kim yaptı

Gel de şaire bir sor

 

Mustafa Masatlı’ ydı

Yaşayacaktır adı

 

Dedi bir kara sevda

Işıkla doldu oda

Gerçekten çok sevmiştik

Bizlere yaptın veda

 

Mustafa Masatlı’ ydı

Yaşayacaktır adı

 

Atılgandı yamandı

Solan ruha dermandı

Vatandaşı koruyan

Böyle güzel bir candı

 

Mustafa Masatlı’ ydı

Yaşayacaktır adı

 

Yaşattın duygu seli

Şaha kaldırdın eli

Düzeldi senin ile

İnsanlarımın hâli

 

Mustafa Masatlı’ ydı

Yaşayacaktır adı

 

Devletin ta kendisi

Sevilen efendisi

Yeşilliğe kavuştu

Çorak olan vadisi

 

Mustafa Masatlı’ ydı

Yaşayacaktır adı

 

Fazla söze gerek yok

Yapacak işleri çok

Bulunduğu her yerde

Hep insanlar olur tok

 

Mustafa Masatlı’ ydı

Yaşayacaktır adı

 

Eksilmiyor değeri

Adım atmadı geri

Gönüllerde yaşıyor

Duyun sizler haberi

 

Mustafa Masatlı’ ydı

Yaşayacaktır adı

 

Hoşgörülü biriydi

Adaletli diriydi

İnsanları coşturan

Unutulmaz eriydi

 

Mustafa Masatlı’ ydı

Yaşayacaktır adı

 

Kollarını uzattı

Düşünmedi rahatı

Yağdı  yağmur dolular

Su almadı o çatı

 

Mustafa Masatlı’ ydı

Yaşayacaktır adı

 

Doğdurdunuz güneşi

Bildi anne kardeşi

Kendisine gelmiştir

Amca dayı ve eşi

 

Mustafa Masatlı’ ydı

Yaşayacaktır adı

 

Şair Hasan’ı tanı

Çok seviyor vatanı

Harekete geçirir

Horlayarak yatanı

 

Mustafa Masatlı’ ydı

Yaşayacaktır adı

 

 

 

VALİ OLSUN MASATLI

YEŞERTSİN SOLAN DALI

 

Yakışır da gerçekten

Bizler sevdik yürekten

Asla vazgeçmiyoruz

Düşünceden dilekten

 

Vali olsun Masatlı

Yeşertsin solan dalı

 

Şahsiyet ile hizmet

Çok sevindi cemiyet

Onun olduğu yerde

Sona eriyor illet

 

Vali olsun Masatlı

Yeşertsin solan dalı

 

Güzel günler gösterdi

Daima emek verdi

Cehalet tutkusunu

Yaşatmayarak yerdi

 

Vali olsun Masatlı

Yeşertsin solan dalı

 

Hizmet ayağa geldi

Aşılmaz dağı deldi

Kim derde düşmüş ise

Tedbiri hemen aldı

 

Vali olsun Masatlı

Yeşertsin solan dalı

 

İlçede ışıldadı

Unutulamaz adı

Daim hatırlanıyor

Akılda kaldı tadı

 

Vali olsun Masatlı

Yeşertsin solan dalı

 

Sabah güneşi gibi

Bilir anne ve abi

Yapılan uğraşların

O olmuştur galibi

 

Vali olsun Masatlı

Yeşertsin solan dalı

 

Eğitim ve okulu

Ora uzattı kolu

Ne istediyse verdi

Gözetti sağı solu

 

Vali olsun Masatlı

Yeşertsin solan dalı

 

Fakire ve düşküne

Yardımı yaptı yine

Saygı sevgiyle anar

İlçemizde her hane

 

Vali olsun Masatlı

Yeşertsin solan dalı

 

Dedi Alaçam benim

Vatana kurban tenim

Bunun için durmadan

Anlattı kükreyenim

 

Vali olsun Masatlı

Yeşertsin solan dalı

 

Huzurla ilgilendi

Anlattı bilgilendi

Onun olduğu yerde

Okullar dergilendi

 

Vali olsun Masatlı

Yeşertsin solan dalı

 

Çağlara yükselmeli

Karanlığı delmeli

Ağlayan gariplerin

Göz yaşını silmeli

 

Vali olsun Masatlı

Yeşertsin solan dalı

 

Şair Hasan yazıyor

Dost düşmanı seziyor

Vatanın sınırında

Hür şekilde geziyor

 

Vali olsun Masatlı

Yeşertsin solan dalı

 

 

 

FACEBOOK’TAN ARKADAŞ OLARAK EKLEYEBİLİRSİNİZ.

 

Alaçamlı=Köprübaşılı Halk Şairi Reklâm Yazarı Eğitimci Gazeteci Hasan Sancak Kimdir?

 

Orta Karadeniz Bölgesi’nin en büyük ili olan Samsun’umuzun güzel, şirin, turistik, yeşille mavinin kucaklaştığı… Alaçam ilçesinden en derin saygı ve sevgilerimi sunarım.

Adım soyadım Hasan Sancak’tır. Alaçamlı=Köprübaşılı Halk Şairi, Reklâm Yazarı, Eğitimci, Gazeteciyim.24 senedir basının içindeyim.53 yaşındayım. Nagehan isminde bir kızım, Alp Cihan ve Boğaç Han isminde de iki tane erkek çocuk sahibiyim. Alaçam ilçesinde 01.01.1956 yılında doğdum. Aslen Trabzon'un Köprübaşı İlçesindenim. Bize burada Hacı Dedeoğlu Sülalesi (SANCAK) derler. (Hacı Seyit Dedeoğlu’ nun-Merhum) en büyük oğlu Yakup Sancak’ın oğluyum. Dokuz kardeşiz. Annemin ismi Emine, (Merhume) babamın Yakup’tur.

 

 

 

Alaçam’da sırasıyla Fatih İlkokulu'nu, Alaçam Lisesi’nin orta ve lise kısmını tamamladım.06.11.1980'de Samsun Eğitim Enstitüsü Türkçe Bölümü'nü bitirdim. Aynı sene Ankara'da kurayı çekerek, 15.12. 1980 ’de Hatay ili Antakya Atatürk Ortaokulu’nda depo öğretmeni oldum.14. 01,1981’de ilişkimi kestim. 19.01.1981'de Antakya Şenköy Ortaokulu’na Stajyer Türkçe Öğretmeni olarak tayin edildim. 19.01.1982 de stajyerliğim kalktı.21.06.1981- 02.01.1982 yılları arasında müdür vekilliği üstlendim. Bu okulda 17.01.1983 tarihinde görevim sona erdi.15.12.1983 tarihinde Antakya Hassa Salmanuşağı Ortaokulu'na gönderildim. 15.01.1984'te Isparta 40'ıncı Piyade Alayı'nda, dört ay süreyle, askerlik görevimi er olarak gerçekleştirdim. 15.12.1985’te bu okuldan ayrıldım. Eş durumu dolayısıyla Samsun'un Alaçam İlçesi İmam Hatip Lisesi'ne tayinim çıktı. Burada 15.09.1999 yılına kadar vazife yaptıktan sonra aynı tarihte Alaçam Cumhuriyet İlköğretim Okulu'nda Türkçe Öğretmenliğine geçtim. Birinci dönem çalıştıktan sonra Kaymakamlık oluruyla ikinci dönem Fatih İlköğretim Okulu'na atandım. Millî Eğitim Bakanlığı'nın çıkarmış olduğu 'Norm Kadro' dolayısıyla 06.07.2000 yılında Alpaslan İlköğretim Okulu'na Türkçe Öğretmenliği görevine yollandım. 15 saat Alpaslan İlköğretim Okulu, 15 saat Karşıyaka İlköğretim Okulu'nda Türkçe dersine girdim.

31.07.2001 tarihinde görevim sonlandı.2001 yılının ilk 6 ayında Karşıyaka İlköğretim Okulu ve Atatürk İlköğretim Okulu'nda Türkçe dersine girdim.31.07.2001’de Cumhuriyet İlköğretim Okulu'nda tekrar asil öğretmenliğe döndüm. Toplam 25 sene dört ay görev yaptım. 2005–2006 yılının Temmuz ayında emeklilik hakkını kazandım.

 

 

 

Ben;1 Aralık 2000 senesinde, 44 yaşında, gördüğü gerçek rüya reklâm senaryosunu notere onaylatan ve bu tarihten sonra da rüyalarında reklâm senaryoları gören dünyadaki ilk ve tek kişiyim. O tarihten itibaren de düşümde reklâm senaryoları görerek, notere onaylattım. Reklâm senaryoları yazmayı sürdürdüm. 5 Aralıkla, 12 Aralık 2000 tarihleri arasında ulusal televizyon ve gazeteler beni dünya ve Türkiye’ye flaş haber olarak duyurdular. Coca Cola ve bazı büyük şirketler, benden dört beş sene sonra noter onaylı gerçek rüya reklâm senaryolarımın aynısını dünya ve Türkiye’deki ulusal kanalların reklâm kuşaklarında oynatmışlardır. Coca Cola’yı gerçek rüya reklâm senaryomun aynısını kopyaladığı için mahkemeye verdim. Samsun yerel mahkemeyi kaybetmiştim. Yargıtay’a itiraz ettik. Samsun Yerel Mahkemesinin verdiği kararı Yargıtay bozdu. Dava yakında Samsun’da tekrar başlayacaktır.

 

Şimdiye kadar şiir kitaplarım, NOTER ONAYLI RÜYA REKLÂM SENARYOLARIM, Notere onaylattığım "Televizyonlar İçin 300 e yakın İlginç Yarışmalarım ile kamuoyunun gündemine geldim. Çıkan üç tane şiir kitabım vardır. Bu kitaplarla birlikte basıma hazır 50 tane şiir kitabım ve 5000 tane şiirim bulunmaktadır. 50 tanesi notere onaylatılan 400 taneden fazla reklâm senaryomu RÜYALARIMI ÇALDILAR!..İsmiyle  kitap haline dönüştüreceğim.Google’ye  Rüyalarımı Çaldılar, Blogcu Hasan Sancak, Noter Onaylı Rüya diye yazarsanız, yüzlerce sayfamla karşılaşırsınız. Şiir kitaplarıma desteklerinizi bekliyorum. Faturası kesilerek,  kitaplarımın iç karton kapaklarında renkli olarak, şirket tanıtımlarınızı sergileyebilirsiniz.

 

 

Belirli yıllarda Alaçam'da (T.R.T-A.A.-İ.H.A.-D.H.A -HÜRRİYET-GÜNEŞ-ORTADOĞU-FOTOSPOR-HALK-SANCAK-ALTINOVA Gazetesi' nin muhabirliğini ve temsilciliğini yaptım.

ÇIKAN ŞİİR KİTAPLARIM:

(O' DUR) ÖĞRETMENİN EN GÜZEL ATATÜRK ŞİİRLERİ (2000)

ONLAR ANALARIMIZ -ÖĞRETMENİN EN GÜZEL ANNE ŞİİRLERİ. (2003)

BENİM ANNEM MELEKTİ ('2005)

 

 

HASAN SANCAK

ALAÇAMLI HALK ŞAİRİ

REKLÂM YAZARI

(EĞİTİMCİ-GAZETECİ)

TEL: 0362–621 27 79

0506–2730465 (Öğretmen Hattı)

 

E-mail: noteronayliruya55@yahoo.com.tr

 

Yeni Cami Mah. Bafra Cad.4.Sok No 11

55800-ALAÇAM-SAMSUN

 

Alaçamlı Halk Şairi Hasan Sancak’tan Kafiyeli Konuşma Kılavuzu!..


Alaçamlı Halk Şairi Hasan Sancak’tan Kafiyeli Konuşma Kılavuzu!..

Kafiyeli Konuşmak İsterseniz Okuyunuz!..

HAYDİ, ÇOCUKLAR GENÇLER
HEP BİRLİKTE KAFİYELİ KONUŞALIM!
NOTER ONAYLI A’DAN Z’YE
”KAFİYELİ=UYAKLI” KONUŞMA KILAVUZU
Aşağıdaki yazının tamamı Alaçamlı Halk Şairi Reklâm Yazarı Eğitimci Gazeteci Hasan Sancak’ ın kendi aklından bulmuş olduğu düşünce ürünüdür. Bu yazı Türkiye’de ve dünyada ilk defa yayınlanmaktadır. Anlatılan bu önemli konu ile birlikte yediden yetmişe herkes kafiyeli konuşmayı ve yazmayı çok sevecek ve öğrenecektir.
Her tanıdığım insana halk şiirinin önemi üzerinde durduktan sonra isterlerse kafiyeli konuşabileceklerini anlatıyorum. Son harfi ”L” ile biten bana on tane kelime söyler misiniz? Diyorum. Düşünüyorlar, söyleyemiyorlar. Ben de biraz sonra istedikleri kadar kafiyeli kelime konuşabileceklerini söylüyorum. Sessizce dinliyorlar. Bu önemli durum her harf için kullanılabilir. Ben sadece “L” harfini örnek olarak veriyorum. Çocuklar ve gençlerin dikkat etmesi durumunda çok güzel sözler ya da mısralar kullanabileceklerini söyleyebilirim.
Türkçe’mizde 29 tane harf vardır. A-B-C-Ç-D-E-F-G-Ğ-H-I-İ-J-K-L-M-N-O-Ö-P-R-S-Ş-T-U-Ü-V-Y-Z ‘ dir. Bu harflerin 21 tanesi sessiz, 8 tanesi de seslidir. Kafiyeli konuşabilmek için A’ dan Z’ ye gitmek gerekir. Seslilerde bir sefer, sessizlerde sekiz sefer bir kelime okunabilir. Yukarıda ”L” harfini örnek verdim. A’ dan Z’ ye gidelim. Unutmayın. Sesli harflerde bir sefer sessiz harflerde sekiz sefer söylememiz gerekir. Hangi sessiz ya da sesli harfi söylüyorsak, harfleri sol tarafa koyarak okuyacağız. Okuduğumuz tek heceli kelimeler ya isim: ağ-bağ-bal-bel… ya fiil bil-mek,bul-mak,çal-mak,çel-mek…ya da anlamsız olur.İsim ve fiili anlamak için de sonuna -mak ve -mek ekleri getirmek gerekir.Okunan kelime anlamlı ise o fiil köküdür.Anlamsız ise de bu isim köküdür.
A’ dan başlıyoruz! “AL” B’ den başlayarak Z’ ye gidiyoruz.”BAL-BEL-BİL-BOL-BUL” “ÇAL-ÇEL-ÇİL-ÇÖL-ÇUL” "DAL-DEL-DİL-DOL-DÖL-DUL..."Bu durumu Z’ ye kadar taşıyabilirsiniz. Bunu unutmadığınız ve tekrar ettiğiniz zaman önce mısra sonra da beyit ve dörtlük yazabilirsiniz.

Not: Lütfen anne ve babalar çocuklarına bu yazımı okusunlar.

Ağ-bağ-boğ-çağ-dağ-sağı
Kız kaçırma uçağı
Eve erken gelirsen
Tavaya koy sen yağı

Ak-bak-bek-bük-çak-çek-çık
Yolunuz olsun açık
Bencillik tutkusunu
İçinde yaşatma yık

Ay-bay-bey-boy-cay-say-yay
Ver bana açık bir çay
Karşıdan geçmektedir
Atın yavrusu bir tay...



FACEBOOK’TAN ARKADAŞ OLARAK EKLEYEBİLİRSİNİZ.

HASAN SANCAK
ALAÇAMLI HALK ŞAİRİ
REKLÂM YAZARI
(EĞİTİMCİ-GAZETECİ)
TEL: 0362–621 27 79
0506–2730465 (Öğretmen Hattı)

E-mail: noteronayliruya55@yahoo.com.tr

Yeni Cami Mah. Bafra Cad.4.Sok No 11
55800-ALAÇAM-SAMSUN

Alaçamlı Halk Şairi Hasan Sancak:’tan Ermenilere ve Obama’ya Şiirli İsyan!..


Alaçamlı Halk Şairi Hasan Sancak:’tan Ermenilere ve Obama’ya Şiirli İsyan!..

ALAÇAM HABER MERKEZİ’NDEKİ RESİMLERİ KULLANABİLİR DİĞER HABERLERİMİ OKUYABİLİRSİNİZ!..
www.alacamhabermerkezi.blogcu.com/

GOOGLE’YE HASAN SANCAK YAZARAK, DİĞER SAYFALARIMA ULAŞABİLİRSİNİZ.

Saygıdeğer Okuyucu,
Bu haber yazıma aşağıdaki site ırkçılık yapıyorum diye yasak getirdi. Konu ile ilgili site yöneticisinin yazdığı yazıdan bir bölümü bilginize sunuyorum. Demek ki bu vatanda böyle insanlarda varmış. Bayrak, bir milletin şerefidir, namusudur. Ona uzanan alçak eller kırılır. Namusa göz dikenin namusu olur mu? Bu ne biçim bir anlayıştır? Alçaklık yapanlar savunulur mu? Şerefsizlik yapanlara şiir yazdım diye nasıl ırkçı oluyorum? Sizin de bu konuda görüşlerinizi merak ediyorum…

Forum Dipsiz Kuyu Yöneticisi
Sayın Hasan Sancak. Yazılarınızdaki ırkçı ifadeleri göstererek ırkçılığınızı belgeledik. Hala bir cevap ve kanıt istiyorsunuz. Hala "Ermeni dölleri" ifadesini kullanıp, nerede ırkçılık yapmışım diyebilecek kadar büyük bir kafa karışıklığı içinde olduğunuz görülüyor. "Ermeni dölleri" "Şer Ülkesi Erivan", "köpekleşmiş millet" ve "Ermeni piçleri" ifadeleri bir toplumu çoluk, çocuk, kadın, erkek demeden aşağılamak anlamına gelir ve bu da en açık ifadeyle ırkçılıktır. Türk bayrağını yakanları eleştirebilirsiniz ancak koca bir ulusu aşağılayamazsınız. Atatürk sizi görse yüzünüze tükürürdü. Kendi ırkçılığınızı kendiniz ispatlıyorsunuz. Ben daha ne diyeyim.





Ermeni İhanetini 3000 Mısra İle Okumak İster misiniz?
www.edebiyatdefteri.com/siir/177852/millet-i-sâdika’nin-vatana-ihaneti..html - 185k -

Eğer yukarıdaki ilişim çalışmıyorsa, internet tarayıcınızın adres çubuğuna kopyalayınız.


MİLLET-İ SÂDIKA’NIN VATANA İHANETİ…
VE
HOCALI KATLİAMI !..

Alçaklık... Ayaklanma… Bölücülük... Canilik...
Casusluk… Cinayet… Çanağa Pisleme... Dehşet… Döneklik... Düşmanla İşbirliği… Hainlik...  Hıyanet... Irza Geçme... İstismar… İsyan… İşkence… Kahpelik... Katliam… Kışkırtma… Kıyım…  Öldürme... Pusu… Sabotaj… Saldırganlık… Soykırım... Şerefsizlik... Tahribat… Tahrik… Vahşet... Vefasızlık… Zulüm…


Alaçamlı=Köprübaşılı Halk Şairi, Reklâm Yazarı, Eğitimci, Gazeteci Hasan Sancak Ermenistan'ın Başşehri Erivan'da sözde "Ermeni Soykırımı"nı anmak amacıyla düzenlenen törende Ermenilerin Türk Bayrağını yakmalarını ve ABD Başkanı Obama’ nın ‘Büyük Felaket’ diyerek onlara verdiği desteği yazmış olduğu on sekiz dörtlüklü ve nakaratlı ‘TÜRK BAYRAĞINI YAKTI-ŞU ERMENİ PİÇLERİ OBAMA YANLARINDA-MAHVEDERLER İÇLERİ’ şiiriyle protesto etti.

Konu ile ilgili görüşlerini dile getiren Sancak:’ Ay-Yıldızlı Bayrağa uzanan eller en kısa zaman içinde kökünden kesilmelidir. Şehitlerimizin ruhları sızlamıştır. Adamlar ağzına geleni söylüyorlar. Biz, sadece susuyoruz. Her şey kapalı kapılar ardında konuşuluyor. İşin ne olduğunu ABD, AB, Ermeniler çok iyi biliyorlar. Bizim hiçbir şeyden haberimiz yoktur. Bunlar, üstüne basa basa konuşuyorlar. Yaptıkları icraatlar ve konuşmaları ortadadır. Cambaza bak denilerek uyutuluyoruz. Daha sınır kapısını açmadan onlar, bağımsızlığımızın sembolü şanlı bayrağımızı alçakça ve kahpece yaktılar. Sınırı niçin açacağız? Vatana dolup işsizlere yeni işsizler katacaklardır. Yüz binlerce insanımız işsizlik dolayısıyla inim inim inlerken, gelenler keyiflerine keyif katacaklardır. Kendileri iş sahibi olup ihanetlerine devam ederken, bizlerse bön bön bakacağız. Emir almaya o kadar alıştık ki. İnşallah bu aziz millet Atatürk gibi emir veren bir lideri içinden çıkartacaklardır. Türk Milleti kahpe eller tarafından bayrağımızın yakılışını görünce cevap verecek bir yetkilinin olmamasının şaşkınlığını ve derin üzüntüsünü yaşamaktadırlar.


Obama 1915 olayları için bizi övmüş müdür? Övmediği çok açıktır. Türk Milleti’ne hakaret edilmiştir.Alçakça ve kahpece küçültülmüştür.Kimse Ermenilerin düşmanın dümen suyuna girerek ihanetlerini konuşmamaktadır.Dün  Ermenilerdi.Bugün ise bu PKK dır.Yavaş yavaş onların da alt yapısı hazırlanmaktadır.Türkiye hiçbir zaman bu kadar aciz duruma düşmemiştir.Obama’nın konuşmasından önemli gördüğüm bölümlerini sizlerin de bilgisine sunuyorum.

‘94 yıl önce, 20. yüzyılın en büyük katliamlarından biri başladı. Her yıl, Osmanlı İmparatorluğu’nun son günlerinde 1.5 milyon Ermeni’nin katledilmesi veya ölüme yürümesini anıyoruz. Tarih, çözülmedikçe ağır bir yük olabilir. 1915’in korkunç olayları insanoğlunun kendi türüne insani olmayan tutumunun karanlık olasılığını hatırlatıyor. Geçmişi gözden geçirmenin uzlaşma yönünde kuvvetli bir vaadini de içinde barındırıyor. Benim 1915 olayları ile ilgili olarak görüşlerim belli, bunları tutarlı bir şekilde ifade ettim ve bu görüşlerim değişmedi. Ermeniler, dinamizm, dayanıklılık ve yetenekleri sayesinde, kendilerini yok etmeye çalışanlara karşı direndiler. ABD de, 1915’ten sonra bu ülkeye göç eden Ermeni asıllı Amerikalıların topluma yaptığı katkılarla zenginleşti. Bugün, dostluk, dayanışma ve derin saygı duygularıyla her yerdeki Ermenilerin yanında duruyorum.’


Söylenen sözler soykırım kadar ağır sözlerdir. Yukarıdaki sözleri bizleri yönetenlerin iyi okumasını ve tahlil etmesini istiyorum. Adam daha ne desin? Önce onların karınlarını iyice doyur. Açlıktan ölmesinler. Dün olduğu gibi iyice palazlansınlar. Sonra da toprak vermeden başlayarak, her şeyi kabul edin demektedir.
Obama soykırım demedi diye bir göbek atmadığımız kaldı. Televizyonlar ve basın bunu manşetten duyuruyorlar. Adam, daha kötüsünü konuştu. Bunu görmüyor musunuz? Bu konuşma Türkiye’de ABD karşıtlığına tavan yaptıracaktır. Bundan sonra seçimle iktidara gelenler buna iyi dikkat etmeleri gerekir.


Türkiye gerçekten gariplikler ülkesi oldu. Bir şair Ermenilerin Türk Milletine yaptığı ihaneti 3000 mısra ile anlatıyor. Kendisine destek olacak bir makam ve yetkili bulamıyor. Ben, Türkler Ermenileri şöyle kesmiş doğramış deseydim, televizyonlar ve gazeteler beni flaş haber olarak dünyaya duyururdular. Bizde aydın ihaneti vardır. Bu vatanın ekmeğini yiyeceksin. Suyunu içeceksin. Havasını teneffüs edeceksin. Üstelik bir de ihanet edeceksin. Bunu da çağdaşlık adına yapacaksınız. Yukarıdaki üye olduğum sitelerde konuyla ilgili uzun şiirimi okuyucularımızın bilgisine de sunuyorum. Şiir kitaplarına destek olacak belediye başkanlarımızdan ve iş adamlarımızdan ilgi ve destek bekliyorum’ dedi.



TÜRK BAYRAĞINI YAKTI-ŞU ERMENİ PİÇLERİ
OBAMA YANLARINDA-MAHVEDERLER İÇLERİ


Ermenistan Başkenti-şer devlet Erivan'da
Neler oldu gördün mü-huzur kalmadı canda
Bağımsızlık timsali-benim şanlı bayrağım
Kahpelerce yakıldı-üzüldü yurtta sağım

Türk Bayrağını yaktı-şu Ermeni piçleri
Obama yanlarında-mahvederler içleri

Bayrak şehidin kanı-anlayamaz soysuzlar
Başlarına bakınız-sağ ve solda boynuzlar
Bunların ataları-kan içti oluk oluk
Anne baba nineler-mahvoldu çoluk çocuk

Türk Bayrağını yaktı-şu Ermeni piçleri
Obama yanlarında-mahvederler içleri

Bayrağımı yakanı-tutar isem yakarım
Karşısına geçerek-zevk duyarak bakarım
Ben ekmek vereceğim-besleyeceğim onu
O alçaklık yapacak-hazmedemedim bunu

Türk Bayrağını yaktı-şu Ermeni piçleri
Obama yanlarında-mahvederler içleri

Al rengi tanımayan-kişiye açma kucak
Bayrakta kanı olan-anlamı bilir ancak
Elleri kollarını-sallatarak vatana
Onları sokarsanız-ihanettir atana

Türk Bayrağını yaktı-şu Ermeni piçleri
Obama yanlarında-mahvederler içleri

Gözleri yurdumuzda-toprak isterler bizden
Kanunlarında vardır-kurtulmadık krizden
Dünya yanlarındadır-bilmez mi yetkililer
Bizi esir alacak-şu sicilli deliler

Türk Bayrağını yaktı-şu Ermeni piçleri
Obama yanlarında-mahvederler içleri

Tek karış toprağımız-bil verilemez asla
Yok etmek isteyene-bizler bakarız hırsla
Yüz binler candan geçti-daha vardır milyonlar
Emre hazır bekliyor-bütünüyle insanlar

Türk Bayrağını yaktı-şu Ermeni piçleri
Obama yanlarında-mahvederler içleri

Açın açın kapıyı-emre edin itaat
Gözlerimiz kapalı-bizde kalmadı takat
Saygısızlık yapanın-yanına kalmamalı
Horlayarak uyuma-uykuya dalmamalı

Türk Bayrağını yaktı-şu Ermeni piçleri
Obama yanlarında-mahvederler içleri

Sınır tanımayana-bir kez eğersen boyun
‘Ön taraftan atlarsa-geriden gelir koyun’
Türk Milleti affetmez-imzayı atanları
Asla unutmayacak-vatanı satanları

Türk Bayrağını yaktı-şu Ermeni piçleri
Obama yanlarında-mahvederler içleri

İnsan insan olmalı-yapmamalı kahpelik
Şerefsizlik yaptıysa-sökülmelidir ilik
Biz neyle uğraşırız-onların başka derdi
Sıkıntıya sokarlar-vatanımda her merdi

Türk Bayrağını yaktı-şu Ermeni piçleri
Obama yanlarında-mahvederler içleri

Kahpenin yaptığını-köpekler bile yapmaz
Senelerce dinleriz- hem öğüt hem de vaaz
Devlet adamlığı şart-yok mudur bir Atatürk
Çağları aşmalıdır-kendisine gelsin Türk

Türk Bayrağını yaktı-şu Ermeni piçleri
Obama yanlarında-mahvederler içleri

Atamız ne yapmıştı-o Yunan bayrağını
Emir verdi kaldırttı-unutmayın bu anı
Bize barbar diyenin-kızarmalı yüzleri
Atatürk’ü tanıyın-unutulmaz sözleri

Türk Bayrağını yaktı-şu Ermeni piçleri
Obama yanlarında-mahvederler içleri

Hah ha yapmakla olmaz-düşünün yüz seneyi
Bu işten kurtuluş yok-bulmayın bahaneyi
Tehlikeli oyunu-sergileyen bir toplum
Sonucuna katlanır-davranın kızım oğlum

Türk Bayrağını yaktı-şu Ermeni piçleri
Obama yanlarında-mahvederler içleri

Köpekleşmiş milletler-gün gelir cezasını
Hepsi de görecektir-tümüyle ezasını
Geçmişte olanları-unutmadık milletçe
Daima elde hazır-sunulacak dilekçe

Türk Bayrağını yaktı-şu Ermeni piçleri
Obama yanlarında-mahvederler içleri

Şartlarını sırala-eğer büyük devletsen
Satır satır okuyun-davranmalıyız erken
Türkiye büyük bir güç-şuuruna varmalı
Yarının düşlerini-uyumayıp kurmalı

Türk Bayrağını yaktı-şu Ermeni piçleri
Obama yanlarında-mahvederler içleri

Ticaret arıyorlar-denize düştüler hep
Nefesleri kokuyor-delik hepsinde de cep
Karabağ meselesi-soykırımın lafları
Neler varsa halledin-sakın yapma gafları

Türk Bayrağını yaktı-şu Ermeni piçleri
Obama yanlarında-mahvederler içleri

Obama’da konuştu-evet dedi soykırım
Bunu da alkışlayın-yok olsun itibarım
‘Doksan dört sene önce- yüzyılın katliamı
Başladığını dedi-övdü durdu yamyamı

Türk Bayrağını yaktı-şu Ermeni piçleri
Obama yanlarında-mahvederler içleri

Osmanlı Devleti’nin-son günlerinde imiş
Tamam 1.5 milyon –yok olan Ermeni'ymiş
Ölüme yürümesi-katledilmesini
Anıyoruz söyledi’-yükselt artık sesini

Türk Bayrağını yaktı-şu Ermeni piçleri
Obama yanlarında-mahvederler içleri

Bugün bunları diyen-yarın neyi söylemez
Buradan uyarırım-davranmanız gerek tez
Hasan Sancak bir Şair-oka benzer kalemi
Dörtlükle uyandırdım-dört yanda elalemi

Türk Bayrağını yaktı-şu Ermeni piçleri
Obama yanlarında-mahvederler içleri



FACEBOOK’TAN ARKADAŞ OLARAK EKLEYEBİLİRSİNİZ.


Alaçamlı=Köprübaşılı Halk Şairi Reklâm Yazarı Eğitimci Gazeteci Hasan Sancak Kimdir?

Orta Karadeniz Bölgesi’nin en büyük ili olan Samsun’umuzun güzel, şirin, turistik, yeşille mavinin kucaklaştığı… Alaçam ilçesinden en derin saygı ve sevgilerimi sunarım.
Adım soyadım Hasan Sancak’tır. Alaçamlı=Köprübaşılı Halk Şairi, Reklâm Yazarı, Eğitimci, Gazeteciyim.24 senedir basının içindeyim.53 yaşındayım. Nagehan isminde bir kızım, Alp Cihan ve Boğaç Han isminde de iki tane erkek çocuk sahibiyim. Alaçam ilçesinde 01.01.1956 yılında doğdum. Aslen Trabzon'un Köprübaşı İlçesindenim. Bize burada Hacı Dedeoğlu Sülalesi (SANCAK) derler. (Hacı Seyit Dedeoğlu’ nun-Merhum) en büyük oğlu Yakup Sancak’ın oğluyum. Dokuz kardeşiz. Annemin ismi Emine, (Merhume) babamın Yakup’tur.



Alaçam’da sırasıyla Fatih İlkokulu'nu, Alaçam Lisesi’nin orta ve lise kısmını tamamladım.06.11.1980'de Samsun Eğitim Enstitüsü Türkçe Bölümü'nü bitirdim. Aynı sene Ankara'da kurayı çekerek, 15.12. 1980 ’de Hatay ili Antakya Atatürk Ortaokulu’nda depo öğretmeni oldum.14. 01,1981’de ilişkimi kestim. 19.01.1981'de Antakya Şenköy Ortaokulu’na Stajyer Türkçe Öğretmeni olarak tayin edildim. 19.01.1982 de stajyerliğim kalktı.21.06.1981- 02.01.1982 yılları arasında müdür vekilliği üstlendim. Bu okulda 17.01.1983 tarihinde görevim sona erdi.15.12.1983 tarihinde Antakya Hassa Salmanuşağı Ortaokulu'na gönderildim. 15.01.1984'te Isparta 40'ıncı Piyade Alayı'nda, dört ay süreyle, askerlik görevimi er olarak gerçekleştirdim. 15.12.1985’te bu okuldan ayrıldım. Eş durumu dolayısıyla Samsun'un Alaçam İlçesi İmam Hatip Lisesi'ne tayinim çıktı. Burada 15.09.1999 yılına kadar vazife yaptıktan sonra aynı tarihte Alaçam Cumhuriyet İlköğretim Okulu'nda Türkçe Öğretmenliğine geçtim. Birinci dönem çalıştıktan sonra Kaymakamlık oluruyla ikinci dönem Fatih İlköğretim Okulu'na atandım. Millî Eğitim Bakanlığı'nın çıkarmış olduğu 'Norm Kadro' dolayısıyla 06.07.2000 yılında Alpaslan İlköğretim Okulu'na Türkçe Öğretmenliği görevine yollandım. 15 saat Alpaslan İlköğretim Okulu, 15 saat Karşıyaka İlköğretim Okulu'nda Türkçe dersine girdim.
31.07.2001 tarihinde görevim sonlandı.2001 yılının ilk 6 ayında Karşıyaka İlköğretim Okulu ve Atatürk İlköğretim Okulu'nda Türkçe dersine girdim.31.07.2001’de Cumhuriyet İlköğretim Okulu'nda tekrar asil öğretmenliğe döndüm. Toplam 25 sene dört ay görev yaptım. 2005–2006 yılının Temmuz ayında emeklilik hakkını kazandım.



Ben;1 Aralık 2000 senesinde, 44 yaşında, gördüğü gerçek rüya reklâm senaryosunu notere onaylatan ve bu tarihten sonra da rüyalarında reklâm senaryoları gören dünyadaki ilk ve tek kişiyim. O tarihten itibaren de düşümde reklâm senaryoları görerek, notere onaylattım. Reklâm senaryoları yazmayı sürdürdüm. 5 Aralıkla, 12 Aralık 2000 tarihleri arasında ulusal televizyon ve gazeteler beni dünya ve Türkiye’ye flaş haber olarak duyurdular. Coca Cola ve bazı büyük şirketler, benden dört beş sene sonra noter onaylı gerçek rüya reklâm senaryolarımın aynısını dünya ve Türkiye’deki ulusal kanalların reklâm kuşaklarında oynatmışlardır. Coca Cola’yı gerçek rüya reklâm senaryomun aynısını kopyaladığı için mahkemeye verdim. Samsun yerel mahkemeyi kaybetmiştim. Yargıtay’a itiraz ettik. Samsun Yerel Mahkemesinin verdiği kararı Yargıtay bozdu. Dava yakında Samsun’da tekrar başlayacaktır.

Şimdiye kadar şiir kitaplarım, NOTER ONAYLI RÜYA REKLÂM SENARYOLARIM, Notere onaylattığım "Televizyonlar İçin 300 e yakın İlginç Yarışmalarım ile kamuoyunun gündemine geldim. Çıkan üç tane şiir kitabım vardır. Bu kitaplarla birlikte basıma hazır 50 tane şiir kitabım ve 5000 tane şiirim bulunmaktadır. 50 tanesi notere onaylatılan 400 taneden fazla reklâm senaryomu RÜYALARIMI ÇALDILAR!..İsmiyle  kitap haline dönüştüreceğim.Google’ye  Rüyalarımı Çaldılar, Blogcu Hasan Sancak, Noter Onaylı Rüya diye yazarsanız, yüzlerce sayfamla karşılaşırsınız. Şiir kitaplarıma desteklerinizi bekliyorum. Faturası kesilerek,  kitaplarımın iç karton kapaklarında renkli olarak, şirket tanıtımlarınızı sergileyebilirsiniz.


Belirli yıllarda Alaçam'da (T.R.T-A.A.-İ.H.A.-D.H.A -HÜRRİYET-GÜNEŞ-ORTADOĞU-FOTOSPOR-HALK-SANCAK-ALTINOVA Gazetesi' nin muhabirliğini ve temsilciliğini yaptım.
ÇIKAN ŞİİR KİTAPLARIM:
(O' DUR) ÖĞRETMENİN EN GÜZEL ATATÜRK ŞİİRLERİ (2000)
ONLAR ANALARIMIZ -ÖĞRETMENİN EN GÜZEL ANNE ŞİİRLERİ. (2003)
BENİM ANNEM MELEKTİ ('2005)


HASAN SANCAK
ALAÇAMLI HALK ŞAİRİ
REKLÂM YAZARI
(EĞİTİMCİ-GAZETECİ)
TEL: 0362–621 27 79
0506–2730465 (Öğretmen Hattı)

E-mail: noteronayliruya55@yahoo.com.tr

Yeni Cami Mah. Bafra Cad.4.Sok No 11
55800-ALAÇAM-SAMSUN


Alaçamlı Halk Şairi Hasan Sancak’tan Belediye Başkanlarına İlginç Teklif!..

Alaçamlı Halk Şairi Hasan Sancak’tan Belediye Başkanlarına İlginç Teklif!..

ALAÇAM HABER MERKEZİ’NDEKİ RESİMLERİ KULLANABİLİR DİĞER HABERLERİMİ OKUYABİLİRSİNİZ!..
www.alacamhabermerkezi.blogcu.com/

GOOGLE’YE HASAN SANCAK YAZARAK, DİĞER SAYFALARIMA ULAŞABİLİRSİNİZ.

Alaçamlı Halk Şairi, Reklâm Yazarı, Eğitimci ve Gazeteci Hasan Sancak belediye başkanlarının il ve ilçelerinde yapmış oldukları hizmetleri en güzel şekilde şiirleştirmek istediğini söyledi.

Konu ile ilgili görüşlerini dile getiren Sancak’:29 Mart 2009’da Türkiye genelinde belediye başkanlığı seçimleri olmuştur. Tekrar belediye başkanı olan ya da yeni seçilerek bulundukları yerlerde güzel hizmetler yapan belediye başkanlarının icraatlarını şiirleştirmek istiyorum. Kendilerini ve hizmetlerini en güzel bir şekilde şiirle tanıtabilirim. Kitap haline getirmediğim Bafra Eski Belediye Başkanı Hasan Aslan’a yazmış olduğum şiirlerim mevcuttur. Kitabı basmak nasip olmadı. Bu şiirlerim için bir blogcu sitesi de açtım. http://hasanaslanasiirler.blogcu.com İsteyenler örnek şiirlerimi buradan görebilirler.Bu Türkiye’de ilk defa olan bir şeydir.Yazılan şiirler kitap haline gelirse, bir belediye başkanı ilk defa yaptığı icraatları şiir kitabı haline getiren belediye başkanı unvanını kazanacaktır.Ayrıca kendisi adına bir blogcu sitesi de açılacaktır.



Bir şiiri kalemle deftere yazmak, bilgisayara geçmek, sayfa düzenini yapmak, yanlışları düzeltmek, kelimeleri yerli yerine yerleştirmek… Büyük bir sabır ve çaba gerektirmektedir. Bunlar yapıldıktan sonra şiir kitabının okuyucuya ulaşması için paraya ihtiyaç vardır. Benim gibi maddi gücün yerinde değilse, beklemek mecburiyetindesin. Benim durumumda olan binlerce kişi bulunmaktadır. Şiir kitaplarıma maddi destek olmak isteyen herkes bana telefon ya da E-Mail yoluyla ulaşabilir. Destek olanların şiir kitaplarımın iç karton kapaklarında, renkli olarak tanıtımı olacaktır.’Şeklinde konuştu.




FACEBOOK’TAN ARKADAŞ OLARAK EKLEYEBİLİRSİNİZ.
Alaçamlı=Köprübaşılı Halk Şairi Reklâm Yazarı Eğitimci Gazeteci Hasan Sancak Kimdir?

Orta Karadeniz Bölgesi’nin en büyük ili olan Samsun’umuzun güzel, şirin, turistik, yeşille mavinin kucaklaştığı… Alaçam ilçesinden en derin saygı ve sevgilerimi sunarım.
Adım soyadım Hasan Sancak’tır. Alaçamlı=Köprübaşılı Halk Şairi, Reklâm Yazarı, Eğitimci, Gazeteciyim.24 senedir basının içindeyim.53 yaşındayım. Nagehan isminde bir kızım, Alp Cihan ve Boğaç Han isminde de iki tane erkek çocuk sahibiyim. Alaçam ilçesinde 01.01.1956 yılında doğdum. Aslen Trabzon'un Köprübaşı İlçesindenim. Bize burada Hacı Dedeoğlu Sülalesi (SANCAK) derler. (Hacı Seyit Dedeoğlu’ nun-Merhum) en büyük oğlu Yakup Sancak’ın oğluyum. Dokuz kardeşiz. Annemin ismi Emine, (Merhume) babamın Yakup’tur.



Alaçam’da sırasıyla Fatih İlkokulu'nu, Alaçam Lisesi’nin orta ve lise kısmını tamamladım.06.11.1980'de Samsun Eğitim Enstitüsü Türkçe Bölümü'nü bitirdim. Aynı sene Ankara'da kurayı çekerek, 15.12. 1980 ’de Hatay ili Antakya Atatürk Ortaokulu’nda depo öğretmeni oldum.14. 01,1981’de ilişkimi kestim. 19.01.1981'de Antakya Şenköy Ortaokulu’na Stajyer Türkçe Öğretmeni olarak tayin edildim. 19.01.1982 de stajyerliğim kalktı.21.06.1981- 02.01.1982 yılları arasında müdür vekilliği üstlendim. Bu okulda 17.01.1983 tarihinde görevim sona erdi.15.12.1983 tarihinde Antakya Hassa Salmanuşağı Ortaokulu'na gönderildim. 15.01.1984'te Isparta 40'ıncı Piyade Alayı'nda, dört ay süreyle, askerlik görevimi er olarak gerçekleştirdim. 15.12.1985’te bu okuldan ayrıldım. Eş durumu dolayısıyla Samsun'un Alaçam İlçesi İmam Hatip Lisesi'ne tayinim çıktı. Burada 15.09.1999 yılına kadar vazife yaptıktan sonra aynı tarihte Alaçam Cumhuriyet İlköğretim Okulu'nda Türkçe Öğretmenliğine geçtim. Birinci dönem çalıştıktan sonra Kaymakamlık oluruyla ikinci dönem Fatih İlköğretim Okulu'na atandım. Millî Eğitim Bakanlığı'nın çıkarmış olduğu 'Norm Kadro' dolayısıyla 06.07.2000 yılında Alpaslan İlköğretim Okulu'na Türkçe Öğretmenliği görevine yollandım. 15 saat Alpaslan İlköğretim Okulu, 15 saat Karşıyaka İlköğretim Okulu'nda Türkçe dersine girdim.
31.07.2001 tarihinde görevim sonlandı.2001 yılının ilk 6 ayında Karşıyaka İlköğretim Okulu ve Atatürk İlköğretim Okulu'nda Türkçe dersine girdim.31.07.2001’de Cumhuriyet İlköğretim Okulu'nda tekrar asil öğretmenliğe döndüm. Toplam 25 sene dört ay görev yaptım. 2005–2006 yılının Temmuz ayında emeklilik hakkını kazandım.



Ben;1 Aralık 2000 senesinde, 44 yaşında, gördüğü gerçek rüya reklâm senaryosunu notere onaylatan ve bu tarihten sonra da rüyalarında reklâm senaryoları gören dünyadaki ilk ve tek kişiyim. O tarihten itibaren de düşümde reklâm senaryoları görerek, notere onaylattım. Reklâm senaryoları yazmayı sürdürdüm. 5 Aralıkla, 12 Aralık 2000 tarihleri arasında ulusal televizyon ve gazeteler beni dünya ve Türkiye’ye flaş haber olarak duyurdular. Coca Cola ve bazı büyük şirketler, benden dört beş sene sonra noter onaylı gerçek rüya reklâm senaryolarımın aynısını dünya ve Türkiye’deki ulusal kanalların reklâm kuşaklarında oynatmışlardır. Coca Cola’yı gerçek rüya reklâm senaryomun aynısını kopyaladığı için mahkemeye verdim. Samsun yerel mahkemeyi kaybetmiştim. Yargıtay’a itiraz ettik. Samsun Yerel Mahkemesinin verdiği kararı Yargıtay bozdu. Dava yakında Samsun’da tekrar başlayacaktır.

Şimdiye kadar şiir kitaplarım, NOTER ONAYLI RÜYA REKLÂM SENARYOLARIM, Notere onaylattığım "Televizyonlar İçin 300 e yakın İlginç Yarışmalarım ile kamuoyunun gündemine geldim. Çıkan üç tane şiir kitabım vardır. Bu kitaplarla birlikte basıma hazır 50 tane şiir kitabım ve 5000 tane şiirim bulunmaktadır. 50 tanesi notere onaylatılan 400 taneden fazla reklâm senaryomu RÜYALARIMI ÇALDILAR!..İsmiyle  kitap haline dönüştüreceğim.Google’ye  Rüyalarımı Çaldılar, Blogcu Hasan Sancak, Noter Onaylı Rüya diye yazarsanız, yüzlerce sayfamla karşılaşırsınız. Şiir kitaplarıma desteklerinizi bekliyorum. Faturası kesilerek,  kitaplarımın iç karton kapaklarında renkli olarak, şirket tanıtımlarınızı sergileyebilirsiniz.


Belirli yıllarda Alaçam'da (T.R.T-A.A.-İ.H.A.-D.H.A -HÜRRİYET-GÜNEŞ-ORTADOĞU-FOTOSPOR-HALK-SANCAK-ALTINOVA Gazetesi' nin muhabirliğini ve temsilciliğini yaptım.
ÇIKAN ŞİİR KİTAPLARIM:
(O' DUR) ÖĞRETMENİN EN GÜZEL ATATÜRK ŞİİRLERİ (2000)
ONLAR ANALARIMIZ -ÖĞRETMENİN EN GÜZEL ANNE ŞİİRLERİ. (2003)
BENİM ANNEM MELEKTİ ('2005)


HASAN SANCAK
ALAÇAMLI HALK ŞAİRİ
REKLÂM YAZARI
(EĞİTİMCİ-GAZETECİ)
TEL: 0362–621 27 79
0506–2730465 (Öğretmen Hattı)

E-mail: noteronayliruya55@yahoo.com.tr

Yeni Cami Mah. Bafra Cad.4.Sok No 11
55800-ALAÇAM-SAMSUN