| | Üretsiz Blog oluştur

HASAN SANCAK NOTER ONAYLI RÜYA

REKLAM YAZARI -ŞAİR HASAN SANCAK’IN VİDEOLARI!


REKLAM YAZARI  -ŞAİR HASAN SANCAK’IN VİDEOLARI!


Reklam Yazarı  -Şair Hasan Sancak’ın Videoları!


REKLAM YAZARI HASAN SANCAK'IN VİDEOLARI!


NOTER ONAYLI 'RÜYA'SAMANYOLU MACERACI -REKLAM YAZARI HASAN SANCAK ALAÇAM-SAMSUN


http://www.videotubetc.com/musicvideo.php?vid=459e4c50b



‘KÂBUS’ SOBA ZEHİRLENMESİ KISA FİLMİ

Alaçamlı=Köprübaşılı Halk Şairi Reklâm Yazarı Eğitimci Gazeteci

Hasan Sancak’ın Soba Zehirlenmesi İlk Gerçek ‘Kâbus’ Kısa Filmi

Soba Zehirlenmesi İlk Gerçek ‘Kâbus’ Kısa Filmimi VİDİVİDO’ da Seyrediniz.
http://www.vidivodo.com/153857/sessiz-olum

Soba Zehirlenmesi İlk Gerçek ‘Kâbus’ Kısa Filmimi AKILLI TV’ de Seyrediniz.

http://www.akilli.tv/video/183532/Ac...ssiz-Olum.aspx

Soba Zehirlenmesi İlk Gerçek ‘Kâbus’ Kısa Filmimi MYNET’ te Seyrediniz.
http://video.mynet.com/noteronayliruya/ACUN-ILICALI-SESSIZ-OLUM/143683/


Soba Zehirlenmesi İlk Gerçek ‘Kâbus’ Kısa Filmimi PİKNİKTUBE’ de Seyrediniz.

http://www.pikniktube.com/video.asp?...51748fea4af31d


(Tıklanmıyorsa, Linki Adres Çubuğuna Kopyalayıp Enter Tuşuna Basınız.)

LÜTFEN GÖRÜNTÜLERİMİ FACEBOOK’TA  PAYLAŞINIZ!..

‘KÂBUS’ SOBA ZEHİRLENMESİ KISA FİLMİNİN KONUSU:

KONU: Bir şehir üstten gösterilir.50–55 yaşlarında bir erkek bir apartmana doğru yaklaşmaktadır. Elinde bir çantası ve gözünde siyah bir gözlüğü görülmektedir. Birinci katta oturmaktadır. Anahtar ile kapıyı açar. Doğruca mutfağa girer. Ceketi ve gözlüğü çıkartır. Mutfakta güzüne=soba vardır. Üstten bir demir tutacağı alarak, sobanın kovasını çıkartır. Kovayı elinde tutarak, doğruca dışarı gider. Dışarıda dolu bir kova daha vardır. Dolu kovayı eline alarak, tekrar eve girer. Sobanın içine kovayı koyarak, bir tane çıra ile sobayı tutuşturur. Soba yavaş yavaş yanmaya başlar. Elini yıkamak için dışarı çıkar. Elinde bir havlu ile görülür. Yüzünü ve elini silmektedir. Kapıyı kapatır. Divana oturur. Divanın üst tarafındaki kitapları eline alarak, teker teker okur. Televizyonun kumandasını eline alarak televizyonu açar. Televizyon kanallarını tuşlamaktadır. Bu esnada sobadan sızan karbon monoksit gazı odanın içine doğru yayılmaktadır. İşin farkına geç varmıştır. Başı çatlayacak gibidir. Sızmak üzeredir. Son bir gayretle başını tutarak doğrulur. Sağına soluna bakmaktadır. Televizyona bakar. Show TV’de Var mısın? Yok musun? Programı başlamıştır. Soluna bir kez daha dönünce cep telefonu olduğunu görür. Onu yavaşça eline alır. Bu esnada Acun telefonun başında onu beklemektedir. Telefonu çaldırır. Telefonda Acun yazmaktadır.
-Acun telefonu aç. Diye bağırmaktadır. Acun telefonu eline alır.
Bu esnada televizyon ekranında Hasan Sancak Alaçamlı Halk Şairi Reklâm Yazarı yazısı görülür. Adam televizyona doğru yavaş sesle
Adam: Acun! Seni Samsun’un Alaçam ilçesinden arıyorum. Adım soyadım Hasan Sancak’tır. Sobadan çıkan gaz beni zehirledi.
Acun! Beni kurtar! Acun! Beni kurtar! Diye bağırmaktadır.
Bir kaç sefer bağırma işi devam eder. Kafasını sağa sola çevirmektedir. Yüzü de sırılsıklamdır. Konuşma cümleleri yazıyla İngilizceye çevrilecektir. Adam birden yattığı yerden Acun diye bağırarak doğrulur.



HASAN SANCAK
ALAÇAMLI HALK ŞAİRİ
REKLÂM YAZARI
(EĞİTİMCİ-GAZETECİ)
TEL: 0362–621 27 79
0506–2730465 (Öğretmen Hattı)
E-mail: noteronayliruya55@yahoo.com.tr
Yeni Cami Mah. Bafra Cad.4.Sok No 11
55800-ALAÇAM-SAMSUN

REKLAM YAZARI HASAN SANCAK YARGITAY’A GİDECEK!

Reklam Yazarı Hasan Sancak Yargıtay’a Gidecek!

REKLAM YAZARI HASAN SANCAK YARGITAY’A GİDECEK!


BİLİRKİŞİ RAPORUNA KARŞI SÖZ HAKKI İSTİYORUM!

Samsun‘da 2006 yılından itibaren devam eden dava BİLİRKİŞİ HEYETİ’ nin taraflı ve objektif olmayan kararından dolayı aleyhime sonuçlanmıştır.Şu anda hakimin gerekçeli kararı beklenmektedır.15 gün içinde yazması gerekiyordu.COCA AVUKATLARI, pul parasını ödemediğinden dosya  SAMSUN 3.ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ’nde beklemektdir.Bundan sonra Yargıtay safhası olacaktır.Bu haberimi ne yazık ki kendi doğduğum  memleketimde televizyonlara yaptıramıyorum.
HÜR-BAĞIMSIZ VE ONURLU BİR ULUSAL TELEVİZYON BULAMADIM.BEN,BİLİYORUM DİYEN VARSA,BANA MAİL ATSIN.
SAYGILARIMLA.

NOT:BU HABERİM YARGITAY’A GÖNDERİLDİĞİNDE,BİLİRKİŞİ HEYETİNE VERİLEN CEVAPLARLA KAMUOYUNA DUYURULACAKTIR!

Para ve çıkar ile-Türk Basını susarsa
Yurdumuz elden gider-ne mal kalır ne yasa

İSTANBUL’DAKİ ULUSAL TELEVİZYONLARIN ADRESLERİNİ ARIYORUM!

İNSANİYET NAMINA, ‘HÜR, BAĞIMSIZ, ONURLU ULUSAL TELEVİZYONLARIN ADRES, MAİL VE TELEFONLARININ YA DA YERLERİNİN BİLDİRİLMESİNİ RİCA EDİYORUM!


Televizyonculuk; hür, bağımsız ve onurlu olmaktır. Bunlara sahip değilseniz, kesinlikle ‘TELEVİZYONCU’ olamazsınız! Dünyada ve Türkiye’de ‘HÜR, BAĞIMSIZ, ONURLU, YÜREĞİ YETEN, PARANIN KÖLESİ OLMAYAN BİR ULUSAL TELEVİZYON’ arıyorum! Şu ana kadar bulamadım. Eğer böyle biri iseniz, sesime ses veriniz. Bu özellikleri taşımıyorsanız, kesinlikle ‘TELEVİZYONCU’ olamazsınız. Emir alan, haber yapmaktan korkan televizyonları ve gazeteleri   protesto ediyorum. Ne yazık ki benim ülkemde, ulusal ‘TELEVİZYONLARIN’ çok büyük bir bölümü kuşatılmıştır. Özgürce haber yapamamaktadırlar. Onlar Dolar ve paranın kölesi olmuşlardır. HÜRRİYET YOLUNDA EMEK VEREN, VERECEK OLAN BÜTÜN YÜREKLİ GAZETECİLERE, TELEVİZYONCULARA VE BASIN MENSUPLARINA ŞÜKRANLARIMI SUNARIM.



ONURLU  BASIN MENSUBU İLE ONURSUZ BASIN MENSUBUNUN ÖZELLİKLERİ!


YA BAĞIMSIZDIR YA DA DEĞİLDİR!
YA BASIN MENSUBUDUR YA DA DEĞİLDİR!
YA DÜŞÜNCESİNİ SATANDIR YA DA DEĞİLDİR!
YA EMİR ALANDIR YA DA DEĞİLDİR!
YA GAZETECİDİR YA DA DEĞİLDİR!
YA HABERCİDİR YA DA DEĞİLDİR!
YA HÜRDÜR YA DA DEĞİLDİR!
YA KALEMİNİ SATANDIR YA DA DEĞİLDİR!
YA ONURLUDUR YA DA DEĞİLDİR!
YA PARANIN KÖLESİDİR YA DA DEĞİLDİR!
YA RUHUNU SATANDIR YA DA DEĞİLDİR!
YA TELEVİZYONCUDUR YA DA DEĞİLDİR!
YA UŞAKTIR YA DA DEĞİLDİR!
YA YÜREĞİ YETENDİR YA DA DEĞİLDİR!..
HASAN SANCAK

COCA COLA RÜYA REKLAMI'NI SEYREDİNİZ!..
www.reklamlar.tv/rtv/sin/one/N/P_P/rv/BHDGB

(TIKLANMIYORSA, LİNKİ ADRES ÇUBUĞUNA KOPYALAYIP, ENTER TUŞUNA BASINIZ.)

COCA COLA RÜYA REKLAMIIIN KONUSU

Coca Cola Rüya Reklamında bir arkadaş diğer arkadaşını rüyada görmektedir.Rüya gören, bir koltukta uyumaktadır.Susuzluk ihtiyacı vardır.İlk önce yanında oturan arkadaşına içecek aratıyor.Bu arkadaşı yanından kalkarak,odanın içinde yürüyor.
Buzdolabının yanına gelerek,kapağını açıyor.İçinde içecek arıyor.Buzdolabı boştur.Rüya gören arkadaşını devreden çıkartıyor.Buzdolabının içinde bir içecek hayal ediyor.Arkadaşının bulamadığı içeceği evden dışarı çıkarak arıyor.Marketlere içecek var mı soruyor.Market sahibinin biri olmadığını dünyada sadece bir tane kaldığını söylüyor.Dışarılarda içecek arıyor.Boş kamyon kasalarının olduğu Coca Cola içecek şişelerinin yanından geçiyor.Herkesin, elinde bir dolu içeceğin olduğu bir atleti kovalaadığını  görürken, rüyasından uyanıyor.Dolu olan içecek, arkadaşının elindedir.Bunu paylaşıyorlar.


NOTER ONAYLI ‘RÜYA’
GERÇEK ‘RÜYA’ GIDA IŞINLAMA REKLÂMI
ÂLEMDE İLK VE TEK
DÜNYADA EŞİ VE BENZERİ YOK

BU YAZININ TAMAMI ALAÇAMLI HALK ŞAİRİ REKLÂM YAZARI EĞITİMCİ-GAZETECİ HASAN SANCAK'A AİTTİR. DÜZENLEME ŞEKLİNDE İFADE TESBİT TUTANAĞI

İki bin yılı Aralık ayının birinci günüdür. 1.12.2000 Aşağıda mühür ve imzası bulunan, ben Bafra 2. Noterliği NİLGÜN KURT Çakırmahmut İş hanı Kat:1 Bafra adresindeki dairemde görev yaparken, yanıma gelen ve gösterdiği Alaçam nüfusundan YENİLEME nedeni ile verilen 22.08.1989 gün ve V01-985727 numaralı fotoğraflı nüfus cüzdanı kimliğine göre Samsun ili Alaçam ilçesi Yeni cami Mah. Nüfusunda 008,5 cilt 16 sayfa 290-7 kütükte kayıtlı olup, baba isminin Yakup, anne isminin Emine olduğu ve 1956 tarihinde doğduğu anlaşılan ve hâlen Yeni cami Mah Alaçam adresinde oturduğunu ve okuryazar olduğunu söyleyen HASAN SANCAK Düzenleme şeklinde bir ifade TESBİT TUTANAĞI tanzimini istedi. Kendisini yukarıda yazılı hüviyet ile tanıdığım gibi, bu işi yapma yeteneğinin bulunduğunu ve okuryazar olduğunu gördüm. Bunun üzerine şu suretle söze başladı.

‘RÜYA’MDA GÖRDÜĞÜM DÜŞ

KONU: ‘Rüya’mda karnımın zil çaldığını fark ederek uyandım. Saat gece 03.00'dı. Yataktan kalkarak, mutfağa gittim. Buzdolabının kapağını açtım. İçerisinde yiyecek aradım. Ne yazık ki buzdolabında ve evde yiyecek namına hiçbir şeyin olmadığını gördüm. Açlıktan ayakta duracak dermanım kalmamıştı. Su ile karın doyurulmaz diyordum. Birden aklıma misafir odasındaki bilgisayarım geldi. Hemen misafir odasına koştum. Bilgisayarımı açtım. Bilgisayar faresini elime alarak, İnternet'e geçtim. Büyük bir market aramaya başladım. Uzun uğraşlardan sonra karşıma İnternet'te büyük bir süper market çıktı. Reyonlarda ne yoktu ki… Tavuk, peynir, zeytin, sucuk, pastırma... Canımın çektiği hangi yiyecekler varsa, farenin imlecini o yiyeceklerin üzerine teker teker getirerek, bir bir tıkladım. Her tıkladığım yiyecek benim buzdolabına üstten dolmaya başladı. Buzdolabını süper marketten ağzına kadar doldurdum. Sevincimden havalara zıplıyordum. Kendi kendime bolluk ne güzel şey diyordum. Birden aklıma bu yiyeceklerin parasını vermediğim geldi. Doldurduğum o yiyeceklerin hesabını yapmaya başladım. Ortaya çıkan toplam rakamın maaşımı kat kat aştığını gördüm Hanımın seslenmesiyle tatlı düşten uyandığım zaman durmadan elimin ağzıma gittiğini, sanki o yiyecekleri yiyor gibi bir hâl aldığını gördüm... Yazılan bu tutanak okunması için kendisine verildi. Okudu. Yazılanların hakiki arzuları olduğunun bildirilmesi üzerine altı tarafımızdan imzalandı ve mühürlendi.
1 ARALIK 2000
İki bin yılı Aralık ayının birinci günü
T.C.
BAFRA İKİNCİ NOTERİ
NİLGÜN KURT
RESMİ MÜHÜR VE İMZA
ASLININ AYNIDIR
NO:1 6 8 6 2
1 ARALIK 2000

COCA COLA RÜYA REKLAMI VE NOTER ONAYLI ‘RÜYA’ REKLAMININ EN ÖNEMLİ ORTAK ÖZELLİĞİ ŞUDUR.

“RÜYA”DA BİLİNMEYEN, BULUNAMAYAN, ORTADA OLMAYAN “İÇECEK” VE  “YİYECEK” MADDESİNİN ARANMASIDIR. COCA COLA’DA ‘SUSUZLUK’, NOTER ONAYLI ‘RÜYA’DA İSE ‘AÇLIK’ ÇEKENLERİN, BULMAK İÇİN ÇABALARI ANLATILMAKTADIR.


NOTER ONAYLI ‘RÜYA’DA ‘RÜYA’YI GÖREN BENİM. ‘YİYECEK’ ARAMA  İŞİNİ BEN YALNIZ BAŞIMA YAPIYORUM.COCA COLA RÜYA REKLÂMI’NDA İKİ ARKADAŞTAN BİRİSİ DİĞER ARKADAŞINI ‘RÜYA’ DA GÖRMÜŞTÜR. RÜYADA GÖRDÜĞÜ ARKADAŞI YANINDAKİ BİR KOLTUKTA OTURMAKTADIR. ONU GÖRDÜĞÜ RÜYADA YANINDAN KALDIRARAK,’İÇECEK’ ARATMAKTADIR.


1- İki ‘Rüya’ reklâmında da bir yerde yatmaktadırlar.

2- İki ‘Rüya’ reklâmında da bir yerde uyumaktadırlar.

3- İki ‘Rüya’ reklâmında da bulundukları yerden kalkmaktadırlar.

4- İki ‘Rüya’ reklâmında da bir yere doğru yürümektedirler.

5-İki ‘Rüya’ reklâmında da buzdolabının yanına gitmektedirler.


6- iki ‘Rüya’ reklâmında da buzdolabının kapağını açıp, birisi ‘Yiyecek’ diğerinde ise ‘İçecek’ aranmaktadır. Birisinin ‘Açlık’ diğerinin ise, ‘Susuzluk’ ihtiyacı vardır.

7- İki ‘Rüya’ reklâmında da buzdolabı boştur.

8- İki ‘Rüya’ reklâmında da buzdolabının kapağını kapatarak, birisi ‘Yiyecek’ diğerin de ise ‘İçecek’ aramaya yönelmektedir.

9- İki ‘Rüya’ reklâmında da birisi internetten dükkân=market, diğeri ise yürüyerek, dükkân=market aramaktadır.

10-İki ‘Rüya’ reklâmında da uzun uğraşlardan sonra dükkân=market te  ‘Yiyecek’ ve ‘İçecek’ maddesine ulaşılmak anlatılmaktadır.

COCA COLA RÜYA REKLÂMINDA FARKLI OLAN BÖLÜM:

— Coca Cola Rüya Reklâmında da tek değişiklik şudur.Coca Cola’da rüya gören kişi marketleri aradıktan sonra içecek bulmak için  sokağa çıkar.Kamyona boş şişe koyanlara bakar ve bu esnada bir atletin elinde bir şişe ile koştuğunu, arkasında da çeşitli insanların bu kişinin arkasından koştuğunu görür.


11- İki ‘Rüya’ reklâmında da ‘Rüya’dan uyanmaktadırlar.

12- İki ‘Rüya’ Reklâmın sonunda bunun bir ‘Rüya’ olduğu görülmektedir.



HASAN SANCAK
ALAÇAMLI HALK ŞAİRİ
REKLÂM YAZARI
(EĞİTİMCİ-GAZETECİ)
TEL: 0362–621 27 79
0506–2730465 (Öğretmen Hattı)
E-mail: noteronayliruya55@yahoo.com.tr
Yeni Cami Mah. Bafra Cad.4.Sok No 11
55800-ALAÇAM-SAMSUN

REKLAM YAZARI -ŞAİR HASAN SANCAK’TAN KAFİYELİ KONUŞMA KILAVUZU!..

REKLAM YAZARI  -ŞAİR HASAN SANCAK’TAN KAFİYELİ KONUŞMA KILAVUZU!..


Reklam Yazarı  -Şair Hasan Sancak’tan Kafiyeli Konuşma Kılavuzu!..

KAFİYELİ KONUŞMAK İSTER MİSİNİZ?

KONU: Aşağıdaki yazının tamamı Alaçamlı Halk Şairi Reklâm Yazarı Eğitimci Gazeteci Hasan Sancak’ ın kendi aklından bulmuş olduğu düşünce ürünüdür. Bu yazı Türkiye’de ve dünyada ilk defa yayınlanmaktadır. Anlatılan bu önemli konu ile birlikte yediden yetmişe herkes kafiyeli konuşmayı ve yazmayı çok sevecek ve öğrenecektir. Her tanıdığım insana halk şiirinin önemi üzerinde durduktan sonra isterlerse kafiyeli konuşabileceklerini anlatıyorum. Son harfi ”L” ile biten bana on tane kelime söyler misiniz? Diyorum. Düşünüyorlar. Diyemiyorlar. Ben de biraz sonra istedikleri kadar kafiyeli kelime konuşabileceklerini söylüyorum. Sessizce dinliyorlar. Bu önemli durum her harf için kullanılabilir. Ben sadece “L” harfini örnek olarak veriyorum. Çocuklar ve gençlerin dikkat etmesi durumunda çok güzel sözler ya da mısralar kullanabileceklerini söyleyebilirim.
Türkçemizde 29 tane harf vardır. A-B-C-Ç-D-E-F-G-Ğ-H-I-İ-J-K-L-M-N-O-Ö-P-R-S-Ş-T-U-Ü-V-Y-Z ‘ dir. Bu harflerin 21 tanesi sessiz, 8 tanesi de seslidir. Kafiyeli konuşabilmek için A’ dan Z’ ye gitmek gerekir. Seslilerde bir sefer, sessizlerde sekiz sefer bir kelime okunabilir. Yukarıda ”L” harfini örnek verdim. Hangi sessiz ya da sesli harfi söylüyorsak, harfleri sol tarafa koyarak okuyacağız. Okuduğumuz tek heceli kelimeler ya isim: ağ-bağ-bal-bel  ya fiil bil-mek,bul-mak,çal-mak,çel-mek ya da anlamsız olur.İsim ve fiili anlamak için de sonuna -mak ve -mek ekleri getirmek gerekir.Okunan kelime anlamlı ise o fiil köküdür.Anlamsız ise de bu isim köküdür.A’ dan başlıyoruz! “AL” B’ den başlayarak Z’ ye gitmek gerekir.”BAL-BEL-BİL-BOL-BUL” “ÇAL-ÇEL-ÇİL-ÇÖL-ÇUL” "DAL-DEL-DİL-DOL-DÖL-DUL-EL-FAL-FİL-FOL-FUL-KAL-KEL-KİL-KOL-KUL-KÜL..."Bu durumu Z’ ye kadar taşıyabilirsiniz. Bunu unutmadığınız ve tekrar ettiğiniz zaman önce mısra sonra da beyit ve dörtlük yazabilirsiniz.
Not: Lütfen anne ve babalar çocuklarına bu yazımı okusunlar.

Ağ-bağ-boğ-çağ-dağ-sağı
Kız kaçırma uçağı
Eve erken gelirsen
Tavaya koy sen yağı

Ak-bak-bek-bük-çak-çek-çık
Yolunuz olsun açık
Bencillik tutkusunu
İçinde yaşatma yık

Ay-bay-bey-boy-cay-say-yay
Ver bana açık bir çay
Karşıdan geçmektedir
Atın yavrusu bir tay...


HASAN SANCAK
ALAÇAMLI HALK ŞAİRİ
REKLÂM YAZARI
(EĞİTİMCİ-GAZETECİ)
TEL: 0362–621 27 79
0506–2730465 (Öğretmen Hattı)
E-mail: noteronayliruya55@yahoo.com.tr
Yeni Cami Mah. Bafra Cad.4.Sok No 11
55800-ALAÇAM-SAMSUN

Reklam Yazarı Hasan Sancak ın Sporda Barış ve Kardeşlik Senaryoları

Reklam Yazarı Hasan Sancak ın Sporda Barış ve Kardeşlik Senaryoları

ÖNEMLİ NOT: AŞAĞIDA YAZILAN BEŞ ADET SPORDA BARIŞ VE KARDEŞLİK SENARYOSU; ALAÇAMLI HALK ŞAİRİ-REKLÂM YAZARI -EĞİTİMCİ-GAZETECİ HASAN SANCAK'IN KENDİ AKLINDAN BULMUŞ VE YAZMIŞ OLDUĞU DÜŞÜNCE ÜRÜNÜDÜR. HER SENARYONUN TAMAMI YA DA KÜÇÜK BİR BÖLÜMÜ: TÜRKİYE VE DÜNYADAKİ ULUSAL, YEREL, TELEVİZYON, RADYO, BİLGİSAYAR, GAZETE, DERGİ, ŞAHIS, FİRMA, ŞİRKET, REKLÂM AJANSI VB… TARAFINDAN KULLANILAMAZ. SESLİ, GÖRÜNTÜLÜ, YAZILI ŞEKİLDE; TELEVİZYON, SİNEMA, TİYATRODA OYNATILAMAZ, KOPYALANAMAZ, SESLENDİRİLEMEZ. KASET VE CD YE ÇEKİMİ YAPILARAK, GÖSTERİLEMEZ. (SENARYOLAR FARKLI BİR ÜRÜN İÇİN DE ASLA KULLANILAMAZ.) KONUYA BAĞLI KALARAK, ANCAK SAHİBİNDEN İZİN ALINARAK, DEĞİŞİKLİK YAPILABİLİR. ÖBÜR TÜRLÜ, HER HANGİ BİR ÜRÜN İÇİN KESİNLİKLE KULLANILMASI YASAKTIR. AKSİNE HAREKET EDENLER HAKKINDA "TELİF HAKLARI YASASI" UYARINCA KANUNİ İŞLEM YAPILIR.





KONU1: Bir genç bisikleti ile birlikte evine gitmektedir. Bisikleti bahçeye bırakır. Evin kapısını çalar. Anne, kapıyı açar. Çocuk annesini kucaklar. Dosdoğru kendi odasına çıkar. Üstündekileri çıkartır. Aynanın karşısında yüzünü, sağını ve solunu da iyice boyar. Kapıdan çıkmak üzereyken onu annesi görür.
—Anne: Oğlum nereye gidiyorsun?
—Genç: Maça gidiyorum Anneciğim.
—Anne: Oğlum sağına soluna dikkat et. Sen, biraz yaramazsın. Kimseyle dalaşma. Her şeyi konuşarak ve güzellikle hallet.
—Genç: Peki Anneciğim.
Genç annesini öper. Bisikletine biner yola çıkar. Bir marketin önünde durur. Çok güzel bir içecek ya da yiyecek alır. Onu, bisikletinin önüne koyar. Tekrar yola çıkar. Biraz gittikten sonra ansızın önüne “korkunç bir köpek, ayı, goril, maymun...” çıkar. Genç fren yapmak ister, bisikletini durduramaz, yere düşer. Onunla karşı karşıya kalmışlardır. O, ona dişlerini göstermeye başlar. Genç ne yapacağını şaşırmıştır. Yavaş yavaş ayağa kalkarken eli o aldığı şeye değer. Onu eline alıp ayağa kalkar.O, hırlayarak, homurdanarak kendisine yaklaşmaktadır. Genç, renkten renge girmektedir. İstemeyerek o şeyin kapağını, üstünü açar, Ağzına bir tane atar. Hoşuna gitmiştir. İçinden bir tane daha alır. İleri doğru savurur. O şey hayvanın önüne düşer. Yiyeceği ya da içeceği koklar, bir taraftan hırlarken. onu ağzına atar. Genç bir tane daha eline alır onu da atar. Yine onun önüne düşmüştür. Bir taraftan hırlamakta, bir taraftan koklamakta ve o şeyi sonra da yemekte ya da içmektedir. Kendisine sunulanlar hoşuna gitmiştir. Artık gencin her attığı şeyi havada kapmaktadır. Genç, zarar gelmeyeceğini anlayarak canavara yaklaşır. Elinle vermeye başlar. Bir kaç tane verdikten sonra hayvan iki ayakları üzerinde durmaya başlar. Yiyeceği vermeye devam ettiği anda, o şey ayağından başlayarak insan olmaya, insanlaşmaya başlar. O da kendisi gibi bir gençtir. Öyle kuvvetli kucaklaşırlar ki. Onu bisikletinin arkasına alarak maça yetişmek için yola çıkarlar. Sahanın içinden hep birlikte gür bir ses dört tarafa yayılmaktadır. -En Büyük Türkiye!..Başka büyük yok! -En Büyük Türkiye!..Başka büyük yok! -En Büyük Türkiye!..Başka büyük yok!
XXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXX XXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXX
KONU2: Türkiye Birinci Futbol Ligi’nde mücadele eden en büyük iki takımın İstanbul’da karşılaşması vardır. Maç saati gelmiştir. İki grubun taraftarları farklı kapılardan maça girmektedirler. Polisler de bir olay çıkmaması için sıkı güvenlik tedbiri almışlardır. Bu maçı birbirlerini deliler gibi seven ama farklı takımları tutan iki sevgili de seyredecektir. Üstlerinde tuttukları futbol takımlarının formaları bulunmaktadır. Maça girerken bile ellerini bırakmamaktadırlar. Diğer iki ellerinde de büyük iki tane kutu bulunmaktadır. Polisler en ince ayrıntısına kadar her tarafı aramaktadırlar. Kutulardaki içecek ya da yiyecek olduğu için bir şey dememişlerdir.Tribüne gelirler. Yan yana fakat kendi tuttukları takımlarının bulunduğu bölümde otururlar. İki tarafın bulunduğu yerin ortasında aşağıdan yukarı kadar polisler ve barikatlar yer almaktadır. Böyle olduğu hâlde bile ellerini bırakmamaktadırlar. Hakemin düdüğünü çalmasıyla birlikte maç başlar. Herkes ayağa kalkmış kendi takımına tempo tutmakta ve birbirlerine çok kötü sözler; el, kol hareketleri yapmaktadırlar. Polisler onları zor zapt etmektedir. İki sevgili de sadece kendi takımları lehinde tezahüratta yapmaktadırlar. Birbirlerinin suratına sevgi ile bakmaktadırlar. Adeta maçın bir kardeşlik ve barış olduğunu birbirlerinin suratına söylemektedirler. Belirli bir süre böyle geçer. İkisi de aynı anda ayağa kalkarlar. Büyük kutunun ağzını açarlar. İçinde çok güzel bir içecek ya da yiyecek vardır. Kız ve erkek rakip taraftarlara teker teker onları sunmaktadır. Bu sahadaki bütün seyircilere yetecek kadar fazladır. Kutuların içindekiler elden ele bütün herkese ulaştırılır. Sevgililer, bulundukları yere dönerler. Ayaktadırlar.Ellerini tutarak kendi takımları için bağırmaktadırlar.O içecek ve yiyecekleri ağzına getirip midesine indirenlerde kardeşlik ve barış duygusunun gelişmesine yol açmıştır.Tribünde herkes ellerini tutarak havaya kaldırır.Aradaki barikatlar ve polisler çekilmişlerdir.O esnada gökyüzünde altlı üstlü üç tane helikopter görülür.Birisinin arkasında büyük bir Türk Bayrağı bulunmaktadır.Onun altındaki helikopterde de Atatürk’ün bir resmi ve yanında da “Ey Türk Gençliği!..” yer almaktadır.En alttaki helikopterde de reklamı yapılan şeyin resmiyle birlikte“(.....................) Türkiye’yi çok seviyor.” Yazısı yer almaktadır. Sahada aynı anda tribünlerden tek bir ses duyulmaktadır. -En Büyük Türkiye!..Başka büyük yok! -En Büyük Türkiye!..Başka büyük yok! -En Büyük Türkiye!..Başka büyük yok! XXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXX XXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXX

KONU3: Türkiye Birinci Futbol Ligi’nde mücadele eden en büyük iki takımın İstanbul’da karşılaşması vardır. Maç saati gelmiştir. İki grubun taraftarları sahaya yakın bir yerde karşılaşırlar. Araları biraz uzaktır. Önce sözlü olarak birbirlerine laf atarlar. Sonra da kaldırım taşlarını sökerek, birbirlerinin üzerine atarlar. Ellerindeki sopa, kesici ve delici aletlerle birbirlerinin üzerine saldırırlar. Ansızın polis arabasının siren sesi duyulur. Dövüş edenleri yakalamak için polis harekete geçmiştir. Her taraf karmakarışık olmuştur. Polisler kovalar, fanatik taraftarlar çil yavrusu gibi sağa sola kaçışırlar. Belirli aralıklarla iki grup çok büyük bir binanın içine girer. Arkalarından da polisler kovalamaktadır. Herkes binanın merdivenlerini yukarı doğru tırmanmaktadırlar. Kimin ne yapacağı belli değildir. Kaçan gençler üzerindeki formaları çıkartarak bir tarafa atmakta ve üstlerini başlarını düzeltmektedirler. Ama yukarıda kendilerinin kaçacakları bir yer yoktur. Gele gele binanın en üst katına gelirler. Büyük bir aynanın yanında dururlar. Aynanın yukarısında:”Lütfen ses yapmayınız. Üstünüzü başınızı düzeltip sessizce içeriye giriniz.” Yazmaktadır. Aynanın karşısında da bir ATATÜRK KÖŞESİ vardır. Atatürk’ün resmi o büyük aynayla karşı karşıyadır. Aynanın karşısına gelenleri mavi gözleri dikkatle gözlemektedir. Bu bakış kişilerin üzerinde çok büyük bir etki bırakmaktadır. Oraya gelenler insan olduğunun farkına varmaktadırlar. Her gelen genç bu durumla karşılaşmaktadır. Çünkü burası bir KÜTÜPHANE’ dir.Hepsi sessizce kütüphaneye girerler.Kütüphanedeki masalarda kızlı erkekli çocuklar ve gençler hiç ses yapmadan kitap okumaktadırlar.Masalarının üzerinde de Türkiye’nin en büyük şirketlerinden birisinin içecek veya yiyecekleri yenmektedir.Gençler ellerine birer kitap alıp masalara otururlar.Artık okumaya dalmışlardır.Polisler oraya gelirler.Herkesin içeride sessizce kitap okuduklarını görürler. Oradan sessizce uzaklaşırlar. Kitap okuyanlar akşamın nasıl olduğunun farkına bile varamazlar. Tekrar şirketin mamülleri yakından gösterilirken, aşağıdaki sözler alt yazı olarak geçer.
• Okuma ihtiyacı barut gibidir, bir kere tutuşunca artık sönmez. - Victor Hugo
* Okuyan insan fenalığa vakit bulamaz. (Atasözü)


XXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXX XXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXX

KONU4: Türkiye Birinci Futbol Ligi’nde mücadele eden en büyük iki takımın İstanbul’da karşılaşması vardır. Maç saati gelmiştir. İki grubun fanatik taraftarları sahaya yakın bir yerde karşı karşıya gelmişlerdir. Aralarındaki tahrikçilerin kışkırtmasıyla birbirlerinin üzerine saldırırlar. Önceden hazırladıkları şişelerdeki Molotofları birbirlerinin üzerlerine atarlar. Ellerinde eskiden savaşlarda kullanılan ilkel sopa, kesici ve delici aletlerden hepsi bulunmaktadır. Birbirlerinin üzerine saldırırlar. Acımasızca birbirlerine vurmaktadırlar. Bir taraftan polislerin sireni, öbür taraftan da ambulanslar yaralıları hastanelere taşımaktadırlar. Polisler zorlukla olayı bastırmıştır. Hastaneler, ağzına kadar yarılılarla dolmuştur. Kimisi ayakta tedavi olmaktadır. İki ağır yaralı için kan anonsu yapılmaktadır. Hastanenin hoparlörü kan ihtiyacını tekrar etmektedir. Aileler de çocuklarını merak etmişler, hastanenin bahçesini doldurmuşlardır. Aranan kan iki kişide bulunmuştur. Bunlar farklı takımlardaki taraftarlardır. Kan vermek için söylenen yere gelirler. Burada dört yatak vardır. Yatakların ikisin de iki farklı yaralı yatmaktadır. Doktor kan gruplarını sorar. Birisini bir yatağa, diğerini de öbür yatağa yatırır. Artık dışarıda birbirlerini öldürmek için sopalarla saldıranlar diğerinin hayatını kan vererek kurtarmaktadır. Dört kişi boş kalan diğer elleriyle birbirlerinin ellerini sıkıcı tutmakta ve birbirlerine sevgi ile bakmaktadırlar... (.......................) Türkiye’yi çok seviyor. Gençler! Fikirler; zorla ve şiddetle, top ve tüfekle, asla öldürülemez. Gençlerin her şeyden önce, millete güven vermeleri gerekir.
Ey Türk Gençliği! Birinci vazifen Türk istiklâlini, Türk Cumhuriyetini ilelebet muhafaza ve müdafaa etmektir. ATATÜRK Atatürk ün sözleri ekranda gösterilir. XXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXX XXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXX

KONU5: Türkiye Birinci Futbol Ligi’nde mücadele eden en büyük iki takımın İstanbul’da karşılaşması vardır. Maç saati yaklaşmıştır. Fanatik taraftarlar maça hazırlıklı gelmişlerdir. İki grup karşılıklı yerlerini almışlardır. Önce bağrışmalar, küfürler ve birbirlerine yumruk sallamalar görülür. Söktükleri kaldırım taşlarını birbirlerine savururlar. Sonra da vücutlarının muhtelif yerlerinden çıkarmış oldukları sopa, delici ve kesici aletlerle birbirlerine saldırırlar. Polis arabalarının siren sesi duyulur. Arabalarından atlayan polisler olay çıkartan kalabalığı çember içine alır. Kaçacakları bir yer kalmamıştır. Polisler üst baş aramalarına başlamıştır. İnsanın kanını donduracak aletler gençlerin üzerinden çıkmaktadır. Yakalanan aletlerin hepsi bir yerde toplanmaktadır. Aslında bu sahne bir SİNEMA YA DA TELEVİZYON da gösterilmektedir. Büyük bir salonda seyirciler vardır. Seyircilerin hepsi birer masaya oturmuşlardır. Masalarının üzerinde de Türkiye’nin en güzel içecek ve yiyecekleri bulunmaktadır. Seyirciler de çok özeldir. Devletin en üst yetkilileri, Federasyonun başkan ve yardımcıları, kulüp başkanları, bütün futbolcular formalarıyla birlikte, onların eşleri ve çocukları da... Bu sahneyi seyretmektedirler. Bir taraftan da o taze içecek ve yiyecekleri yemektedirler. Kamera teker teker o kişileri göstermektedir. Bu esnada Atatürk’ün görüntüsü ve sesi ekrandan gençlere kendi özdeyişleri ile seslenmektedir. Gençler! En büyük davamız, en uygar millet olarak varlığımızı yükseltmektir. En büyük savaş, cahilliğe karşı yapılan savaştır. En kötü barış, en iyi savaştan iyidir. Ey yükselen yeni nesil! İstikbal sizsiniz. Cumhuriyeti biz kurduk, onu siz devam ettireceksiniz. ATATÜRK


HASAN SANCAK
ALAÇAMLI HALK ŞAİRİ
REKLÂM YAZARI
(EĞİTİMCİ-GAZETECİ)
TEL: 0362–621 27 79
0506–2730465 (Öğretmen Hattı)
E-mail: noteronayliruya55@yahoo.com.tr
Yeni Cami Mah. Bafra Cad.4.Sok No 11
55800-ALAÇAM-SAMSUN

REKLAM SENARYOLARIMI ÇALAN ÇALANA!

REKLAM SENARYOLARIMI ÇALAN ÇALANA!




LÜTFEN BU YAZIMI FACEBOOK'TA YAYINLAYINIZ!




VESTEL DE İKİ REKLAMIMI BİRDEN KOPYALADI!

2009 YILINDAN İTİBAREN VESTEL İLE ANLAŞAN
GÜZEL SANATLAR SAATCHİ&SAATCHİ REKLAM AJANSI
2010 SENESİNDE,DÜNYADA SADECE ŞAHSIMA AİT OLAN
NOTER ONAYLI ‘RÜYA GIDA IŞINLAMA REKLAM SENARYOMU,
İZİN ALMADAN DÜNYA VE TÜRKİYE’DEKİ ULUSAL TELEVİZYONLARIN REKLAM KUŞAKLARINDA OYNATMIŞTIR.
NOTER ONAYLI ‘RÜYA ‘MIN EN ÖNEMLİ KISMINI REKLAMA DÖNÜŞTÜRMÜŞTÜR.BAŞKA BİR ISITICI REKLAM SENARYOMUN AYNISINI KOPYALAMIŞTIR. VESTEL KOMBİ REKLAM FİLMİ OLARAK ŞU ANDA ULUSAL TELEVİZYONLARIN REKLAM KUŞAKLARINDA GÖSTERİLMEKTEDİR.

REKLAM SENARYOLARIMI İZİN ALMADAN KOPYALAYAN
GÜZEL SANATLAR SAATCHİ&SAATCHİ REKLAM AJANSI’NI VE
MAİLİME CEVAP VERMEYEN VESTEL’İ PROTESTO EDİYORUM.
BU KONULARLA İLGİLİ BİLGİLER AŞAĞIDADIR.

xxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxx
ALAÇAM HABER MERKEZİ’NDEN HABERİMİ OKUYABİLİRSİNİZ!..

www.alacamhabermerkezi.blogcu.com/
xxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxx
Para ve çıkar ile-Türk Basını susarsa
Yurdumuz elden gider-ne mal kalır ne yasa
xxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxx

İSTANBUL’DAKİ ULUSAL TELEVİZYONLARIN ADRESLERİNİ ARIYORUM!

İNSANİYET NAMINA, ‘HÜR, BAĞIMSIZ, ONURLU ULUSAL TELEVİZYONLARIN ADRES, MAİL VE TELEFONLARININ YA DA YERLERİNİN BİLDİRİLMESİNİ RİCA EDİYORUM!


Televizyonculuk; hür, bağımsız ve onurlu olmaktır. Bunlara sahip değilseniz, kesinlikle ‘TELEVİZYONCU’ olamazsınız! Dünyada ve Türkiye’de ‘HÜR, BAĞIMSIZ, ONURLU, YÜREĞİ YETEN, PARANIN KÖLESİ OLMAYAN BİR ULUSAL TELEVİZYON’ arıyorum! Şu ana kadar bulamadım. Eğer böyle biri iseniz, sesime ses veriniz. Bu özellikleri taşımıyorsanız, kesinlikle ‘TELEVİZYONCU’ olamazsınız. Emir alan, haber yapmaktan korkan televizyonları ve gazeteleri   protesto ediyorum. Ne yazık ki benim ülkemde, ulusal ‘TELEVİZYONLARIN’ çok büyük bir bölümü kuşatılmıştır. Özgürce haber yapamamaktadırlar. Onlar Dolar ve paranın kölesi olmuşlardır. HÜRRİYET YOLUNDA EMEK VEREN, VERECEK OLAN BÜTÜN YÜREKLİ GAZETECİLERE, TELEVİZYONCULARA VE BASIN MENSUPLARINA ŞÜKRANLARIMI SUNARIM.
xxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxx
Samsun‘da 2006 yılından itibaren devam eden NOTER ONAYLI ‘RÜYA’ Davası BİLİRKİŞİ HEYETİ nin taraflı ve objektif olmayan kararından dolayı aleyhime sonuçlanmıştır.Şu anda hakimin gerekçeli kararı,
Coca Cola avukatlarının pul parasını ödememesinden dolayı SAMSUN 3.ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ HAKİMLİĞİ’nde beklemektedir. Bundan sonra Yargıtay safhası olacaktır.Yargıtay’a itiraz yazımızı yazdıktan sonra kamuoyuna açıklama yapılacaktır.
xxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxx

HÜR TV ARIYORUM!
SES VER TÜRKİYE SES VER!
SESİME KULAK VERİN!
TV SANSÜR KOYAMAZ!
TV SINIFTA KALDI!

Televizyonlarla ilgili 5 tane şiir kitabımı Alaçam’a bağlı Yeşilköy’de tamamladım. Öncelikle bu şiir kitaplarımı ve RÜYAMDA REKLAM GÖRDÜM! kitabımı çıkartacağım. Ben, milli kültüre destek olmak istiyorum diyen şirket, işadamı ve belediye başkanlarından ilgi ve destek bekliyorum.  Tanıtımlarınızı karton kapaklarının iç tarafında renkli olarak yapabilirsiniz. Şu anda ismini duyurmuş olduğum şiir kitaplarımın dünyada eşi ve benzeri yoktur. İlk defa böyle şiir kitapları yazılmıştır. Şiir kitaplarımı yazmamın amacı, sesimi kamuoyuna duyurmayan, eşitlik ilkesini ihlal eden köle ulusal televizyonların içine düştüğü kötü durumu kamuoyuna duyurmaktır. Susmam asla mümkün değildir…

xxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxx
N.O.R. GIDA IŞINLAMA REKLAMI’MI
COCA COLA 5,

TOMBİ SOFİX ŞEKER 7,

VESTEL XXL 10,
SENE SONRA VE BAŞKA BİR ISITICI REKLAMIMI DA 3 SENE SONRA AYNEN KOPYALAMIŞTIR.

BAŞKA BİR KÂBUS REKLÂMIMI DA
BLENDAX 5,

UFO 8 SENE SONRA
KULLANMIŞTIR.

BAŞKA BİR KÂBUS REKLÂMIMI
MAVİ JEANS=ALİ TARAN 4–5,AY

SONRA DÜNYA VE TÜRKİYE’DEKİ ULUSAL KANALLARIN REKLÂM KUŞAKLARINDA OYNATMIŞTIR.

xxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxx
2009 yılından itibaren VESTEL ile anlaşan

Güzel Sanatlar Saatchi&Saatchi Reklam Ajansı

emeğe saygı duymayan bir ajanstır.2010
yılında dünyada eşi ve benzeri olmayan NOTER ONAYLI ‘RÜYA’ GIDA IŞINLAMA REKLAMI’mın en önemli kısmını reklam haline dönüştürmüştür.

VESTEL XXL 1 Aralık 2000’de yazılı metin halinde notere onaylattığım Gerçek Rüya Gıda Işınlama Reklamı’mı 10 sene sonra dünya ve Türkiye’deki ulusal televizyon kanallarının reklam kuşaklarında  aynen oynatmıştır.Ulusal televizyonlarda oynatılan VESTEL XXL REKLAMININ İnternette görüntüsü bulunmamaktadır. Sadece bu reklmın resmi vardır.Resimde de konunun ne olduğu anlaşılmaktadır.Bu konularla ilgili yazılar aşağıda kamuoyunun bilgisine sunulmuştur.

Güzel Sanatlar Saatchi&Saatchi Reklam Ajansı

2011 yılının Mayıs, Haziran ayından itibaren 01.02.2008 CUMA tarihli ısıtıcı reklamlarından bir tanesini aynen kopyalamıştır.Şu anda bu reklam, dünya ve Türkiye’deki ulusal televizyonların reklam kuşaklarında oynatılmaktadır.VESTEL ve

Güzel Sanatlar Saatchi&Saatchi Reklam Ajansı’nagönderdiğim maillerime cevap vermemişlerdir.Bu konu ile ilgili bilgiler aşağıda kamuoyunun bilgisine sunulmuştur.

xxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxx
1 ARALIK 2000’DE YAZILI METİN HALİNDE NOTERE ONAYLATTIĞIM GERÇEK RÜYA GIDA IŞINLAMA REKLAMI’MI VESTEL XXL 10 SENE SONRA DÜNYA VE TÜRKİYE’DEKİ ULUSAL TELEVİZYON KANALLARININ REKLAM KUŞAKLARINDA  AYNEN OYNATMIŞTIR.

NOTER ONAYLI ‘RÜYA’ İLE VESTEL XXL REKLAMININ EN ÖNEMLİ ORTAK ÖZELLİĞİ ŞUDUR.

SANAL MARKETTEN GIDA MADDELERİ ALIŞVERİŞİ YAPILMAKTADIR.
BU GIDA MADDELERİNİN EN ÇABUK ŞEKİLDE BOŞ OLAN BUZDOLABINA GÖNDERİLMESİ,
BOŞ OLAN BUZDOLABININ ALTININ, ÜSÜTÜNÜN, SANİYELER İÇİNDE HER TARAFININ DOLDURULMASI  ANLATILMAKTADIR.


BU NOTER ONAYLI ‘RÜYA’DA İNTERNETTEKİ SANAL MARKETİN KENDİSİNDEN YAPILMAKTADIR.
VESTEL XXL REKLAMINDA İSE,SANAL MARKETTEN ALINAN GIDA MADDELERİNİN BİR ODADAN YAPILMASIDIR.


İŞTE ULUSAL TELEVİZYONLARDA OYNATILAN  VESTEL XXL GIDA IŞINLAMA REKLAMI’NIN RESMİ VE KONUSU:

SEYRETMEYENLER İÇİN VESTEL XXL GIDA IŞINLAMA REKLAMI’NIN KONUSUNU BİLGİNİZE SUNUYORUM. ANLATTIKLARIMI YUKARIDAKİ RESİMLE DE KARŞILAŞTIRABİLİRSİNİZ.

-BİR ANNE SANAL MARKETTEN ALIŞVERİŞ YAPARAK EVE GELİR.


-İKİ ELİNDE DE, MARKETTEN ALIŞVERİŞ YAPTIĞI GIDA TORBALARI VARDIR.


-GIDA MADDELERİNİN GELDİĞİNİ GÖREN ÇOCUKLAR, TORBALARIN BAŞINA GELİRLER.


-GIDA MADDELERİNİN İÇİNDE ÇİKOLATA ARAMAYA BAŞLARLAR.


-ELLERİNE GEÇİRDİKLERİ DİĞER GIDA MADDELERİNİ ARKALARINA BAKMADAN,GERİSİN GERİYE İKİ ELLERİYLE SAVURURLAR.


-İKİ ÇOCUĞUN ARKALARINA BAKMADAN SAVURDUKLARI GIDA MADDELERİNİ,21 YÜZYIL HARİKASI BİR ROBOT TUTARAK,YENİ ALDIKLARI  SON TEKNOLOJİ HARİKASI BOŞ VESTEL XXL BUZDOLABINA SANİYELER İÇİNDE DOLDURMAKTA, IŞINLAMAKTADIR.


-EN SONUNDA ÇOCUKLAR TORBALARIN İÇİNDE ARADIKLARI ÇİKOLATALARA ULAŞIRLAR.


-BU ESNADA MARKETTEN ALINAN GIDA MADDELERİNİN HEPSİ 21 YÜZYIL HARİKASI BİR ROBOT TARAFINDAN,GÜZELCE SON TEKNOLOJİ HARİKASI VESTEL XXL BOŞ BUZDOLABI’NA SANİYELER İÇİNDE IŞINLANMIŞTIR.


-21 YÜZYIL HARİKASI BİR ROBOT IŞINLAMA YAPARAK, SON TEKNOLOJİ HARİKASI VESTEL XXL BUZDOLABI’NIN İÇİNE ANINDA KAYBOLMUŞTUR.


-ODAYA GİREN ANNE YENİ ALINAN SON TEKNOLOJİ HARİKASI VESTEL XXL BOŞ BUZDOLABI’NIN GIDA MADDELERİ İLE DOLU OLDUĞUNU GÖRÜR.BUNU ÇOCUKLARIN YAPTIĞINI ZANNEDER…

xxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxx

NOTER ONAYLI ‘RÜYA’ VE VESTEL XXL REKLAMI’NIN BENZERLİKLERİ:

-NOTER ONAYLI ‘RÜYA’ 1 ARALIK 2000’DE YAZILI METİN HALİNDE NOTERE ONAYLATILMIŞTIR.

-VESTEL XXL REKLAMI,2010’DAN İTİBAREN DÜNYADA VE TÜRKİYE’DEKİ ULUSAL TELEVİZYONLARIN REKLAM KUŞAKLARINDA GÖSTERİLMİŞTİR.


-NOTER ONAYLI ‘RÜYA’DA SANAL MARKETTEN ALIŞVERİŞ YAPILMAKTADIR.

-VESTEL XXL REKLAMINDA DA SANAL MARKETTEN ALIŞVERİŞ YAPILMAKTADIR.

-NOTER ONAYLI ‘RÜYA’DA EN KISA YOLDAN GIDA MADDELERİNE ULAŞMA AÇIKLANMAKTADIR.


-VESTEL XXL REKLAMI’NDA DA
EN KISA YOLDAN GIDA MADDELERİNE ULAŞMA AÇIKLANMAKTADIR.



-NOTER ONAYLI ‘RÜYA’DA SANAL MARKETTEN ALIŞVERİŞ YAPAN BENİM.


-VESTEL XXL REKLAMINDA İSE, BİR ANNE SANAL MARKETTEN ALIŞVERİŞ YAPMAKTADIR.


-NOTER ONAYLI ‘RÜYA’DA IŞINLAMA YAPAN SÜPER BİR BİLGİSAYAR BULUNMAKTADIR.


-VESTEL XXL REKLAMI’NDA IŞINLAMA YAPAN SÜPER BİR ROBOT ŞEKLİNDEDİR.


-NOTER ONAYLI ‘RÜYA’DA GIDA MADDELERİNİ MARKETTEN BİLGİSAYARA TIKLAYARAK BEN GÖNERİYORUM.

-VESTEL XXL REKLAMI’NDA EVDEKİ İKİ ÇOCUK İKİ ELLERİYLE GIDA MADDELERİNİ GERİSİN GERİYE SAVURMA ŞEKLİNDEDİR.


-NOTER ONAYLI ‘RÜYA’DA GIDA MADDELERİNİN DOLDUĞU BOŞ,SÜPER BİR BUZDOLABI VARDIR.

-VESTEL XXL REKLAMI’NDA DA GIDA MADDELERİNİN DOLDUĞU BOŞ,SÜPER BİR BUZDOLABI VARDIR.

xxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxx
VESTEL’İN YUKARIDAKİ KONU İLE İLGİLİ OLARAK KENDİ SİTESİNE KOYDUĞU İKİNCİ BİR VESTEL XXL GIDA IŞINLAMA REKLAMI DAHA VARDIR. BU VESTEL XXL GIDA IŞINLAMA REKLAMI’NDA BENİM GİBİ GIDA IŞINLAMASI YAPMAKTADIR. VESTEL XXL BUZDOLABI AÇILARAK, GIDA MADDELERİNİN EN ÇABUK ŞEKİLDE BOŞ OLAN BUZDOLABINA IŞINLANMASI GÖSTERİLMEKTEDİR.
BEN,BU GÖRÜNTÜYÜ DÖRT TANE RESME DÖNÜŞTÜRDÜM.AŞAĞIDA BİLGİNİZE SUNULAN RESİMLERE BAKARSANIZ,SANAL DÜNYADAN GIDA MADDELERİNİN BUZDOLABINA IŞINLANDIĞINI GÖRÜRSÜNÜZ!LÜTFEN AŞAĞIDAKİ NOTER ONAYLI ‘RÜYA’ GERÇEK ‘RÜYA’ GIDA IŞINLAMA REKLÂMI İLE KARŞILAŞTIRINIZ!

xxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxx

NOTER ONAYLI ‘RÜYA’
GERÇEK ‘RÜYA’ GIDA IŞINLAMA REKLÂMI
ÂLEMDE İLK VE TEK
DÜNYADA EŞİ VE BENZERİ YOK

BU YAZININ TAMAMI ALAÇAMLI HALK ŞAİRİ REKLÂM YAZARI EĞITİMCİ-GAZETECİ HASAN SANCAK'A AİTTİR. DÜZENLEME ŞEKLİNDE İFADE TESBİT TUTANAĞI

İki bin yılı Aralık ayının birinci günüdür. 1.12.2000 Aşağıda mühür ve imzası bulunan, ben Bafra 2. Noterliği NİLGÜN KURT Çakırmahmut İş hanı Kat:1 Bafra adresindeki dairemde görev yaparken, yanıma gelen ve gösterdiği Alaçam nüfusundan YENİLEME nedeni ile verilen 22.08.1989 gün ve V01-985727 numaralı fotoğraflı nüfus cüzdanı kimliğine göre Samsun ili Alaçam ilçesi Yeni cami Mah. Nüfusunda 008,5 cilt 16 sayfa 290-7 kütükte kayıtlı olup, baba isminin Yakup, anne isminin Emine olduğu ve 1956 tarihinde doğduğu anlaşılan ve hâlen Yeni cami Mah Alaçam adresinde oturduğunu ve okuryazar olduğunu söyleyen HASAN SANCAK Düzenleme şeklinde bir ifade TESBİT TUTANAĞI tanzimini istedi. Kendisini yukarıda yazılı hüviyet ile tanıdığım gibi, bu işi yapma yeteneğinin bulunduğunu ve okuryazar olduğunu gördüm. Bunun üzerine şu suretle söze başladı.

‘RÜYA’MDA GÖRDÜĞÜM DÜŞ

KONU: ‘Rüya’mda karnımın zil çaldığını fark ederek uyandım. Saat gece 03.00'dı. Yataktan kalkarak, mutfağa gittim. Buzdolabının kapağını açtım. İçerisinde yiyecek aradım. Ne yazık ki buzdolabında ve evde yiyecek namına hiçbir şeyin olmadığını gördüm. Açlıktan ayakta duracak dermanım kalmamıştı. Su ile karın doyurulmaz diyordum. Birden aklıma misafir odasındaki bilgisayarım geldi. Hemen misafir odasına koştum. Bilgisayarımı açtım. Bilgisayar faresini elime alarak, İnternet'e geçtim. Büyük bir market aramaya başladım. Uzun uğraşlardan sonra karşıma İnternet'te büyük bir süper market çıktı. Reyonlarda ne yoktu ki… Tavuk, peynir, zeytin, sucuk, pastırma... Canımın çektiği hangi yiyecekler varsa, farenin imlecini o yiyeceklerin üzerine teker teker getirerek, bir bir tıkladım. Her tıkladığım yiyecek benim buzdolabına üstten dolmaya başladı. Buzdolabını süper marketten ağzına kadar doldurdum. Sevincimden havalara zıplıyordum. Kendi kendime bolluk ne güzel şey diyordum. Birden aklıma bu yiyeceklerin parasını vermediğim geldi. Doldurduğum o yiyeceklerin hesabını yapmaya başladım. Ortaya çıkan toplam rakamın maaşımı kat kat aştığını gördüm Hanımın seslenmesiyle tatlı düşten uyandığım zaman durmadan elimin ağzıma gittiğini, sanki o yiyecekleri yiyor gibi bir hâl aldığını gördüm... Yazılan bu tutanak okunması için kendisine verildi. Okudu. Yazılanların hakiki arzuları olduğunun bildirilmesi üzerine altı tarafımızdan imzalandı ve mühürlendi.
1 ARALIK 2000
İki bin yılı Aralık ayının birinci günü
T.C.
BAFRA İKİNCİ NOTERİ
NİLGÜN KURT
RESMİ MÜHÜR VE İMZA
ASLININ AYNIDIR
NO:1 6 8 6 2
1 ARALIK 2000
xxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxx

N.O.R. GIDA IŞINLAMA REKLAMI’MIN ÖZELLİKLERİ:

-1 Aralık 2000’de yazılı metin halinde notere onaylatılmıştır.

-Normal  bir reklam senaryosu değildir.

-Âlemde ilktir ve tektir.

-Türkiye’de, dünyada eşi ve benzeri yoktur.

-Ulusal  televizyonlar ve gazeteler tarafından 5 Aralık 2000’den sonra flaş haber olarak dünyaya duyurulmuştur.

-Dünyadaki 6,6 insandan sadece şahsıma aittir.
Xxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxx
2010 YILINDA VESTEL XXL ADIYLA NOTER ONAYLI ‘RÜYA’
GIDA IŞINLAMA REKLÂMIMI AYNEN KOPYALAYAN


Güzel Sanatlar Saatchi&Saatchi Reklam Ajansı

2011 yılının Mayıs, Haziran ayından itibaren de 01.02.2008 CUMA tarihli ısıtıcı reklamlarından bir tanesini aynen kopyalamıştır.Şu anda bu reklam, dünya ve Türkiye’deki ulusal televizyonların reklam kuşaklarında oynatılmaktadır.VESTEL ve

Güzel Sanatlar Saatchi&Saatchi Reklam Ajansı suç işlemektedirler.Fikri tamamen bana ait olan fikirleri sormadan alıp kullanmaktadırlar.belki bu dünyada bu işten kurtulabilirler.öbür dünyada hakkımı onlardan söke söke alacağım.


AŞAĞIDAKİ  YAZIYI GOOGLE’YE KOYARAK,LÜTFEN VESTEL’İN İKİNCİ REKLAMINI SEYREDİNİZ. SEYRETTİKTEN SONRA DA BENİM ISITICI REKLAM SENARYOMUN KONUSU  İLE KARŞILAŞTIRINIZ. İKİ REKLAM SENARYOSUNUN TAMAMEN AYNI OLDUĞUNU GÖRECEKSİNİZ.

Vestel Kombi Reklam Filmi



VESTEL’İN  2011 SENESİNİN MAYIS VE HAZİRAN AYLARINDAN İTİBAREN DÜNYA VE TÜRKİYE’DE ŞU ANDA DA ULUSAL TELEVİZYONLARIN REKLAM KUŞAKLARINDA GÖSTERDİĞİ  ‘VESTEL KOMBİ REKLAM FİLMİ’  01.02.2008 CUMA TARİHİNDEKİ ISITICI REKLAM SENARYOMUN BİR KOPYASIDIR.

İKİ REKLAM SENARYOSUNUN ORTAK ÖZELLİĞİ ŞUDUR.

ÇIĞ FELAKETİNE UĞRAYANLARIN EN ÇABUK ŞEKİLDE ÇIĞ FELAKETİNDEN KURTULUŞU ANLATILMAKTADIR.



Vestel Kombi Reklam Filminin Konusu:


VESTEL REKLAMINDA  KARLAR ÜZERİNDE BUZU DELEREK BALIK TUTAN İKİ TANE ESKİMO ÇOCUĞU  GÖRÜLMEKTEDİR.OLTA İLE SUYUN İÇİNDEN BİR BALIK
TUTARLAR.TUTTUKLARI BALIK,
BUZLARIN ORTADAN YARILMASIYLA BİRLİKTE ÇIĞ OLUŞMASINA  SEBEP OLUR.
ÇOCUKLAR, ÇIĞ FELAKETİNE UĞRARLAR.BUZ VE KARLARIN İÇİNDE KALMALARI AN MESELESİDİR.ONLARIN YARDIMINA JETKİLERİ SÜREN VESTEL ROBOTLARI YETİŞİR.
KARLARIN İÇİNDEN ATLAYARAK,ÇOCUKLARI JETKİLERE BİNDİRİRLER.
BİR ÖLÜM  KALIM MÜCADELESİ BAŞLAR.SONUÇTA ÇOCUKLARI KURTARIRLAR.VESTEL
KOMBİ BUZDOLAPLARININ İMAL EDİLDİĞİ YERE GİRERKEN, ÇOCUKLAR FERYATLAR İÇİNDE BAĞIRMAKTADIRLAR.
BU ÜRÜNLERİN TANITIMIYLA REKLAM SONA ERER.

Isıtıcı Reklâm Senaryosu

ÖNEMLİ NOT: AŞAĞIDA YAZILAN ‘ISITICI REKLÂM SENARYOSU’; ALAÇAMLI HALK ŞAİRİ-REKLÂM YAZARI -EĞİTİMCİ-GAZETECİ HASAN SANCAK'IN KENDİ AKLINDAN BULMUŞ VE YAZMIŞ OLDUĞU DÜŞÜNCE ÜRÜNÜDÜR.ISITICI REKLAM SENARYOSUNUN TAMAMI YA DA KÜÇÜK BİR BÖLÜMÜ TÜRKİYE VE DÜNYADAKİ ULUSAL, YEREL, TELEVİZYON, RADYO, BİLGİSAYAR, GAZETE, DERGİ, ŞAHIS, FİRMA, ŞİRKET, REKLÂM AJANSI VB … TARAFINDAN KULLANILAMAZ.. SESLİ, GÖRÜNTÜLÜ, YAZILI ŞEKİLDE TELEVİZYON, SİNEMA, TİYATRODA OYNATILAMAZ, KOPYALANAMAZ, SESLENDİRİLEMEZ. KASET VE CD YE ÇEKİMİ YAPILARAK, GÖSTERİLEMEZ . ‘ISITICI REKLÂM SENARYOSU’ (FARKLI BİR ÜRÜN İÇİN DE ASLA KULLANILAMAZ.) KONUYA BAĞLI KALARAK, ANCAK SAHİBİNDEN İZİN ALINARAK, DEĞİŞİKLİK YAPILABİLİR. ÖBÜR TÜRLÜ HER HANGİ BİR ÜRÜN İÇİN KESİNLİKLE KULLANILMASI YASAKTIR. AKSİNE HAREKET EDENLER HAKKINDA 'TELİF HAKLARI YASASI' UYARINCA KANUNÎ İŞLEM YAPILIR.


KONU: Bir kişi kayak yapmak için dağın üst yamacındadır. Kendini karların üzerine bırakır. Çok hızlı gitmesiyle birlikte karlar yerinde oynayarak çığ oluşmasına sebep olur. Bir ölüm kalım mücadelesi başlamıştır. Adam arkadaşlarına mikrofonlu telsizle durumu anlatır. Aynı anda onlarca helikopter havalanır. Olay yerlerine doğru yol almaktadırlar. İlk önce helikopterler arka taraftan gösterilir. Olay yerine geldikleri zaman helikopterler üzerine ekledikleri büyük ısıtıcıları aynı anda yakarlar. Hedefte adamın arkasındaki çığdır. Isının etkisiyle birlikte kar kümeleri eriyerek toprağa karışır.
Not: Bu olay güzel bir rüya şeklinde de olabilir. Saatin ziliyle uyandığı zaman, karşıda ısıtıcı yanmaktadır.

01.02.2008 CUMA



Dünyadaki İlk Gerçek ‘Rüya’ Gıda Işınlama Reklamı Bana Aittir!..

Dünya ve Türkiye’de En Çok Reklâm Senaryosu Kopyalanan Kişiyim.

Alaçamlı=Köprübaşılı Halk Şairi Reklâm Yazarı Eğitimci Gazeteci Hasan Sancak Kimdir?

Orta Karadeniz Bölgesi’nin en büyük ili olan Samsun’umuzun güzel, şirin, turistik, yeşille mavinin kucaklaştığı, denizle kumun buluştuğu… Alaçam ilçesinden en derin saygı ve sevgilerimi sunarım.

Adım soyadım Hasan Sancak’tır. Alaçamlı=Köprübaşılı Halk Şairi, Reklâm Yazarı, Eğitimci, Gazeteciyim.26 senedir basının içindeyim.55 yaşındayım. Nagehan isminde bir kızım, Alp Cihan ve Boğaç Han isminde de iki tane erkek çocuk sahibiyim. Alaçam ilçesinde 01.01.1956 yılında doğdum. Dokuz kardeşiz. Aslen Trabzon'un Köprübaşı İlçesindenim. Bize burada Hacı Dedeoğlu Sülalesi (SANCAK) derler. (Hacı Seyit Dedeoğlu’ nun-(Merhum) en büyük oğlu Yakup Sancak’ın (Merhum) oğluyum. Annemin ismi Emine Sancak’tır. (Merhume)

Alaçam’da sırasıyla Fatih İlkokulu'nu, Alaçam Lisesi’nin orta ve lise kısmını tamamladım.06.11.1980'de Samsun Eğitim Enstitüsü Türkçe Bölümü'nü bitirdim. Aynı sene Ankara'da kurayı çekerek, 15.12. 1980 ’de Hatay ili Antakya Atatürk Ortaokulu’nda depo öğretmeni oldum.14. 01,1981’de ilişkimi kestim. 19.01.1981'de Antakya Şenköy Ortaokulu’na Stajyer Türkçe Öğretmeni olarak tayin edildim. 19.01.1982 de stajyerliğim kalktı.21.06.1981- 02.01.1982 yılları arasında müdür vekilliği üstlendim. Bu okulda 17.01.1983 tarihinde görevim sona erdi.15.12.1983 tarihinde Antakya Hassa Salmanuşağı Ortaokulu'na gönderildim. 15.01.1984'te Isparta 40'ıncı Piyade Alayı'nda, dört ay süreyle, askerlik görevimi er olarak gerçekleştirdim. 15.12.1985’te bu okuldan ayrıldım. Eş durumu dolayısıyla Samsun'un Alaçam İlçesi İmam Hatip Lisesi'ne tayinim çıktı. Burada 15.09.1999 yılına kadar vazife yaptıktan sonra aynı tarihte Alaçam Cumhuriyet İlköğretim Okulu'nda Türkçe Öğretmenliğine geçtim. Birinci dönem çalıştıktan sonra Kaymakamlık oluruyla ikinci dönem Fatih İlköğretim Okulu'na atandım. Millî Eğitim Bakanlığı'nın çıkarmış olduğu 'Norm Kadro' dolayısıyla 06.07.2000 yılında Alpaslan İlköğretim Okulu'na Türkçe Öğretmenliği görevine yollandım. 15 saat Alpaslan İlköğretim Okulu, 15 saat Karşıyaka İlköğretim Okulu'nda Türkçe dersine girdim.31.07.2001 tarihinde görevim sonlandı.2001 yılının ilk 6 ayında Karşıyaka İlköğretim Okulu ve Atatürk İlköğretim Okulu'nda Türkçe dersine girdim.31.07.2001’de Cumhuriyet İlköğretim Okulu'nda tekrar asil öğretmenliğe döndüm. Toplam 25 sene dört ay görev yaptım. 2005–2006 yılının Temmuz ayında emeklilik hakkını kazandım.

Ben;1 Aralık 2000 senesinde, 44 yaşında, gördüğü GERÇEK ‘RÜYA’ GIDA IŞINLAMA REKLÂM SENARYOSUNU notere onaylatan ve bu tarihten sonra da rüyalarında reklâm senaryoları gören dünyadaki ilk ve tek kişiyim. O tarihten itibaren de düşümde reklâm senaryoları görerek, notere onaylattım. Reklâm senaryoları yazmayı sürdürdüm. 5 Aralıkla, 12 Aralık 2000 tarihleri arasında ulusal televizyon ve gazeteler beni dünya ve Türkiye’ye flaş haber olarak duyurdular.


NOTAR ONAYLI ‘RÜYA’ GIDA IŞINLAMA REKLAMI’MI COCA COLA 5,TOMBİ SOFİX ŞEKER 7,VESTEL XXL 10, SENE SONRA, BAŞKA BİR ISITICI REKLAMIMI DA 3 SENE SONRA AYNEN KOPYALAMIŞTIR.
BAŞKA BİR ‘KÂBUS’ REKLÂMIMI BLENDAX 5,UFO 8,
BAŞKA BİR ‘KÂBUS’ REKLÂMIMI MAVİ JEANS=ALİ TARAN 4–5,AY SONRA DÜNYA VE TÜRKİYE’DEKİ ULUSAL KANALLARIN REKLÂM KUŞAKLARINDA OYNATMIŞLARDIR.
VESTEL XXL 10,
SENE SONRA VE


Şimdiye kadar şiir kitaplarım, NOTER ONAYLI ‘RÜYA’ REKLÂM SENARYOLARIM, SEÇENEKLİ REKLÂMLARIM ve Notere onaylattığım "Televizyonlar İçin 300 e yakın İlginç Yarışmalarım ile kamuoyunun gündemine geldim. Çıkan üç tane şiir kitabım vardır. Bu kitaplarla birlikte basıma hazır 50 tane şiir kitabım ve 5000 taneden fazla şiirim bulunmaktadır. 50 tanesi notere onaylatılan 1500 (Bin Beş Yüz) taneden fazla reklâm senaryom vardır. GOOGLE’YE (HASAN SANCAK ALAÇAM-SAMSUN, RÜYALARIMI ÇALDILAR, BLOGCU HASAN SANCAK, NOTER ONAYLI ‘RÜYA’, MAHKEMELİK ‘RÜYA’, REKLÂM YAZARI HASAN SANCAK’IN REKLÂM SENARYOLARI DİYE YAZILIRSA, BİNLERCE SAYFAMLA KARŞILAŞILIR. Şiir kitaplarıma desteklerinizi bekliyorum. Kitaplarımın iç karton kapaklarında renkli olarak, şirket tanıtımlarınızı sergileyebilirsiniz. Belirli yıllarda Alaçam'da (T.R.T-A.A.-İ.H.A.-D.H.A -HÜRRİYET-GÜNEŞ-ORTADOĞU-FOTOSPOR-HALK-SANCAK-ALTINOVA Gazetesi' nin muhabirliğini ve temsilciliğini yaptım.

ÇIKAN ŞİİR KİTAPLARIM:

(O' DUR) ÖĞRETMENİN EN GÜZEL ATATÜRK ŞİİRLERİ (2000)
ONLAR ANALARIMIZ -ÖĞRETMENİN EN GÜZEL ANNE ŞİİRLERİ. (2003)
BENİM ANNEM MELEKTİ ('2005)


HASAN SANCAK
ALAÇAMLI HALK ŞAİRİ
REKLÂM YAZARI
(EĞİTİMCİ-GAZETECİ)
TEL: 0362–621 27 79
0506–2730465 (Öğretmen Hattı)

E-mail: noteronayliruya55@yahoo.com.tr

Yeni Cami Mah. Bafra Cad.4.Sok No 11
55800-ALAÇAM-SAMSUN



YALAN DEĞİL GERÇEK.VESTEL’DE GIDA IŞINLAMA REKLAMI’MI KOPYALADI!


YALAN DEĞİL GERÇEK.VESTEL’DE  GIDA IŞINLAMA REKLAMI’MI KOPYALADI!

Yalan Değil Gerçek.Vestel’de  Gıda Işınlama Reklamı’mı Kopyaladı!


Vestel’in  N.O.R. Gıda Işınlama Reklamı’mı Kopyaladığını Biliyor musunuz?

Vestel’ de N.O.R. Gıda Işınlama Reklamı’mı Kopyaladı!

ALAÇAM HABER MERKEZİ’NDEN HABERİMİ OKUYABİLİRSİNİZ!..
www.alacamhabermerkezi.blogcu.com/

xxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxx
Onurlu Basın Mensuplarından Cevap Bekliyorum!..

SESİMİ  DUYURACAK;HÜR,BAĞIMSIZ,ONURLU BİR TELEVİZYON ARIYORUM!..

Saygıdeğer Basın Mensubu Arkadaşım,

Size Vestel ile ilgili ikinci  yazımı  gönderiyorum.Yine  televizyonlar ve çoğu haber sitesi haberimi görmemezlikten gelecektir.Samsun’a gittiğim zaman Vestel hakkında suç duyurusunda bulunup, dava açacağım.Konu ile ilgili avukatım ile birlikte basın toplantısı düzenleyeceğim.Bu işin de peşini kesinlikle bırakmam.Sitelerinizin avukatlarına haberimi okutursanız,bunun bir kopya olduğunu söyleyecektir.Haberimi sadece ulusal haber ajansları  yaptıktan sonra siz haber olarak yaparsanız,haberciyim diyemezsiniz.Bir sefer de  özgür olmayı seçiniz.Vestel Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Nazif Zorlu’ya üç sefer mail gönderdim.Kendisinden bir cevap alamadım. HÜR,BAĞIMSIZ,ONURLUYUZ DİYEN GAZETECİLER,bu konuyu kendisine sorsunlar.
VESTEL XXL, 1 Aralık 2000’de yazılı metin halinde notere onaylattığım Gerçek Rüya Gıda Işınlama Reklamı’mı 10 sene sonra dünya ve Türkiye’deki ulusal televizyon kanallarının reklam kuşaklarında  aynen oynatmıştır.Vestel, N.O.R. Gıda Işınlama Reklamı’mın en önemli kısmını reklama dönüştürmüştür.7-8 ay geçmesine rağmen ULUSAL TELEVİZYONLARDA OYNATTIKLARI  VESTEL XXL GIDA IŞINLAMA REKLAMI’nı sitelerine koymamışlardır. Şu ana kadar da internet sayfalarında görüntülü reklamı düşmemiştir.Bu reklam, sanalda resim olarak yer almaktadır.Vestel’in kendi sayfalarına koyduğu ikinci bir VESTEL XXL GIDA IŞINLAMA REKLAMI daha vardır. Bu VESTEL XXL GIDA IŞINLAMA REKLAMI’nda benim gibi gıda ışınlaması yapmaktadır. VESTEL XXL BUZDOLABI açılarak, gıda maddelerinin en çabuk şekilde boş olan buzdolabına ışınlanması gösterilmektedir.İki reklam arasındaki tek fark şudur.Benim GIDA IŞINLAMA REKLAMI’MDA IŞINLAMA YAPAN SÜPER BİR BİLGİSAYAR BULUNMAKTADIR.BU,VESTEL XXL GIDA IŞINLAMA REKLAMI’NDA IŞINLAMA YAPAN SÜPER BİR ROBOT   şeklindedir.Çünkü süper robot gıda maddelerinin ışınlanmasını yaptıktan sonra buzdolabının içine ışınlanmaktadır.İki gıda ışınlama reklamında da ortak özellik şudur.Işınlanan gıda maddeleri boş ve süper bir buzdolabını ağza kadar doldurmaktadır.Zaten reklamın amacı boş olan süper bir buzdolabının ışınlanma ile gıda maddeleri ile doldurulmasıdır.

Para ve reklâm ile-Türk Basını susarsa
Yurdumuz elden gider-ne mal kalır ne yasa
Hasan Sancak


HASAN SANCAK
ALAÇAMLI HALK ŞAİRİ
REKLÂM YAZARI
(EĞİTİMCİ-GAZETECİ)
TEL: 0362–621 27 79
0506–2730465 (Öğretmen Hattı)
E-mail: noteronayliruya55@yahoo.com.tr
Yeni Cami Mah. Bafra Cad.4.Sok No 11
55800-ALAÇAM-SAMSUN


Hür Basın Arıyorum!

Hür Basın Arıyorum!
xxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxx

HÜR,BAĞIMSIZ,ONURLU GAZETECİLER NEREDESİNİZ?

Sadece hür,bağımsız,onurlu gazeteciler okusunlar!

Not:Bu yazımı sanaldaki on bin gazeteciye, ellişer kişilik gruplar halinde gönderdim.Şu ana kadar bir cevap alamadım.Bir taraftan kitaplarımın dizgisini yapıyor,öbür taraftan da mücadelemi sürdürüyorum…
xxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxx

Para ve reklâm ile-Türk Basını susarsa
Yurdumuz elden gider-ne mal kalır ne yasa
Hasan Sancak

xxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxx

Vestel’in  N.O.R. Gıda Işınlama Reklamı’mı Kopyaladığını Biliyor musunuz?

Vestel’ de N.O.R. Gıda Işınlama Reklamı’mı Kopyaladı!

KONU İLE İLGİLİ HABERİM SİTEMDEDİR…
ALAÇAM HABER MERKEZİ’NDEKİ RESİMLERİ KULLANABİLİR,
DİĞER HABERLERİMİ OKUYABİLİRSİNİZ!..
www.alacamhabermerkezi.blogcu.com/

NOT:BU HABERİMDE VESTEL İLE İLGİLİ RESİMLER BULUNMAKTADIR. KONUYU DAHA İYİ ANLAYABİLMENİZ İÇİN RESİMLERİ GÖRMENİZ GEREKİR.KARŞILAŞTIRMA YAPARSANIZ,ON SENE ÖNCE NOTERE ONAYLATTIĞIM GERÇEK GIDA IŞINLAMA REKLAMIMIN BİR KOPYASI OLDUĞUNU GÖRECEKSİNİZ!...
xxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxx
Hür,bağımsız,onurlu bir basın mensubuysanız,köle ve uşak değilseniz,sesime ses veriniz!..
Habercilik; hür bağımsız onurlu olmaktır. Bunlara sahip değilseniz, kesinlikle haberci olamazsınız! Dünyada ve Türkiyede hür bağımsız onurlu yüreği yeten paranın kölesi olmayan bir medya arıyorum! Eğer böyle biri iseniz, aşağıda size gönderdiğim yazımı okuyunuz ve sesime ses veriniz. Bu özellikleri taşımıyorsanız, gönderdiğim yazımı okumanıza gerek yoktur.

xxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxx

SAYGIDEĞER OKUYUCU
ÇOK KIYMETLİ BASIN MENSUBU ARKADAŞIM.

Orta Karadeniz Bölgesi’nin en büyük ili olan Samsun’umuzun güzel, şirin, turistik, yeşille mavinin kucaklaştığı, denizle kumun buluştuğu… Alaçam ilçesinden en derin saygı ve sevgilerimi sunarım.Adım soyadım Hasan Sancak’tır. Alaçamlı=Köprübaşılı Halk Şairi, Reklâm Yazarı, Eğitimci, Gazeteciyim.26 senedir basının içindeyim.55 yaşındayım. Nagehan isminde bir kızım, Alp Cihan ve Boğaç Han isminde de iki tane erkek çocuk sahibiyim. Alaçam ilçesinde 01.01.1956 yılında doğdum. Dokuz kardeşiz. Aslen, Trabzon'un Köprübaşı İlçesindenim. Bize burada Hacı Dedeoğlu Sülalesi (SANCAK) derler. (Hacı Seyit Dedeoğlu’ nun-(Merhum) en büyük oğlu Yakup Sancak’ın (Merhum) oğluyum. Annemin ismi Emine Sancak’tır. (Merhume)
Ben;1 Aralık 2000 senesinde, 44 yaşında, gördüğü GERÇEK RÜYA GIDA IŞINLAMA REKLAM SENARYOSUNU notere onaylatan ve bu tarihten sonra da rüyalarında reklâm senaryoları gören dünyadaki ilk ve tek kişiyim. O tarihten itibaren de düşümde reklâm senaryoları görerek, notere onaylattım. Reklâm senaryoları yazmayı sürdürdüm. 5 Aralıkla, 12 Aralık 2000 tarihleri arasında ulusal televizyon ve gazeteler beni dünya ve Türkiye’ye flaş haber olarak duyurdular. ‘N.O.R. GIDA IŞINLAMA REKLAMI’MI COCA COLA 5,TOMBİ SOFİX ŞEKER 7,VESTEL XXL 10,BAŞKA BİR KÂBUS REKLAMIMI BLENDAX 5,UFO 8,BAŞKA BİR KÂBUS REKLAMIMI  MAVİ JEANS=ALİ  TARAN 4-5AY SONRA DÜNYA VE TÜRKİYE’DEKİ ULUSAL KANALLARIN REKLÂM KUŞAKLARINDA OYNATMIŞLARDIR.’Coca Cola’yı, GERÇEK RÜYA GIDA IŞINLAMA REKLAM SENARYOMUN aynısını kopyaladığı için 2006’da mahkemeye verdim.Samsun 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde süren davayı kaybetmiştim.Yargıtay’a itiraz ettik. Samsun 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin verdiği kararı,Yargıtay bozdu.Dava, Ankara Fikri ve Sınai Haklar HukukMahkemesi’ne gönderilmiştir. Samsun 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde devam eden duruşma 22.02.2011 Salı günü, saat 10.00’da tekrar görülecektir.Şimdiye kadar şiir kitaplarım, NOTER ONAYLI RÜYA REKLÂM SENARYOLARIM, Notere onaylattığım "Televizyonlar İçin 300 e yakın İlginç Yarışmalarım ile kamuoyunun gündemine geldim. Çıkan  3 tane şiir kitabım vardır.:(O' DUR) ÖĞRETMENİN EN GÜZEL ATATÜRK ŞİİRLERİ (2000)ONLAR ANALARIMIZ -ÖĞRETMENİN EN GÜZEL ANNE ŞİİRLERİ. (2003)BENİM ANNEM MELEKTİ’dir. ('2005) 5O taneden fazla şiir kitabımla,5000 tane şiirim bulunmaktadır.Şiir kitaplarıma desteklerinizi bekliyorum. Milli kültüre destek olanların iç ve dış karton kapaklarında,renkli olarak, faturası kesilerek,  en güzel şekilde tanıtımı yapılacaktır. Belediye başkanlarının yaptığı icraatlar şiirleştirilir. İl ve ilçelerin en güzel şekilde şiirle tanıtımı yapılır.Şirket ve firmalar için 50 tanesi noter onaylı 1000 (Bin) taneden fazla, A’dan Z’ ye,hiç kimsenin aklına gelmeyen çok ilginç, reklâm senaryolarım bulunmaktadır.İlk reklam senaryoları kitabıma desteklerinizi bekliyorum.RÜYAMDA REKLAM GÖRDÜM.Kitabım gerçek kabuslarım, rüyalarım, seçenekli reklamlardan oluşmaktadır. İddia ediyorum.Bu kitabımın basımı olduğu zaman ulusal televizyonlarda gösterilen reklam senaryolarının şekli değişecektir.
GOOGLE’YE (HASAN SANCAK ALAÇAM-SAMSUN, RÜYALARIMI ÇALDILAR, BLOGCU HASAN SANCAK, NOTER ONAYLI RÜYA, MAHKEMELİK RÜYA, REKLAM YAZARI HASAN SANCAK’IN REKLAM SENARYOLARI DİYE YAZARSANIZ, BİNLERCE SAYFAMLA KARŞILAŞIRSINIZ.Belirli yıllarda Alaçam'da (T.R.T-A.A.-İ.H.A.-D.H.A -HÜRRİYET-GÜNEŞ-ORTADOĞU-FOTOSPOR-HALK-SANCAK-ALTINOVA Gazetesi' nin muhabirliğini ve temsilciliğini yaptım.

Yıllardır reklam senaryolarımı kopyalayan dev şirketlere karşı mücadele veriyorum.Ulusal haber ajansları DHA-İHA-CHA-AA sayesinde ve sanaldaki yürekli haber sitelerinin konuya duyarlı olması sebebiyle, sesimi kamuoyunda duyurmaktayım.Üzülerek belirteyim ki ulusal televizyonların hepsi korkularına haber yapamamaktadırlar.Onların içinde hür,bağımsız ve onurlu bir televizyon kanalı bulamadım.Çünkü reklam alamam korkusuyla seslerini kısmaktadırlar.Bu yazdığım yazım on bin kişiye email yoluyla gönderilmiştir.Sadece emekli bir öğretmen olarak hakkımı arıyorum.Şirketler güçlerine güvenerek,gönderdiğim yazılarıma cevap vermemektedirler. Onlarca sefer dünya ve Türkiye’deki basın kuruluşlarına ulaştım.Canlı yayına gel diyenlerin sesi ve soluğu kısılmaktadır. Mangalda kül bırakmayan büyük gazeteciler,patronlarının isteğine boyun eğmektedirler.Yukarıda yazdığım tanıtım yazımda 26 senedir basının içinde olduğumu söyledim.Bir gazeteci bu ülkede sesini duyuramıyorsa,sesi kendi arkadaşları tarafından kesiliyorsa,o kalemler  kırılmalıdır.Sözde gazeteci değil,özde gazeteci olmak gerekir.Basının içine düştüğü bu kötü durum, milletimiz gibi beni de çok üzmektedir.Şu anda dünya ve Türkiye devi bir şirket daha N.O.R. Gıda Işınlama Reklamı’mı kopyaladı.Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Nazif Zorlu’ya 3 sefer mail gönderdim. Kendisinden bir cevap alamadım!Vestel,şu anda suç işlemektedir.Benim on sene önce boş olan buzdolabına bilgisayarla yaptığım gıda maddeleri ışınlamasını yapmaktadır. Haber sitemde konu ile ilgili resimler bulunmaktadır.Vestel’in kendi sitesinde de görüntülü olarak tanıtım reklamı yapılmaktadır.Beni dikkate almayanlarla,küçük görenlerle hukuk önünde hesaplaşacağım.Milyonlar,sesimi duyacak ve ses vereceklerdir.İşin aslını daha iyi öğrenmeniz için haber siteme koyduğum Vestel reklam resimlerine iyice bakmalısınız. Haber sitemde konu ile ilgili bilgiler bulunmaktadır.Bu memlekette güçlülerin değil, davalarında dimdik ayakta duran güçsüzlerin, haklı olduğunu herkes görecektir.Vestel,on sene sonra N.O.R. Gıda Işınlama Reklamı’mın en önemli kısmını dünya ve Türkiye’deki ulusal televizyon kanallarının reklam kuşaklarında sormadan oynatmıştır.Vestel XXL’nin ulusal televizyonlarda oynattığı reklam senaryosundan 7-8 aydır haber yoktur.İkinci VESTEL XXL REKLAMI  kendi sitesinde sürekli gösterilmektedir.Aşağıda Vestel’in çeşitli haber sitelerine verdiği haber reklamını bilginize sunuyorum.Google’ye haber başlığını girerseniz, karşınıza onlarca site çıkar. Şu anda Vestel’in kendi sitesinde bulunan GIDA IŞINLAMA TANITIM REKLAMI 8 saniye sürmektedir.Haber metnine göre 2130 kutu kola sığdığı yazılmaktadır.Bir kişi bu kadar kutuyu kaç saatte buzdolabına doldurur?Kendileri işin kolayını buldular.Sanalda saniyeler içerisinde gıda maddelerini buzdolabına ışınlamaktadırlar.Vestel’in haber reklam yazısını okuyunuz.
Bu buzdolabına tam 2130 kola sığıyor
01 Temmuz 2010 Perşembe 06:00
‘Son teknoloji bu buzdolabı hacmiyle görenleri şaşırtıyor!
ADVERTORİAL- Bu buzdolabına tam 2130 kutu kola sığıyor!Geniş hacmi ve şaşırtıcı teknik özellikleriyle görülmemiş bir rahatlık sunan yepyeni bir buzdolabı tam 2130 kutu kola alabiliyor!Geniş bir ailenin aylık alışverişini kolaylıkla sığdırabileceği bu buzdolabı ne mi?Vestel XXL!Geniş iç hacminin yanı  sıra Vestel XXL, kombi özelliğiyle de kullanımda konfor sunarken, inox dış tasarımıyla modern mutfakların vazgeçilmezi olacağa benziyor!’
Sadece Google’ye HASAN SANCAK,NOTER ONAYLI RÜYA diye yazarsanız,onlarca sayfamın olduğunu göreceksiniz.Fikir, bana aittir.Reklam ajansları sanalda gördüğü hazır reklam senaryolarını aynen kullanarak,milyonlar kazanmaktadırlar. Mücadelem onlarladır.Bunlardan birisi de Ünlü Reklam Senaryo Yazarı ve Televizyon Programcısı Ali Taran’dır.NOTER ONAYLI RÜYA  PED REKLÂM SENARYOM notere onaylattığım üçüncü reklâm senaryomdur. Bu rüya reklâm senaryom, kopyalanan ilk reklâm senaryomdur. Ali Taran Mavi Jeans adına çektiği rüya reklâm senaryosunda, benim ped rüya reklâmımdan esinlenerek, rüya reklâm senaryosu yazmıştır.Ali Taran kendi sitesinin adres bölümünde bize özgün senaryo yazısı vb… Şeyler göndermeyin. Hukuki sorumluluğu kabul etmiyoruz demektedir. Şu demektir. Bize reklam senaryolarını gönderirseniz,notere onaylatsanız bile,biz de sağını solunu başka bir ürün adına değiştiririz ve kullanırız demektedir. Notere onaylatılmış bir reklam senaryosunu size bir reklam yazarı göndermişse kullanamazsınız.Onu kim yazmışsa,notere onaylatmışsa, imzasını atmışsa, o reklam senaryosu size değil,reklam yazarına aittir.Ali Taran gibi dev reklamcılar, kendi güçlerine güvenerek, insanların reklam senaryosunu bedava kullanacağını sanmaktadırlar. Bu dünyada belki bu işten kurtulabilirsiniz.Öbür dünyada yakanıza yapışacağım.Türkiye’de sesimi duyacak muhakkak yürekli gazeteciler de bulunmaktadır.Notere onaylatılan reklam senaryolarında emekli bir öğretmenin alınteri ve emeği  vardır.Ali Taran benim ped rüya reklam senaryomu kopyalayarak,Mavi Jeans gibi dev bir şirketin itibarını sıfıra düşürmüştür. Onuruyla oynamıştır. Çektiğim maillere cevap vermemek tamamen kendi tercihleridir.Ali Taran kendisiyle bu konuda konuşmak isteyen basın mensuplarının karşısına da çıkmamıştır.Hâlâ çıkmamaktadır. 20 Şubat 2007’de kendisine üç mail gönderdim. Cevabını alamadım. Alaçam’a bağlı Yeşilköy’de büyükbaş hayvanlarının bakımı ile uğraşıyorum.3 tane evladım üniversitede okumaktadır. 1.100 lira emeli maaşım vardır.Ben,kemrelerin içinde boğuşurken,size hakkımı yedirmem.Baştaki haber sitemdeki haberimi okuyunuz.Her türlü soruya açığım.Bir gazeteci para ile susuyorsa,onurdan bahsetmek mümkün değildir.Bu vatan yoktan kuruldu.Emanet eden Atatürk’ün kemikleri sızlamaktadır.Yukarıda da yazdım.Şu anda 50 tanesi noter onaylı bin tane reklam senaryom bulunmaktadır.İddia adiyorum.RÜYAMDA REKLAM GÖRDÜM.Kitabıma destek bulduğum zaman,ulusal televizyonların reklam kuşaklarındaki özellikler tamamen değişecektir.Fikir hırsızları, tekrar harekete geçerek,sanaldaki reklam senaryolarının sağını solunu değiştirip,paralarına para katacaklar ve büyük reklamcıyım diye övüneceklerdir…
Bu duygu ve düşüncelerle yazıma son veriyorum.En güzel günler sizin olsun.Hepinize YÜCE ALLAH’tan sağlık,mululuk ve huzurlu dolu günler geçirmenizi dilerim.

MUTLU OLUN.SAĞLIK VE SIHHATLE KALIN.HOŞÇA KALIN .

SAYGILARIMLA.

HASAN SANCAK
ALAÇAMLI HALK ŞAİRİ
REKLÂM YAZARI
(EĞİTİMCİ-GAZETECİ)
TEL: 0362–621 27 79
0506–2730465 (Öğretmen Hattı)
E-mail: noteronayliruya55@yahoo.com.tr
Yeni Cami Mah. Bafra Cad.4.Sok No 11
55800-ALAÇAM-SAMSUN

Çalışabileceğim Reklam Ajansları ve Şirketler Arıyorum.

Çalışabileceğim Reklam Ajansları  ve Şirketler Arıyorum.

Dünya ve Türkiye’de en çok reklam senaryosu kopyalanan kişiyim.
Şirket ve firmalar için 50 tanesi noter onaylı 1000 (Bin) taneden fazla, A’dan Z’ ye,hiç kimsenin aklına gelmeyen çok ilginç reklâm senaryolarım bulunmaktadır.İlk reklam senaryoları kitabıma desteklerinizi bekliyorum.RÜYAMDA REKLAM GÖRDÜM.Kitabım gerçek kabuslarım, rüyalarım, seçenekli reklamlardan oluşmaktadır. İddia ediyorum!Bu kitabımın basımı olduğu zaman ulusal televizyonlarda gösterilen reklam senaryolarının şekli değişecektir…

Şiir Kitaplarıma Desteklerinizi Bekliyorum!

ÇIKAN ŞİİR KİTAPLARIM:(O' DUR) ÖĞRETMENİN EN GÜZEL ATATÜRK ŞİİRLERİ (2000)
ONLAR ANALARIMIZ -ÖĞRETMENİN EN GÜZEL ANNE ŞİİRLERİ (2003)
BENİM ANNEM MELEKTİ ÖĞRETMENİN EN GÜZEL ANNE ŞİİRLERİ ('2005)
Şiir kitaplarımdır.5O taneden fazla şiir kitabımla,5000 tane şiirim bulunmaktadır.Şiir kitaplarıma desteklerinizi bekliyorum. Milli kültüre destek olanların iç ve dış karton kapaklarında,renkli olarak, faturası kesilerek,  en güzel şekilde tanıtımı yapılacaktır. Belediye başkanlarının yaptığı icraatlar şiirleştirilir. İl ve ilçelerin en güzel şekilde şiirle tanıtımı yapılır.




HASAN SANCAK
ALAÇAMLI HALK ŞAİRİ
REKLÂM YAZARI
(EĞİTİMCİ-GAZETECİ)
TEL: 0362–621 27 79
0506–2730465 (Öğretmen Hattı)
E-mail: noteronayliruya55@yahoo.com.tr
Yeni Cami Mah. Bafra Cad.4.Sok No 11
55800-ALAÇAM-SAMSUN

PTT GENEL MÜDÜRÜ OSMAN TURAL’A ŞİİRLİ ÖVGÜ!..

ALAÇAM HABER MERKEZİ’NDEKİ RESİMLERİ KULLANABİLİR DİĞER HABERLERİMİ OKUYABİLİRSİNİZ!.. www.alacamhabermerkezi.blogcu.com/ Samsun’un Alaçam İlçesine Meslek Yüksek Okulu Açan PTT GENEL MÜDÜRÜ OSMAN TURAL’A ŞİİRLİ ÖVGÜ!.. Alaçamlı=Köprübaşılı Halk Şairi, Reklam Yazarı, Eğitimci ve Gazeteci Hasan Sancak (54) Samsun’un Alaçam ilçesine MESLEK YÜKSEK OKULU açan PTT GENEL MÜDÜRÜ OSMAN TURAL’ a yazmış olduğu on iki dörtlüklü ve nakaratlı ‘MESLEK YÜKSEK OKULU -OSMAN TURAL’ IN İŞİ ONA SAYGI DUYMALI-ALAÇAM’DA HER KİŞİ’ şiiriyle seslendi. Konu ile ilgili görüşlerini dile getiren Sancak:’Saygıdeğer Alaçamlı Hemşerim PTT GENEL MÜDÜRÜ OSMAN TURAL’ a Alaçamlılar adına şükran duygularımı ve sevgilerimi sunuyorum. Alaçam için taş üstüne taş koyan her değerli insan için yazı ve şiir yazacağım. Alaçam tarihinde ilk defa bir MESLEK YÜKSEK OKULU’na kavuşmuştur. Bu ilçemiz için çok önemli bir konudur. Alaçam, hem yeni bir okula hem de öğrencilerin kalacağı bir yurt binası hizmete girmiştir. Alaçam PTT Müdürlüğünün üstü onarılarak yurda dönüştürülmüştür.2010-2011 eğitim ve öğretim yılında faaliyete geçen okulumuzda 82 tane öğrencimiz okumaktadır. Yazdığım şiirimde ilçemize yüksek okulu kazandıran Osman Tural’ın doğumundan itibaren öğrenim devreleri, görev yaptığı yerler ve yüksek okul ile ilgili bilgiler sırasıyla anlatılmıştır. Ayrıca Osman Tural için kaleme alınan şiirimi çıkartacağım HER ŞEY ALAÇAM İÇİN şiir kitabıma da koyacağım. Bu şiir kitabım Alaçam’ın geçmişinden ve kuruluşundan itibaren: “Sesini duyurmak için çalışan; kalkınması için işsizlerimize iş veren, bundan sonra da sesini duyurmak için çalışacak olan, yaşayan ya da bu dünyadan göçüp giden, bütün değerli insanlarımız için kaleme alınmıştır. Bu kitabım, siyasi görüşlerini bir tarafa atarak ALAÇAM SEVDALISI olan, emek veren, verecek bütün herkese ithaftır.”Kendisinin yazdığım şiirimden ve çıkartacağım kitabımdan haberi yoktur. Alaçam için yazdığım 4 adet kitabıma da desteklerini bekliyorum.Türkiye’de ne yazık ki milli kültüre destek olanlar yoktur. İçki, sigara ve kumara milyonları akıtanlar, kitabın değerini anlayamazlar. Yetkililer, sesimize ses vermelidirler. Kültür ve Milli Eğitim Bakanlarına sesleniyorum. Niçin yarışmalar düzenlememektedirler? Bu bakanlıklar sözde değil, özde olmalıdırlar. Şiir, roman, hikâye, makale, deneme yazanların kitapları okuyucularla buluşması gerekir. Benim durumumda olan ve kitap çıkartamayan nice vatandaşlarımız vardır. Yoktan yere milyonlarca lirayı zevk ve sefaya harcayanlar, millî kültüre ne zaman destek vereceklerdir? Şairler ve yazarlar da mankenlere verilen değer kadar değer beklemektedirler. Bir şiir kitabını kalemle deftere yazmak, bilgisayara geçmek, sayfa düzenini yapmak, yanlışları düzeltmek, kelimeleri yerli yerine yerleştirmek… Büyük bir sabır ve çaba gerektirmektedir. Bunlar yapıldıktan sonra şiir kitabının okuyucuya ulaşması için paraya ihtiyaç vardır. Benim gibi maddi gücün yerinde değilse, beklemek mecburiyetindesin. Eğer gücünüz yerindeyse, şiiri seviyorsanız, reklâmınızı yaptırmak istiyorsanız bize ulaşınız. Destek olanların şiir kitaplarımın iç karton kapaklarında, renkli olarak tanıtımı olacaktır. Faturası kesilerek, kendinizi, şirketlerinizin tanıtımını ve yaptığınız çalışmaları kamuoyuna istediğiniz şekilde duyurabilirsiniz. Belediye başkanlarının yaptığı icraatlar şiirleştirilir. İl ve ilçelerin en güzel şekilde şiirle tanıtımı yapılır. Çıkan üç tane şiir kitabım(O' DUR) ÖĞRETMENİN EN GÜZEL ATATÜRK ŞİİRLERİ (2000),ONLAR ANALARIMIZ (2003)BENİM ANNEM MELEKTİ ('2005)ÖĞRETMENİN EN GÜZEL ANNE ŞİİRLERİ vardır.Bu şiir kitaplarımla birlikte basıma hazır 50 tane şiir kitabım ve 5000 taneden fazla şiirim okuyucularla buluşmayı beklemektedir. 400 tane seçenekli reklam senaryom vardır. Bu reklam senaryolarımın 50 tanesi noter onaylıdır. Aslen Trabzon’un Köprübaşı ilçesindenim.26 senelik evliyim. Nagehan isminde bir kızım, Alp Cihan ve Boğaç Han isminde de iki tane erkek çocuk sahibiyim. Çok değişik şiir kitaplarım vardır. Genellikle şiirlerimde sosyal konuları işliyorum. Ermeni ihanetini anlattığım 3000 mısradan oluşan şiir kitabım,4 tane Samsun’un güzelliklerini en ince ayrıntısına kadar anlattığım şiir kitaplarımla birlikte (ANNE, ATATÜRK, BAYRAK, ÇOCUK, DEPREM, GURBET,HZ MUHAMMED, KAPKAÇ, KIZILAY, KİTAP, MEHMETÇİK,MİLLİ TAKIM, ÖĞRETMEN, SEVDA, ŞAİR, ŞEHİT, ŞİİR, TERÖR,VATAN…) üzerine yazılanlar, şiir kitaplarımdan bazılarıdır. Bu duygu ve düşüncelerle Türkiye Cumhuriyeti Devletinin yüzyıllarca yaşamasını Yüce Mevlâ'mızdan diliyor, en derin saygı ve sevgilerimi sunuyorum’ dedi. MESLEK YÜKSEK OKULU-OSMAN TURAL’ IN İŞİ ONA SAYGI DUYMALI-ALAÇAM’DA HER KİŞİ 12 Temmuz günü- 1964 Alaçam’da doğmuştur-bilsin bunu cemiyet ..86 yılında- Siyasal Bilgiler’ in Kamu Yönetiminden-mezun olsun haberin Meslek Yüksek Okulu-Osman Tural’ın işi Ona saygı duymalı-Alaçam’da her kişi Sinop ili Durağan-Elazığ ilimizin Alacakaya’sında-kaymakamıydı bilin Bingöl ili Yedisu-Karaisalı yeri Adana’nın ilçesi-kaymakamıydı eri Meslek Yüksek Okulu-Osman Tural’ın işi Ona saygı duymalı-Alaçam’da her kişi O Sivas ilimizin-Vali Yardımcılığı Görevinde bulundu-öğrensin bunu sağı Sivil Savunma’ mızın Genel Müdürlüğü’nde Daire Başkanıydı-burda son verdi derde Meslek Yüksek Okulu-Osman Tural’ın işi Ona saygı duymalı-Alaçam’da her kişi Ulaştırma Bakanı-Bakan Danışmanlığı Lâyıkıyla yapmıştır-kuvvetlendirdi bağı İki bin üç senesi-Posta Genel Müdürlük Yönetim Kurulu’nun-Üyesi bahtı açık Meslek Yüksek Okulu-Osman Tural’ın işi Ona saygı duymalı-Alaçam’da her kişi 7 Haziran günü -2005 tarihi ‘O Bir Genel Müdürdür’-yalan değil bu sahi 4 tane evladı var-kendisi Alaçamlı İlçemize uzattı-solmayan yeşil dalı Meslek Yüksek Okulu-Osman Tural’ın işi Ona saygı duymalı-Alaçam’da her kişi Yaptığı bu hizmeti-yazmak benim görevim Geçmişten geleceğe-hep tanıtmak ödevim Gençler yetişecektir-yurdumun dört yanında Vazife yapacaktır-huzur olacak canda Meslek Yüksek Okulu-Osman Tural’ın işi Ona saygı duymalı-Alaçam’da her kişi İlçe ekonomisi-gelen ve gidenlerle Dolup da taşacaktır-önlenecektir çile Binler ile yüz binler-tanışacaklar burda Vatanın dört yanında-yükselecektir nida Meslek Yüksek Okulu-Osman Tural’ın işi Ona saygı duymalı-Alaçam’da her kişi İsmini vermek gerek-en önemli bir yere Devamlı okunmalı-haber gitmeli ere Bu sözlerim boş değil-okunacak daima Enerji verilecek-çalışana ve hama Meslek Yüksek Okulu-Osman Tural’ın işi Ona saygı duymalı-Alaçam’da her kişi Tekel eski binası-onarıldı bütünü Büyük emek verildi-unutmamalı dünü Kimler destek vermişse-hepsine sevgi saygı Onların sayesinde-ortadan kalktı kaygı Meslek Yüksek Okulu-Osman Tural’ın işi Ona saygı duymalı-Alaçam’da her kişi PTT binasının-en üst katı yurt oldu Huzur ve esenlikle-öğrencilerle doldu Okulla yurt arası- mesafesi çok kısa Gidip de geliyorlar-düşünmüyorlar tasa Meslek Yüksek Okulu-Osman Tural’ın işi Ona saygı duymalı-Alaçam’da her kişi Okulun müdürü var-bir de eğitmenleri Ders vermeye başladı-teker teker her biri Saygı sevgi hürmeti-görmelidir insanlar Onların değerini-okuyan kişi anlar Meslek Yüksek Okulu-Osman Tural’ın işi Ona saygı duymalı-Alaçam’da her kişi Unutma ilçe halkı-ver okula değeri Durmadan çalışalım-geri durmayın geri Şair Hasan yazıyor-yayın bunu dört yana Saygı sevgi duyuyor-hizmeti veren cana Meslek Yüksek Okulu-Osman Tural’ın işi Ona saygı duymalı-Alaçam’da her kişi HASAN SANCAK ALAÇAMLI HALK ŞAİRİ REKLÂM YAZARI (EĞİTİMCİ-GAZETECİ) TEL: 0362–621 27 79 0506–2730465 (Öğretmen Hattı) E-mail: noteronayliruya55@yahoo.com.tr Yeni Cami Mah. Bafra Cad.4.Sok No 11 55800-ALAÇAM-SAMSUN

Samsun, AKP Yönetimini ve Yılmaz Gibi Belediye Başkanını Hak Etmiyor!..

Samsun, AKP Yönetimini ve Yılmaz Gibi Belediye Başkanını Hak Etmiyor!..



DETAYLI HABER VE RESİM  ALAÇAM HABER MERKEZİ’NDEDİR.
www.alacamhabermerkezi.blogcu.com/


‘Sayın Başbakan! Başkan Yılmaz’ın, Samsunlulara Yaptığı Eziyetleri Engelle.’


03.10.2009 Cumartesi günü, yukarıdaki başlıkla Başbakana seslendiğim bir haberimi ajans, gazete, televizyon ve bütün medyaya gönderdim. Ne yazık ki hiçbir basın tarafından haber değeri olarak görülmedi. Neler yazmışsam hepsi de gerçekleşti. Olaydan üç gün önce bir gazeteci bazı olayların meydana geleceğinin biliyorsa, Samsun’u idare eden yetkililer, bundan bihaberse, o masalarında oturmamaları gerekir. Bir hiç uğruna polis, şoförler ve vatandaşlar karşı karşıya getirilmiştir. Bunun sorumlusu AKP Samsun İl Yönetimi ve Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Ziya Yılmaz’dır. Aşağıdaki 03.10.2009’da yazdığım yan başlıkların önemlilerini tekrar bu bölüme aldım. Okuyunuz, Ne yazdığıma bakınız.




‘5 EKİM 2009 PAZARTESİ GÜNÜ SAMSUN GİRİŞİ ÜÇ KOLDAN FELÇ OLABİLİR!..

BÜTÜN SAMSUN HALKI,
ZORLA OTOGARA GİTMEYE ZORLANMAKTADIR!..

5 EKİM SAMSUN İÇİN BİR KÂBUSTUR!..

SAMSUN MİLLETVEKİLLERİ NE YAPIYOR?!..’






AKS TV SAMSUN’UN GURURU!..

5 EKİM 2009 PAZARTESİ GÜNÜ
Sabahtan akşama kadar AKS TV’yi seyrettim. Bütün televizyonları teker teker dolaştım. Onlardan bu haber konusunda tek bir satır bile yoktu. Hepsi de akşamleyin uykularından uyandılar. Burası Diyarbakır olsaydı, televizyonların hepsi yediden yetmişe canlı yayına geçip, bizlere bölücü sözleri dinletirlerdi. Bu da basının içine düştüğü kötü durumu göstermektedir.




5 EKİM 2009 PAZARTESİ GÜNÜ
Samsun gerçekten felç oldu. Hastalar helikopterlerle hastanelere yetiştirildi. Ölüm olayı yoktur. Bu çok sevindiricidir. Belediye Evlerinde beş vatandaş kalp krizi geçirdi. AKS TV GENEL YÖNETMENİ ŞAKİR GÜREL, DENGE GAZETESİ GENEL YAYIN YÖNETMENİ ADNAN BAHADIR ile özel bir röportaj yaptı. ADNAN BAHADIR’ ın anlattıklarından önemli kısımları bu bölüme alıyorum. ‘Samsun Büyükşehir Belediyesi Ulaştırma Koordinasyon Merkezi (UKOME), önceden Valinin başkanlığında toplanıyordu. Sonradan Samsun Büyükşehir Belediye Başkanlığına dönüşmüştür. Burada Başkan Yusuf Ziya Yılmaz, ne derse o gerçekleşir. Yaşanan sorunların kaynağında, kentin iyi yönetilememesi vardır. Ekonomik durumu iyi olmayan vatandaşa şimdi sunulan çözüm, çözüm olmaktan öte eziyettir, zulümdür. Olayın ardında ticari getirim vardır.
Terminal satın alınırken bütün ilçelerin dolmuş ve minibüslerinin varış ve kalkış noktasının burası olacağı taahhüdünde bulunuldu. UKOME bu yönde karar aldı. Buna karşın bu karar terminal açıldığından bu yana uygulanamamaktadır. Metro bir ve iki liraya Bafra ve Çarşamba’ya yolcu taşıyacaktı. Gazetelere çarşaf çarşaf ilan verildi. Bunun üzerine Yılmaz, ben 29 Mart seçimlerine gireceğim. Beni o zamana kadar idare et. Seçimden sonra kararı muhakkak uygulayacağım’ demiştir.


Benimde 3 Ekim tarihinde yazdığım bölümde ADNAN BAHADIR, Necmi Hatipoğlu ile aynı sözleri konuşmaktadır.


İşte o bölümde söylenenler:’Koordinatör Yardımcısı da olan Büyük İstanbul Otobüs İşletmeleri AŞ(BİOİAŞ) Yönetim Kurulu Üyesi Necmi Hatipoğlu,
bakın ne demektedir.
BİZE VERİLEN TAAHHÜT
‘Terminali, Büyükşehir Belediyesi´ne 27 milyon YTL ödeyerek satın aldıklarını hatırlatan Necmi Hatipoğlu, "Üstelik, halen görevde bulunan sayın Yusuf Ziya Yılmaz´ın adını da terminale verdik. Satın alınırken bize, bütün ilçelerin dolmuş ve minibüslerinin varış ve kalkış noktasının burası olacağı taahhüdünde bulunuldu. UKOME bu yönde karar aldı. Buna karşın bu karar terminal açıldığından bu yana uygulanmıyor’ dedi.’




SAMSUN KÂBUS YAŞIYOR!..

SAYGIDEĞER SAMSUNLULAR,
Eylemden sonra Samsun’da olanları kısaca bilginize sunuyorum. Bu olaylardan sonra Valinin başkanlığında çeşitli toplantılar yapılmıştır. Samsun Büyükşehir Belediyesi, ilçelerden gelen dolmuşların şehir içine alınmaması kararında geri adım atmamıştır. Metroya verdiği sözü yerine getirmiştir. Belediye başkanı halkı aldatmıştır. Oy aldığı insanları hiçe saymıştır. Dolmuşçular ve vatandaşlar Büyükşehir Belediyesi önünde toplanarak kararı protesto etmişlerdir. Alınan karara tepki göstererek, Belediye Başkanı Yusuf Ziya Yılmaz'ın aleyhine tezahüratta bulunarak istifasını istemişlerdir. Herhangi bir olay çıkarmadan dağılmışlardır. Samsun Esnaf Odaları Birliği (ESOB) Başkanı Metin Genççakır, "Bir adım bile geri atılmadı. Akşam verilen sözler maalesef yerine getirilmedi. Ketum davranıldı. İlçelerden gelen dolmuşların şehre girişi yasaklandı. Çeşitli alternatifler gösterildi ama esnafın ve halkın istediği oldu diyemeyiz. Güzergâhlar çizildi, bu güzergâhlar hep şehrin dışında. Batıdan gelen Atakum'u geçemeyecek, doğudan gelen Belediyeevleri' ni geçemeyecek demiştir.




AK Parti İl Başkanı Adem Güney halkın yanında olmadığını göstermiştir. Yılmaz’a destek vermiştir. Mangalda kül bırakmayan AKP milletvekilleri ortalarda yoktur. Seçim zamanı yine o hor gördüğünüz insanların yanına gidip oy isteyeceksiniz. O zaman ne diyeceğinizi merak ediyorum. Nerede diğer siyasi parti başkanları? Odalar, sendikalar nerededir? Binlerin sesini duymayanlar naçar kalacaktır?İşin ilginç tarafı daha önce şoför esnafının yanında olduğu söylenen AKP İl Başkanı Adem Güney için iddialar ortalarda dolaşmaktadır.
Özel Hastanesi için Yılmaz’a ihtiyacı olduğu iddiası vardır. Yılmaz’la birlikte basın toplantısına katılmıştır.‘Bu uygulamada taşımacı arkadaşlarımızın   hayatına herhangi bir zorluk veren bir durum söz konusu değildir diyen Yılmaz doğru söylememektedir. Söylediği sözlere kendisi inanıyorsa, şoförlerin yolcu indirdiği yerde bunları söylesin. Buna asla cesaret edemez. Samsun esnafı siftah yapmamaktadır. Gücü tükenenler yavaş yavaş işyerlerini kapatmaktadırlar. Samsun milletvekilleri ortalarda yoktur. Hepsi toz duman olmuşlardır. Bakalım seçim zamanı olduğu zaman bu insanlara ne diyeceksiniz?
Bu konularda yüzlerce sayfa yazı yazılabilir. AKP yapılacak milletvekilliği ve belediye başkanlığı seçimlerinde Samsun’da büyük hezimete uğrayacaktır. Garip gurabanın temsilcisiyiz diyenler, onları mahvetmiştir. Atalarımızın şu sözüyle yazıma son veriyorum.’Rüzgâr eken fırtına biçer.’


BURADAN AŞAĞISI ÖNCEKİ HABERLE İLGİLİDİR…

Şair Hasan Sancak Samsun Büyükşehir  Belediye Başkanı Yusuf Ziya Yılmaz’ı Başbakana Şikayet Etti!..

Sayın Başbakan! Başkan Yılmaz’ın, Samsunlulara Yaptığı Eziyetleri Engelle.

KONU İLE İLGİLİ YAZI VE RESİM ALAÇAM HABER MERKEZİ’NDEDİR.
www.alacamhabermerkezi.blogcu.com/

GOOGLE’YE KOYARAK HABER VE RESİME ULAŞABİLİRSİNİZ.

GOOGLE’YE AŞAĞIDAKİ YAZIYI KOYARAK HAYAT HİKÂYEMİ ÖĞRENEBİLİRSİNİZ.

Alaçamlı=Köprübaşılı Halk Şairi Reklâm Yazarı Eğitimci Gazeteci Hasan Sancak Kimdir?

FACEBOOK’A HASAN SANCAK YAZARAK ARKADAŞ OLARAK EKLEYEBİLİRSİNİZ.



Şair Hasan Sancak Samsun Büyükşehir  Belediye Başkanı Yusuf Ziya Yılmaz’ı Başbakana Şikayet Etti!..

SAYIN BAŞBAKAN! BAŞKAN YILMAZ’IN, SAMSUNLULARA YAPTIĞI EZİYETLERİ ENGELLE.


SAMSUNLUYUM DİYORSANIZ, LÜTFEN OKUYUNUZ!..


5 EKİM 2009 PAZARTESİ GÜNÜ SAMSUN GİRİŞİ ÜÇ KOLDAN FELÇ OLABİLİR!..


Alaçamlı Halk Şairi, Reklam Yazarı, Eğitimci, Gazeteci Hasan Sancak; Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Ziya Yılmaz’ın bütün il ve ilçedeki vatandaşlara yaşattığı zulmü ve halka uyguladıklarını Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’a şikâyet ederek,
Samsun ve Samsunlulara sahip çıkmasını istedi.

Konu ile ilgili görüşlerini dile getiren Sancak:’Şimdiye kadar böyle bir haberin yazılmadı. İlk defa çok farklı ve değişik bir haberimi kamuoyunun bilgisine sunuyorum. Çünkü bu haber içinde çeşitli yazı ve haberler bulunmaktadır. Samsun’da 5 Ekim Pazartesi gününden itibaren çok kötü şeyler olabilir. Aldığım duyumlara göre Samsun’a yolcu taşıyan araçlara ceza kesildiği ve önceki yerlere gidişleri engellendiği zaman, ,araçlar bulundukları yerde bırakılacaktır. Bu da işi olan binlerce vatandaşımızın mağdur edilmesi demektir. Haberimi okuyan en yetkili kişilerin buna derhal çözüm bulması gerekir. Pazartesi sabahı olduğu zaman bu iş halledilmiş olması gerekir. Kötü durumların olmasını hiçbir Samsunlu istemez. Vatandaşlara yapılanlara insanım diyen tepkisini göstermesi gerekir. Çünkü burada Samsun söz konusudur. İlimizde şu anda büyük bir yangın çıkmıştır. Kimse bu yangını söndürememektedir. Bu yangını Başbakan’dan başkası söndüremez. Yangını çıkartan bellidir. Vatandaşlar galeyana gelmiştir. Halkın oyu ile belediye başkanlığı görevine gelenler, en büyük acıyı vatandaşlara yaşatmaktadırlar. Samsun adeta bir şatoya döndürülmek istenmektedir. İl ve ilçelerdeki vatandaşların seyahat etmeleri engellenmekte, hürriyetleri yok edilmektedir. Kapalı kapılar ardında yapılan pazarlıklar dolayısıyla Samsun kan kaybetmektedir. Böyle bir uygulama dünyanın hiçbir yerinde görülmemiştir. Kendi halkına acı çektiren bir yönetim olur mu? Bunu Samsun milletvekilleri, parti başkanları, oda ve sendikalar görmüyorlar mı?
Samsun bu kadar sahipsiz mi? Geçim sıkıntısı ile çile çeken bütün Samsunlulara öl ve yok ol denmektedir.
Merkezde oturanlar ilçe ve beldelere gidecekleri zaman 12 KM uzaklıktaki terminalden araçlara bineceklerdir. İlçelerden gelenlere gelme denmektedir. Samsun’a gelmek isteyenler gelmesinler mi? Böyle bir anlayış olur mu? İle gelmek isteyenler 2-3 araçla Samsun’a geleceklerdir. Bu hareketi 29 Mart seçimlerinden önce yapsaydınız? Ne yazık ki halkın ümitlerini çok çabuk
söndürdünüz. Şimdi tekrar seçim yapmak isterseniz, bir deneyin bakalım! Ne kadar oy alacaksınız? Samsun’a insanlar ne için gelirler? En kısa tabiriyle bir işi olduğu için gelir. Yolcu taşıyan araçlar günlük olarak 5-10 bin insan taşımaktadırlar. Bunların Samsun ekonomisine ne kazandırdığını biliyor musunuz?


’YUSUF ZİYA YILMAZ-GENEL SEKRETERİ KENAN ŞARA YI MEZARDA DA AFFETMEM!..’


Asıl yazıma başlamadan önce sanalda onlarca forum sayfasına koyduğum iki tane yazımdan sizlere bahsetmek istiyorum. Birinci konu şudur. Samsun Fuar içinde, şu andaki Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu’ ya derdimi anlatacağım sırada, Samsun AKP Belediye Başkanı Yusuf Ziya Yılmaz; Bakan, milletvekilleri, yetkililer ve basının huzurunda, Hocam ben senin derdini biliyorum. Yarın gel seni iki saat dinleyeceğim demiştir. Söz verip,  Alaçamlı Samsun Büyükşehir Belediye Genel Sekreteri Kenan Şara’ya hakaret ettirerek, onun makamından beni kovdurtmuştur. Bakan Nimet Çubukçu’ nun huzurunda söz veren Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Ziya Yılmaz yalan konuşmuştur. Sözünde durmamıştır. Buna Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu, Samsun Milletvekilleri, ulusal ve yerel basınımız da şahittir. Elimde konu ile ilgili olarak onlarca gazete haberi bulunmaktadır.
Büyükşehir belediye Başkanı olan bir kişi böyle olmamalıdır. Bunun öbür dünyası vardır. Nimet Çubukçu’ nun yanında nasıl söz verdiyse, O’nun yanında tekrar özür dileyecektir. İkisi de benden önce vefat ederseler, bütün basına hakkımı helal etmiyorum diye haber göndereceğim. Bu olayın peşini bırakmam mümkün değildir. Hem bu dünyada, hem öbür dünyada hakkımı sonuna kadar arayacağım. Google’ye
’Yusuf Ziya Yılmaz-Genel Sekreteri Kenan Şara yı Mezarda da Affetmem!..’ Yazarsanız, onlarca bu konu ile ilgili forum sayfasına ulaşabilirsiniz.




ALAÇAM BELEDİYESİ HALK OTOBÜSLERİ SAMSUN TIP FAKÜLTESİ’NE NİÇİN ÇIKAMIYOR?

İkinci konu ise bu haberimle ilgilidir.
İldeki en yetkili kişilerin aldığı bir kararla Alaçam Belediyesi Halk Otobüslerinin Samsun Tıp Fakültesi’ne çıkmama olayıdır. Bu olayı haber haline getirerek, on iki dörtlükle protesto ettim. Anlattığım bu iki olay, beni Samsun olaylarına daha çok dikkat etmemi sağladı. Halkın sıkıntı çektiği her olaya tepkimi sanalda koyacağım. ‘Alaçam Belediyesi Halk  Otobüsleri Samsun Tıp Fakültesine Niçin Çıkamıyor?!..’Diye Google’ye yazarsanız,bu haberimi ve yazdığım şiirimi de okursunuz.







Kıymetli Hemşerilerim,

BÜTÜN SAMSUN HALKI,
ZORLA OTOGARA GİTMEYE ZORLANMAKTADIR!..




Burada Samsun’da dönen dolaplar hakkında sizlere bilgi vermek istiyorum.
Sizlerden kapı kapı dolaşarak ve yalvararak oy isteyen kişiler tarafından aldatıldınız, kandırıldınız, yanıltıldınız.
Bunların dedikleri gerçekleşirse, 5 Ekim 2009’dan sonra Bafra, Çarşamba, Havza, Vezirköprü, Alaçam… Buralara gittiğiniz zaman şehir içindeki minibüs ve taksilere binerek 11-12 Km uzaklıktaki Yusuf Ziya Yılmaz Otobüs Terminali’ne gideceksiniz. İstediğiniz yere terminalden ulaşacaksınız. Bu gidiş dönüş 24 Km eder. Bunu da oy vererek
başa getirdiğiniz en yetkili kişiler yapmaktadırlar. Bunlara en büyük tepkiniz yakında yapılacak olan milletvekili seçimleri olmalıdır. Size, hayatı zehir edenlere, siz de sandıkta cevap veriniz. Bu dünyanın güçlüler dünyası olmadığını onlara gösteriniz. Sizin ve çoluk çocuğunuzun cebinize göz dikenleri affetmeyiniz.

BAFRALILAR,
VEZİRKÖPRÜLÜLER,
HAVZALILAR,
ÇARŞAMBALILAR, ALAÇAMLILAR…

YÜRÜYEREK GİTTİĞİNİZ YERELERE, PARA VEREREK, 12 KM UZAKLIĞA,2–3 ARAÇ DEĞİŞTİREREK GİDECEKSİNİZ. BUNUN FARKINDA MISINIZ?

Sizi biraz gerilere getirip bazı şeyleri hatırlatmak istiyorum. Önceden BAFRA, ÇARŞAMBA,HAVZA, ALAÇAM… Bu yerlere nasıl gittiğinizi bir hatırlayınız. Evden hazırlanarak çıkıyordunuz.
Sadece yürüyordunuz. Büyük Caminin yanından yoldan geçen Çarşamba arabalarına biniyordunuz. Çarşamba’dan dönüşte
araçlar sizi bir uçtan bir uca kadar taşıyorlardı. Şimdi ne olacağını biliyor musunuz? Çarşamba yönünden yolcu taşıyan araçlar Belediye Evlerinde yolcularını boşaltacaklardır. Terminale kadar sadece şoför araçla hareket edecektir. Belediye Evlerinde inen vatandaşlar 2-3 araçla gidecekleri yere gideceklerdir. Bu iş inanın sizi aşar. Bunun altından kalkamazsınız. Havza, Vezirköprü yönünden gelen araçlar Terminalde yolcularını indireceklerdir. Buradan da en az üç araç değiştirerek gidecekleri yere gideceklerdir. Bunu Müslüman’ı bırakınız. İmansız olan biri insanlara yapmaz. Bafra ve Alaçam diğer yerlere gitmek istediğiniz zaman yine yolun karşısına geçip, istediğiniz yere varıyordunuz. Bafra ve Alaçam’dan dönüşte ise araçlar sizi Cumhuriyet Meydanı’nda bırakıyordu. Şimdi hepsi hayal oldu. Sizlere oy verenleri düşünüyorum. İnsanın kendisine yaptığını başkası yapamazmış.

5 EKİM SAMSUN İÇİN BİR KÂBUSTUR!..


‘Yusuf Ziya Yılmaz Otobüs Terminali’ İsminden de anlaşılacağı gibi şehirlerarası bir otobüs terminalidir. Büyük otobüslerin yolcu taşıdığı bir yerdir. Minibüs, taksi, kamyon, tır, traktör, taksi… Bu araçların bulunduğu yer değildir. O zaman ismini saydığım ya da saymadığım diğer araçları buradan kaldırsanız ne olur? Kaldıramazsınız. Her şey birbirine karışır. Böyle yapacaksınız diye bir mecburiyet yoktur. Birileri para kazanacak, bazıları vatandaşları inim inim inletecek! Buna kimsenin hakkı yoktur. Rey verecekler, bunların hesabını sizlerden muhakkak soracaktır. Bugün olmazsa bile, yarın o insanların yanına yine oy istemeye gideceksiniz. Gerçek bir belediyecilik yapacak olanlar insanlarını üzüntüye sokmaz. Bulunduğu yerlere insanları çekerek, siftah yapmayan esnafların can çekişmesini önler. Gidilen bu yol, yol değildir. İnsanların gittikleri yere gidiş dönüş 24 Km daha eklemesi ne demektir? Bunun farkında mısınız? Sizlerin özel araçları olabilir. Aileler, ekmekleri çöpten toplamaktadırlar. Yaptığınız uygulamalarla oy aldıklarınıza Çin İşkencesi uyguladığınızı görmüyor musunuz? Halka, bu kadar eziyet vermeye değer mi?



DEĞERLİ SAMSUNLULAR!..

LÜTFEN SESSİZ KALMAYINIZ. SAMSUN YALNIZLAŞTIRILMAKTADIR.



Önceleri,  istediğiniz yerlere özgürce yolculuk yaptığınızı ve 5 Ekim’den sonra olacakları sizlere anlattım.
Bu yolculuklar hem merkezde oturan vatandaşlarımızın, hem de ilçe, belde ve köylerde oturanların zararına olacaktır. Hem vakitleri, hem de fazladan paraları gidecektir. Birileri, birilerinin değirmenine su taşımaktadır. Olanlar da çile çeken insanlarımıza olmaktadır.


SAMSUN MİLLETVEKİLLERİ NE YAPIYOR?!..

Şimdi Samsun’un milletvekillerine bir çağrıda bulunmak istiyorum. Yine milletvekilliği seçimi yaklaştı. Tekrar siz aday olacaksınız. Oy verecek olanlar bunun hesabını sizden muhakkak soracaktır. Bir yönetim düşünün. Oy aldığı insanları geliş gidiş 24 Km daha yolculuk yaptırarak, 5-6 lira daha fazla para verdirtsin. Sıkıntıya soksun. Milletvekilleri bu yazılanlara dikkat etmek zorundadır. Bu trajediyi derhal sona erdirmelidirler. Burası bir demir perde ülkesi değildir. İnsanlar istediği yere hür bir şekilde gitmelidirler. Gidiyorlar mı? Hayır gidemiyorlar! Niçin gidemiyorlar? Samsun’u yönetenler, merkezdeki insanlarla birlikte aynı acıyı, il dışındakilere de yaşatıyorlar. Samsun Bağ- Kur yanından kalkan minibüsler Azerbaycan’ı işgal eden Ermenilerin Azeri vatandaşlara yaşattığı eziyet gibidir. Kaçkınlara benziyorlar. Bütün yağan yağmurlar üzerlerinden geçti.
Sandalye atıp oturacakları bir yerleri bile yoktur.Yetkililer bunu biliyorlar mı? Biliyorlar da, bilmezlikten mi geliyorlar? Çünkü kapalı kapılar ardında bazılarına söz verilmiştir. Vatandaşlarımız, yapılanları yakından bilmektedir.Al gülümler ya da ver gülümler artık sona ermelidir.Samsun’u yönetenler,halkın feryadına dikkat etmeleri gerekir.Etmedikleri ortadadır.İstenseydi bu terminal Samsun’un tam orta yerine yapılırdı.Vatandaşların diğer yerlere gideceği duraklar belli edilirdi.Binlerce kişi Samsun’dan uzaklaştırılmazdı. Esnafların can çekişmesinin önüne geçilirdi. Daha önce nasıl olayların ateşlendiğini görmemezlikten gelemezsiniz. Belediyecilik halkı canından bezdirmek değildir.


AŞAĞIDA
HABER GAZETESİ’NİN
İKİ TANE,
ARENA GAZETESİ’NİN
BİR TANE KONU İLE İLGİLİ OLARAK HABERLERİNİ BİLGİNİZE SUNUYORUM. LÜTFEN DİKKATLİCE OKUYUNUZ.

TARAFLAR ANLAŞTI. SORUN ÇÖZÜLDÜ.
www.habergazetesi.com.tr/

29.09.2009


MİNİBÜSLER OTOGARA
Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Ziya Yılmaz Başkanlığı´nda toplanan UKOME, ilçelerden gelen toplu taşıma araçlarına 5 Ekim tarihinden itibaren yeni otogara giriş yapma mecburiyeti getirdi
Ulaşım Koordinasyon Merkezi(UKOME), Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Ziya Yılmaz Başkanlığı´nda yaptığı toplantıda, ilçelerden gelen toplu taşıma araçlarının 5 Ekim tarihinden itibaren Yusuf Ziya Yılmaz Şehirlerarası Otobüs Terminali´ne giriş yapmaları mecburiyeti yönünde karar aldı. Büyükşehir Belediyesi´nde yapılan toplantıda 13 madde görüşülerek karara bağlandı. UKOME üyeleri toplantıda özellikle ilçelerden gelen toplu taşıma araçlarının, şehir içinde izleyeceği güzergâhlar ve toplanma yerlerini görüştü. Toplantıda, Ordu istikametindeki ilçelerden gelen toplu taşıma araçları, şehir içine girmeden çevre yolu üzerinden, Sinop istikametindeki araçlar Ankara yolu üzerinden ve Ankara yönünden gelen araçlar ise şehir içine girmeden Yusuf Ziya Yılmaz Şehirlerarası Otobüs Terminali´ne giriş yapacaklar.
UKOME´nin aldığı karar 5 Ekim tarihi itibariyle uygulanmaya konulacak.

Başkan Yılmaz ile görüştüler

Öte yandan Samsun ve ilçelerine bağlı köylerin muhtarları, muhtarlar derneği başkanları, ilçe minibüs dernek başkanları konuyla ilgili bilgi almak için Büyükşehir Belediyesi´ne geldi. Muhtarlar,  Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Ziya Yılmaz´la görüşerek sıkıntılarını dile getirdi. Basına kapalı toplantı sonunda açıklamada bulunan Kavak Atayurt Köyü Muhtarı ve Kavak Şoförler Odası Başkan Yardımcısı Şerif Ayranca, "Başkanımızın açıklamaları bizi tatmin etti. Ama yine de alınan kararla ilgili endişelerimiz var. Görüşmeler devam edecek. İnşallah sıkıntılarımız giderilir" dedi.

BİOİAŞ İŞTİRAKI

Yusuf Ziya Yılmaz Otobüs Terminali´nin işletmesini, yapılan ihalede KDV´siyle birlikte yaklaşık 28 milyon liraya en iyi teklifi veren Büyük İstanbul İşletmeleri A.Ş.(BİOİAŞ) almıştı. Terminal, 24 Temmuz 2006 tarihinde BİOİAŞ´ın iştirakine katılmıştı.





MİNİBÜSÇÜLER DİRENİYOR!..

www.habergazetesi.com.tr/
01.10.2009




Samsun´a bağlı 13 ilçenin minibüs dernek başkanları yaptıkları ortak açıklamada, UKOME´nin ilçe minibüslerinin yeni otogarda toplanmaları yönünde aldıkları kararı kabul etmeyeceklerini belirttiler. Samsun´da faaliyet gösteren 13 ilçenin minibüs dernek başkanları, Ulaşım Koordinasyon Merkezi (UKOME)´nin  ilçelerden gelen toplu taşıma araçlarının 5 Ekim´den itibaren şehir içine girmeden Yusuf Ziya Yılmaz Şehirlerarası Otobüs Terminali´ne girmeleri yönünde aldığı karara tepki gösterdi.

Kararı kabul etmiyoruz
Samsun´a bağlı 13 ilçenin minibüsçülerin Dernek Başkanları yaptıkları ortak açıklamada, UKOME´nin kararını kabul etmeyeceklerini belirttiler. Bafra Minibüsçüler Dernek Başkanı Savaş Özcan, bu konuda Valiliğe dilekçe verdiklerini de hatırlatarak, "Vali yardımcımız, dilekçeyi Büyükşehir Belediye Başkanlığı´na ileteceğini ifade etti. Daha sonra ise Büyükşehir Belediye Başkanımızla görüşüldü. Muhtarlarımız, Büyükşehir Belediye Başkanımızdan kararın durdurulmasını istedi. Başkanımız Yusuf Ziya Yılmaz da, "Biz bu kararı aldık. İsterlerse giderler, isterlerse gitmezler. Ben, onlara otogardan fazla para aldırtmayacağım. Bu konuda sizlere yardımcı olacağım" demiştir" dedi.

Toplantı yapılacak
Muhtarların ise, konu hakkında ilçe belediye başkanları, siyasi partilerin başkanları ve kooperatif ve dernek başkanlarıyla görüşülmeden uygulama yapılmamasını talep ettiklerini dile getiren Savaş Özcan, "Bunun üzerine Yusuf Ziya Yılmaz ise uygulamanın başlayacağı tarihe kadar toplantı yapılmasını kabul etmiştir" dedi.

Halkımız adına karşıyız
Çarşamba Minibüsçüler Dernek Başkanı Nevzat Şahin ise, otogara gitme niyetinde olmadıklarını söyledi. Her zaman halkın yanında olduklarını, bundan sonra da yanında olacaklarını ifade eden Şahin, "Bu karara, halkımız adına karşıyız. Samsun´un evlatları olarak bu kararı uygulatmaya hiçbir kimsenin gücü yetmeyecek. Böyle bir anlaşma olmayacaktır. Böylesi önemli bir konuda her kesimin de desteğini bekliyoruz" diye konuştu.



"OTOGARA GİTMİYORUZ"
www.gazetearena.com
01.10.2009  16:14


Samsun İlçe Minibüs Dernek Başkanları, Ulaşım Koordinasyon Merkezi (UKOME)'nin aldığı karara karşı çıkarak "Biz anlaşmadık. Onlar bu yönde karar aldı. Otogara gitmiyoruz" dediler.

"Basın Taraflı Davranmıştır"
Ulaşım Koordinasyon Merkezi (UKOME)'nin geçtiğimiz gün Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Ziya Yılmaz Başkanlığı´nda yaptığı toplantıda, ilçelerden gelen toplu taşıma araçlarının 5 Ekim tarihinden itibaren Yusuf Ziya Yılmaz Şehirlerarası Otobüs Terminali´ne giriş yapmaları mecburiyeti yönünde karar aldı. 13 maddenin karara bağlandığı toplantıda UKOME üyeleri özellikle ilçelerden gelen toplu taşıma araçlarının, şehir içinde izleyeceği güzergahlar ve toplanma yerlerini görüştü. Sinop istikametindeki ilçelerden gelen araçların Ankara yolu üzerinden ve Ordu istikametindeki ilçelerden gelen toplu taşıma araçlarının çevre yolu üzerinden, şehir içine girmeden Yusuf Ziya Yılmaz Şehirlerarası Otobüs Terminali´ne giriş yapacakları konusunda karar alındı. Bu kararı hiçbir şekilde benimsemediklerini ve hiçbir konuda anlaşmadıklarını belirten İlçe Minibüs Dernek Başkanları "UKOME' de görüşülen kararlar bunlardır. Biz hiçbir konuda anlaşmaya varmadık. Bazı yerel gazetelerin Anlaşıldı şeklinde başlık atmasını yöneticiler olarak kınıyoruz. Basın her zaman halktan yana olması gerekirken bu konuda taraflı davranmıştır. İlçe Minibüs Dernek Başkanları olarak yasal hakkımızı hukuki yollardan arayacağız" şeklinde konuştular.

"Vatandaş Mağdur Olacak"

Bafra Minibüsçüler Derneği Başkan'ı Savaş Özcan "Bizler otogara gitmek niyetinde asla değiliz. Biz her zaman halkımızın yanında olduk, bundan sonrada olacağız. Böyle bir karara halkımızın mağduriyeti sebebiyle karşıyız" dedi. Günde ortalama 10.000 kişinin ilçelerden Samsun'a geldiklerini dile getiren Özcan "Burada 10.000 insanın mağduriyeti var. Biz Samsun'un evlatlarıyız ve bu kararı hiçbir kimsenin uygulatmaya gücü yetmeyecektir. Bunu üstüne basa basa söylüyoruz. Bu konuyu siz Samsun halkımız, esnaflarımız ve Sivil Toplum Örgütleri'nin bir bütün olarak vereceği tepkiyle çözeceğiz" şeklinde konutu. Ben yaparım zihniyetinin kaldırılması gerektiğini savunan Başkanlar, destek istedi.
Özgür Halepoğlu



HABER GAZETESİ’NE BU HABER YAKIŞMADI!..

Yukarıda Samsun’daki HABER GAZETESİ’ nin iki gün arayla yayınladığı farklı iki haberi ve ARENA GAZETESİ’ nin objektif haberini sizlerin de bilgisine sunuyorum.
HABER GAZETESİ
Birinci haberinde TARAFLAR ANLAŞTI. SORUN ÇÖZÜLDÜ diye manşetten haber yazmaktadır. İkinci haber ise MİNİBÜSÇÜLER DİRENİYOR. Başlığını atmış. Bu bir çelişkidir.
Bunu gazetemizin en yetkilisine duyurmuş oluyorum. Adeta sıkıntıyı hep birlikte çekecek olan Samsunlu bütün vatandaşlarımıza ve şoförlere buraya gitmek için direnmeyin denmektedir.
Gazete halkın hakkını arar.
Önce haberi yaptığı zaman karşısında olan vatandaşların da aynı gün haberini manşetten atar. Taraflar dendiği zaman birbirinin zıddı olan insanlar akla gelir. İki gün sonra tarafların biri böyle bir anlaşma olmadığını söylemiştir. Ben, buradaki çelişkiyi vatandaşlarımızın da bilgisine sunuyorum. Basın, haberi yazarken birilerini memnun etmemelidir. Olayı olduğu gibi haber yapmalıdır. Bu köşe yazısı ise farklı düşünceler olabilir…



BELEDİYE BAŞKANININ KONUŞMALARI ÇELİŞKİLİDİR.


Haber Gazetesi’nin
01.10.2009’daki haberinde Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Ziya Yılmaz’ın söyledikleri ile, birinci haberde Onun başkanlığında alınan kararlar tamamen çelişkilidir. (Biz bu kararı aldık. İsterlerse giderler, isterlerse gitmezler.)Hâlbuki yapılan toplantının Onun başkanlığında yapıldığı haber olarak yazılmıştır.
Metro Turizm Yatırımlar Grubu Genel Koordinatör Yardımcısı da olan Büyük İstanbul Otobüs İşletmeleri AŞ(BİOİAŞ) Yönetim Kurulu Üyesi Necmi Hatipoğlu,
bakın ne demektedir.
BİZE VERİLEN TAAHHÜT
‘Terminali, Büyükşehir Belediyesi´ne 27 milyon YTL ödeyerek satın aldıklarını hatırlatan Necmi Hatipoğlu, "Üstelik, halen görevde bulunan sayın Yusuf Ziya Yılmaz´ın adını da terminale verdik. Satın alınırken bize, bütün ilçelerin dolmuş ve minibüslerinin varış ve kalkış noktasının burası olacağı taahhüdünde bulunuldu. UKOME bu yönde karar aldı. Buna karşın bu karar terminal açıldığından bu yana uygulanmıyor" dedi.’




AKS TV HALKIN YANINDA!..
ELEKTİRİĞİ KESENLERİ PROTESTO EDİYORUM!..


02.10.2009 Cuma akşamı Samsun’umuzun güçlü sesi AKS TV’NİN saat 19.00’da başlayan ve üç saat süren özel programın kalbim sızlayarak seyrettim. Düşünün bir belediye halka haber vermekten başka bir derdi olmayan ulusal bir kanalımızın canlı yayının elektriğini keserek engellesin.29M art yerel seçimlerinde senin haberlerini yapıp kamuoyuna duyuran bir kanalın yayınını nasıl engellersiniz?Vah benim Samsun basınım!Şu anda yer yerinden oynaması gerekirdi.Siz,ne yapıyorsunuz?Susmayı tercih ediyorsunuz?Kızarlar mı diyorsunuz?Eğer böyle düşünüyorsanız,asla basın mensubu olamazsınız.Peki,AKS TV’yi susturabildiniz mi?Vatandaşlar yine canlı yayınına devam etti.Elektriği nereden mi buldular?Oraya toplanan bin kişinin enerjisi elektrik oldu.Bu şekilde yayına devam ettiler.Şöyle düşündüm.En az oraya toplanan insanların yüzde otuz beşi size oy verdi.Yani sizleri makam sahibi yaptı.Sizi makam sahibi yapanlara ne yaptığınızı görmüyor musunuz?
Söylenen sözleri duydunuz mu? Samsunlu bir vatandaş olarak bir belediye başkanının bu şekilde yerilmesinden üzüntü duydum. Ben, söylenen bazı sözlerin küçük bir bölümünü kaleme aldım. Duymak istemeyenler belki okurlar!

‘Doğudaki vatandaşlara her türlü kolaylık gösteriliyor. Bizde mi isyan edelim?(Ankara bu seslenişi duymalıdır.)Bizler nerenin ilçeleriyiz? Bu halkın meselesidir. Bunun dinlenmesi gerekir. Benim sekiz çocuğum vardır. Hayatımızla oynayanların hayatlarıyla oynarız…’
Burada toplananlar, kimsenin zoru ile buraya getirilmediler. Başbakan ve milletvekilleri bu feryatları duymalıdırlar’ dedi.


HASAN SANCAK
ALAÇAMLI HALK ŞAİRİ
REKLÂM YAZARI
(EĞİTİMCİ-GAZETECİ)
TEL: 0362–621 27 79
0506–2730465 (Öğretmen Hattı)

E-mail: noteronayliruya55@yahoo.com.tr

Yeni Cami Mah. Bafra Cad.4.Sok No 11
55800-ALAÇAM-SAMSUN